19 Kasım 2016 Cumartesi

Ulubey Kanyonu - Blaundus - Güney Şelalesi



Gezi yazımıza, eğlenceli bir hafta sonu geçirmemizi sağlayan kardeşlerimiz Orkun, Hilal, Seda ve Nihat'a teşekkür ederek başlamak istiyorum. Bizleri içtenlikle misafir edip, köşe bucak gezdirdikleri ve izzeti ikramda sınır tanımadıkları için bu teşekkürü öncelikli iletmek istedim.

Uzun zamandır Uşak'ta yaşam süren kardeşimi ziyaret etmeyi planlıyorduk. Bugün gidelim, öbür gün gidelim derken az değil tam 2 yıl geçmiş. Anca bu hafta sonu gidebildik. Geç olmuş bir ziyaret olsa da bu gecikmenin acısını çıkardık bence. Çünkü o kadar yer gezdik ki her biri bir diğerinden büyüleyici tam beş farklı mekan. Zamanı efektif kullanarak, 2 günde dolu dolu turladık. Nereleri mi turladık? Ulubey Kanyonu'ndan startı veriyoruz. Buradan Blaundus Antik Kenti'ne geçiyoruz ve sonrasında güneşi Güney Şelalesi'nde batırıyoruz. İkinci gün ise programımızda Taşyaran Vadisi ile motocross gösteri var.

Güneşli bir Cumartesi sabahı Uşak'a doğru koyuluyoruz yola. Hava pastırma yazı galiba ceketleri bile bagajdan çıkartmıyoruz. Öğleye doğru varıyoruz Uşak'a. Kahvaltı ve hoş beşten sonra ilk durağımız olan Ulubey Kanyonu'na gidiyoruz. Burası Amerika'daki Büyük Kanyon'dan sonra dünyada büyüklük açısından ikinci sırada yer alıyor. Manzara gerçekten etkileyici. 25 milyon yıl boyunca yaşanan tektonik hareketler ve akar suyun etkisi ile günümüzdeki görünümünü almış Ulubey Kanyonları. Bölgeyi turizme kazandırmak için bir kaç yıl önce cam teras inşa edilmiş. Üzerinde yürünebilen bu cam terastan aşağıya bakmak ise cesaret istiyor.











Kanyonun çevresinde çay kahve içebileceğiniz, karnınızı doyurabileceğiniz restoran ve döndürmeciler var. Bu döndürmeden daha sonra ayrıntılı bahsedeceğim. Bir kafede oturup biraz soluklanıyoruz. Sonraki durağımız aynı güzergahtaki Blaundus Antik Kenti olacak.







Blaundus Antik Kenti ziyaret ettiğimiz kanyon gibi Ulubey ilçesi sınırları içinde yer alıyor. Merkeze yaklaşık 40 kilometre mesafede. Büyük İskender’in Anadolu seferinden sonra Makedonya’dan gelenler tarafından kurulmuş bu kent. Roma döneminde ise tiyatro, stadyum gibi önemi eserler inşa edilmiş. Bunlardan bazıları da günümüze kadar ayakta kalabilmiş. Örneğin şehrin girişinde bulunan kemer bunlardan en dikkat çekeni.

























Bugünkü son durağımız Güney Şelalesi oluyor. Denizli'nin Güney ilçesini geçince varıyoruz bu şelaleye. Yollar biraz virajlı, Uşak'a 80 kilometre mesafede. Fakat emin olun göreceğiniz manzara bu yola değecektir. Ben daha önce yeşil yosun tutmuş kayalarından arasından akan bir şelale görmedim. Görür görmez de büyülendim. Hemen tripotumu çıkartıp güneş batmadan bir kaç kare alabildim. İnanın fotoğraflardan daha renkli görüntüye sahip, görülmeye değer bir yer.









İlk günümüzdeki turlamalar böylelikle bitiyor. Artık dönüş yolundayız. Her ne kadar yorulsak da arabada gırgır şamata devam ediyor. Geldiğimiz istikametten geri dönüyoruz.



0 comments :

Yorum Gönder

Comments