12 Kasım 2016 Cumartesi

Sonbaharın Son Yaprakları




Sonbaharın son yapraklarını fotoğraflamak ve taze hava alıp ciğerlerimizi tazelemek için Kütahya'nın Domaniç, Bursa'nın İnegöl ilçesi arasında mekik dokuyacağız. Terleyene kadar engebeli arazide yürüyeceğiz, kayalara tırmanacağız ve bu anlarımızı bol bol fotoğraflayıp ölümsüzleştireceğiz. Ekibimiz gezi meraklısı 2 İspanyol, 1 Filipinli ve benden oluşuyor. Hadi bize eyvallah.

Sabahın erken saatlerinde çıktığımız yoldaki ilk durağımız Domaniç'i geçince sol tarafta kalan Palazoğlu Göleti oluyor. Göletin etrafında bir tur atıyoruz. Hava açık olmasına rağmen, güneş henüz bizi ısıtmaya yetmiyor. Sıcak memleketten gelen arkadaşlara tabi normalden daha soğuk geliyor. Burada 45 dakika kadar vakit geçirip yolumuza devam ediyoruz.















Sonraki durağımız Tahtaköprü oluyor. Burada çay molası veriyoruz. Manzara ise doyumsuz. Sıcak çay ile birlikte içimiz ısınmaya başlayınca keyfimiz yerine geliyor. Bu noktadan sonra Bursa il sınırı başlıyor. Ve sınırın iki yakasındaki mevsim farkını görebiliyorsunuz. Domaniç tarafında ağaçlarda yaprak kalmamışken, buradaki ağaçlarda yarı yarıya diyebiliriz.










Yolumuza Oylat Kaplıcalarına doğru devam ediyoruz. Yol üzerinde Hilmiye Köyü'nde bulunan mağaraya sokuyoruz. Kimileri ise Bursa'ya kadar bu mağaranın uzandığını iddia etseler de şu an 700 metresi keşfedilmiş. Sıcaklık yaz kış 14-18 derece. Güneşin varlığını unutup dalıyoruz mağaraya. İlerledikçe nem oranı artıyor. Üzerimizdeki ceketleri çıkartıyoruz. Mağaranın görülmeye değer sarkıt, dikit ve kolonların bulunduğu noktalar güzel aydınlatılmış. Her ne kadar yasak tabelaları olsa da fotoğraf çekmeye elverişli diyebilirim. Merdivenler de aydınlatma var olukça sağlam duruyor. Yürüyüş parkurunın son basamağa kadar ilerliyoruz. Buradan sonrası karanlık ve geçiş izni verilmiyor. Yaklaşık yarım saat kadar sürüyor ziyaretimiz. Gördüklerimiz sonrası iyi ki ziyaret etmişiz diyoruz.











Yemek molası için Oylat kaplıcalarında bir restorana oturuyoruz. Bu yörede yemek için iki seçenekten birini seçmenizi tavsiye ederim. Biri güveçte kuru fasulye. Yok ben kuru fasulye sevmem sevmem derseniz diğeri de kiremitte alabalık. Şelale tırmanışı öncesi karnımızı iyice doyuruyoruz. Biliyoruz ki güzergah engebeli, kaygan, dik ve uzun. Nehrin hemen hemen  her noktasında bulunan küçük şelalelerden ayrılıp tepedeki büyük şelaleye gitmek yaklaşık molalarla birlikte 2 saatlik bir yolculuk oluyor. Bu yüzden vakti ayarlamak önemli. Dönüş için karanlığa kalmamak lazım.


















Gezimiz bitmek üzere artık dönüş yoluna girmiş bulunuyoruz. Son durağımız ise Osmanlı İmparatorluğunun kurucusu sayılan Ertuğrul Gazi'nin annesi Hayme Ana, başka bir isimle Devlet Ana'nın mezarını ziyaret ediyoruz. Osmanlı daha devlet değilken Söğüt ve Domaniç arası bir hayat süre gelirmiş. Yazın havalar ısınınca Domaniç Yaylalarında göçülürmüş. Hayme Ana'da Domaniç'in günümüzde Çarşamba isimli köyünde vefat etmiş ve kabrini buraya inşa etmişler. Ecdada saygıdan olsa gerek Osmanlı'nın son padişahlarından Abdülhamit bu kabri restore etmiş. Bizlerde atalarımızın nefes aldığı bu topraklarda o havayı teneffüs etmeye çalışıyoruz ve dualarımızla turumuzu sonlandırıyoruz.





Uykusuz kalsak da, yorulsak da dolu dolu bir gezi olduğundan, çokça fotoğrafa çektiğimizden ve elimiz boş dönmediğimizden dolayı mutluyuz. Başka bir turlamada görüşmek dileğiyle her şey gönlünüzce olsun. Esen kalınç

0 comments :

Yorum Gönder

Comments