İçimizi Isıtan Huzur




Sarı, ışığın, sevincin, üretim ve verimliliğin rengidir. İnsana sevinç ve coşku verir. Yeşil, tabiata hâkim olan renktir. İnsana huzur verir ve insanı rahatlatır. İç açıcı ve güven veren bir renktir. En sıcak renk kırmızıdır. Kırmızı renk fiziksel anlamda hareketliliği, dinamizmi ve gençliği; duygusal anlamda ise mutluluğu, azim ve kararlılığı ifade eder. Turuncu dışa dönük, heyecan ve mutluluk verici, dinamik, dikkat çekici, çarpıcı ve iç açıcı bir renktir. Kahverengi toprağın ve doğallığın rengidir. Ciddiyet, dayanıklılık, sadelik, dostluk ve metanetin sembolü olarak kabul edilir.

Renklerin insan üzerinde etkilerini neden mi anlattım? Çünkü tüm bu renkler, sonbaharda iç içe geçerek binlerce farklı tonda bir kartpostal gibi doğada karşımıza çıkıyor. Yeşilin huzuru, sarı ile birleşince insana coşku katıyor ve sevince karışıyor. Kırmızı ve turuncu mutluluk serpiştiriyor gönüllere. Bu sıcak renklere yağmur sonrası etrafa saçılan toprak kokusu da eklenince insanoğlu duygusal anlamda huzura eriyor. Yağmur ve rüzgar bedenimizi üşütürken, içimizi huzur ısıtıyor.

Evet dostlar, bu turumuzun teması 'içimizi ısıtan huzur' olacak. Kulakları pisleten sokak gürültüsünden, çirkin şehir görüntüsünden ve bet yüzlü insanlardan uzak rahat ve dingin bir kaç gün geçirmek, tüm yılın huzur stokunu yapma fırsatı verecek bize. Depoladığımız huzur zerrecikleri üşüdüğümüz vakitlerde içimizi ısıtacak.

Turumuzun çerçevesini bu şekilde çizdikten sonra ayrıntılara geçebiliriz. 3 günlük huzur bulma seansımız Abant Gölü gezintimiz ile başlıyor; ikinci gün, Yedigöller ile devam ediyor; üçüncü gün ise Gölcük Milli Parkı'nda sonlanıyor. Aşçılarıyla ünlü Bolu'nun yemekleri de turumuzun vazgeçilmez bir köşesi. Kendimizi yormadan, zamanı bonkör kullanacak rahat rahat bir tur bizi bekliyor.

0 comments :

Yorum Gönder

Comments