23 Nisan 2017 Pazar

Adana




Gezimizin 2. gününde Adana'dayız. Meşhur Taşköprü'ye bakan bir otelde konaklayacağız. Beyaz altın ambarı olarak tabir edilen pamuk yetiştiriciliği ile bereketli topraklara sahip ilimiz Adana. Adana'yı bir başka güzel yapan ise içinden akan Seyhan nehri. Ayrıca Türkiyenin 1 numarası, plaka kodu 01.

Adana'ya gelir gelmez kebabın enfes kokusu bizi kendine doğru çekiyor. Ağızda dağılan kebabı ile ünlenmiş Elvan Kebap Salonu'na doğru adeta uçuşa geçiyoruz. Bu yöre acıyı çok seviyor. Kebabın acılısı Adana, acısızı Urfa diye biliniyor. Aslında Urfa'da da göreeğiz acı çok tüketiliyor fakat Urfa'da kebaplara sadece acı değil diğer baharatları da fazla atmıyorlar. Bu yüzden acılı, acısız yerine baharatlı, baharatsız demeke daha doğru olur diye düşünüyorum. Kebabın yanına en iyi yakışan şalgam suyu. Tüm restoranlarda şalgamın kapalı şişede gelmesi dikkatimizi çekti. Çoğu da Doğanay markaydı. 

Seyhan nehri kıyısına inşa edilen Sabancı Cami nehir boyu hemen hemen tüm noktalardan gözüküyor. Sabancı'nın şehrin neredeyse her yerinde izi var. Hilton bile Adana'da, HiltonSa olmuş. Güzel yürüyüş yolları yapmışlar Seyhan'ın kenarına. Biz de bisiklet kiralayıp gün batımınında gezinti yapıyoruz. Şehrin biraz dönüşüme ihtiyacı var. Özellikle Seyhan'ın sanayi kısmında. Lüks oteller hemen yanında bir katlı, iki katlı katlı virane evler ile aynı saf tutmuş. Uzaktan keşmekeş duruyor. Bir de Mersin'deki gibi buralarda da çok fazla Suriyeli mülteci göze çarpıyor. Özellikle genç mülteciler en hareketli yerleri olan Seyhan nehrinin iki yakasını da zaptu rapt altına almışlar. Asma köprülerden vızır vızır geçen motorsikletler ise çok sevimsiz. Hem gürültü yapıyorlar hem de insanları korna sesleriyle taciz ediyorlar. Oysa 100 metre ötede araçlar için yapılmış köprüler var.










Türk sinemasına yüzlerce film kazandıran oyuncu, yönetmen ve yazarların anılarının yaşatıldığı sinema müzesi Adana'da ziyaret edilmeye değer yerlerden. İçeride oyunuc Yılmaz Güney'in, yazar Muzaffer İzgü ve bir çok değerli insanın bal mumu heykelleri bulunuyor. Yeşilçam afişleriyle süslenen odalar, film sektörüne verilen emek ve alınterlerinin yansıması gibi duruyor.  katlı tarihi bir köşk restore edilerek hazırlanmış olan sinema müzesini ziyaret etmenizi tavsiye ederiz. Artık antika olmuş eski kamera ve fotoğraf makineleri de oldukça ilgimizi çekiyor.












Tarihi camilerin arasında Adana'yı turluyoruz. Büyük saat kulesi, Ulucami ve karşısındaki dükkanlar eski Adana'nın gezilesi yerleri. Biraz turlamanın ardından karnımız yine acıkmaya başlıyor. Demiştik ya bu turumuz gurme turu. Kaburgacı Yaşar 

























0 comments :

Yorum Gönder

Comments