8 Nisan 2017 Cumartesi

Hayvanları Tanıyalım!




Bu haftaki durağımız, İzmir Sasalı'daki yüzlerce hayvanın doğal yaşamlarına en yakın şekilde kurulan hayvanat bir bahçesi, Sasalı Doğal Yaşam Parkı. 425 dönüm üzerine kurulmuş devasa bir yaşam alanı burası. Yaklaşık 60 futbol sahası büyüklüğünde. Tüm parkı gezip, tüm hayvanları görüp, fotoğraflamak isterseniz 4-5 saatlik bir vakit ayırmanızı tavsiye ederim. Dünyanın başka başka noktalarında yaşam süren, 125 türde 1500 tane doğal koşullarda bakılan hayvan var burada. Yani burasını bir barınak ya da huzur evi olarak düşünebilirsiniz.

Türkiyenin 2. büyük hayvanat bahçesi ünvanını elinde bulunduran Sasalı, çocukların ve yetişkinlerin ilgi merkezi olmayı başarmış. Civar illerden ve İzmirden otobüs otobüs öğrenci akın ediyor. Biz de öğleye doğru varıyoruz bu eğlenceli parka. Azra'yı, bizim bile bazılarını bu güne kadar hiç görmediğimiz hayvanlarla tanıştıracağız. Kitaplarda gördüğü, oyuncak olarak oynadığı bir çok hayvanı canlı canlı görecek.

Peki şöyle bir soru sorayım. Hayvanları doğal yaşamlarından ayırıp hayvanat bahçelerine getirip sergilemek ne kadar insani sizce? Sizin yanıtınız nasıl olur bilmiyorum ama benim düşüncemi anlatayım. Önce insan olarak bizim yaşantımızı anlatarak başlıyayım. Sabah erken saatlerde hatta bazı aylar gün doğmadan kalkıp işe gidiyoruz. Çalışıyoruz çalışıyoruz akşama kadar. Sonra yatasıya kadar 6 saat ya kalıyor ya kalmıyor. Bu sürede karnımızı doyuruyoruz. Dinleniyoruz, eğleniyoruz vs. Bir de hafta sonlarımız var. Peki neden çalışıyoruz? Temel ihtiyaçlarımızı karşılamak için para kazanmamız gerekiyor çünkü. Hepimiz et yemek için koyun besleyemiyoruz. Salata yapmak için domates toplayacak tarlamız yok. Meyve yemek için meyve ağaçlarımız yok. Bunun yanında barınma, eğitim masrafı, iletişim masrafı, ulaşım gibi bir çok giderimiz var. Bunları da kazandığımız para ile alışveriş yaparak karşılıyoruz. Doğadaki tüm canlılar bunu yapıyor. Hepsinin tek bir amacı var. O da hayatta kalmak. Hayatta kalmak ise barınma, beslenme gibi temel ihtiyaçlarını karşılanmasından geçiyor. İnsanoğlunun tek farkı ise kafasını çalıştırıp parayı bulması ve alışveriş yapabilmesi. Sonrasında ise bu süreç tersine dönüyor. Yani hayata dair amacımız; temel ihtiyaçlarımız için çalışıp para kazanmak iken, günümüzde para kazanıp elimizdeki paranın miktarına göre harcama yapmak olmuş durumda. Bu yeni süreçte suni ihtiyaçların üretilmesi ile insanoğlu ihtiyaç fazlası tüketim yapar olmuş. Yani doğal düzen günümüzde tersine dönüş durumda. Her ne kadar feryat figan ağlayıp özgürlük naraları atsak da bu tersine dönmüş düzen bizim tüm özgürlüğümüzü elimizden alıyor.

Benim gözümde insanoğlunun hali bu kadar vahim. Şimdi bu durumu hayvanların yaşantısı ile karşılaştıralım. Dünyamızda amerika kıtasından, Afrika'ya, Asya'ya kadar bir çok hayvan türü yaşamakta. Bunları doğal yaşamlarında gözlemlemek için hem büyük bir bütçeye, hem de geniş bir zamana ihtiyaç var. Belgeseller bu noktada bizim kurtarıcımız. Her tür hayvanın doğal yaşamlarını çekilen belgeseller ile izlemek, öğrenmek mümkün. Bir de hayvanat bahçeleri var. Kafesler içinde yaşayan, memleketten uzakta gurbet türküleri söyleyen hayvanlar. İnsanoğlu bunları görsün diye sergilenmiş bir sürü hayvan. Bizlerin durumu yukarıda anlattığım gibi ne kadar vahim olursa olsun hayvanların özgürlüklerinin ellerinden alınıp tel kafeslerde beslenmesini insani bulmuyorum. Bu düşünceyle birlikte Sasalı doğal yaşam parkını biraz ayrı tutmak lazım. Çünkü adı üzerinde geniş alanlarda doğal ortamlarına yakın besleniyor buradaki hayvanlar. Kuşlar özgürce uçabiliyor, aslanlar koşturabiliyor, filler gezinebiliyor. Çok da iyi besleniyorlar. Yani diyebilirim ki bir çok havyandan daha şanslılar hatta milyonlarca insandan bile.





















































0 comments :

Yorum Gönder

Comments