7 Mayıs 2016 Cumartesi

Çocukluk Oyuncaklarım




Oyuncak kutum açıldı. Annemin paketleyip kaldırdığı çocukluk oyuncaklarım yıllar sonra tekrar oynandı. Oyuncakların alındıktan sonra ilk açıldığında hissettiğim aynı heyecanı duydum kutuyu açarken. O ilk keşfetme, ilk çalıştırmanın verdiği keyif aynen yaşandı bu akşam. Bazıları çalıştı, bazıları çalışmadı ama zihnimde çalışıyor halini yaşadım. Luna parkım orijinal kutusunda hiç oynanmamış gibi duruyordu. Penguen ve ahtapotlarım da öyle.




Pil yuvaları şimdiki oyuncaklardan farklı eski oyuncakların. O eski büyük pilleri hatırlarsınız. Çoğunun pil yuvası öyleydi. Üşenmeyip pil alıp geldim. Fakat radyo pili olarak bilinen D tipi pillerden bulamadım. O yüzden Penguen'im çalışmadı. Luna parkım ise bozulmuş, o da çalışmadı.



Polis arabalarımın ışıkları ise tek renk fark ettiniz mi? Siren ışıkları kırmızı. Günümüzdeki mavi ışık yok. Kırmızı ışık, düşük frekans olduğu için yakın mesafeden daha belirgin iken, mavi ve mor buna göre yüksek frekansa sahiptir ve uzaktan daha çok fark edilir. Bu yüzden polis arabalarına ve ambülanslara mavi ışık eklenmiştir. Bu ışık tayfını gökkuşağında görebilirsiniz.




İp atlayan ayıcığım kapatmasak pil bitesiye kadar ip atlıyor.


Robot gorilim...


İki katlı bahçeli evim.


İçi gözüken şeffaf arabalarım.



Aslan kralım.


Vosvos kurmalı arabam.


Robota dönüşen çarpışan aramalarım...


Azra ve Gülsüm'e oyuncaklarımla oynaması için bir süre izin verdim. İlk pilli oyuncaklar bizim neslin oyuncakları çünkü babalarımız, annelerimiz zamanında pilli oyuncak yokmuş. Bu yüzden şu an için çok değerli bu oyuncaklarım. Gözüm gibi koruduğum, misafir geldiğinde sakladığım, pilleri bitmesin diye hızlıca oynayıp kaldırdığım oyuncaklarımı hep birlikte oynadıktan sonra yine eskisi gibi kutularına yerleştirdim. Uzun yıllar sonra adeta geçmişe dönüş yaptım ve çocukluğumu tekrar yaşadım.

0 comments :

Yorum Gönder

Comments