19 Mayıs 2016 Perşembe

4. Gün - Karadağ (Budva, Kotor)




Gezimizin 4. gününde Balkan coğrafyasında turlamaya devam ediyoruz. Makedonya ve Arnavutluk'tan sonra sıradaki ülke Karadağ. Karadağ, ismini ülke sınırları içindeki Lovcen dağının İtalyanca karşılığı olan Monte Negro'dan (Türkçesi: Kara Dağ) alıyor. Sırbistanı saymazsak Yugoslavya'dan en son bağımsızlığını ilan eden ülke burası. Karadağ, 2006 yılında Yugoslavya'nın devamı niteliğinde olan Federal Sırbistan - Karadağ Cumhuriyeti'nden 2006 yılında referandum ile ayrılıyor.

Karadağ'ın sahil şeridinden gezimize başlıyoruz. Doğusundan giriş yapıp, batısından Bosna Hersek'e geçeceğiz. Kıvrımlı yollarda ilerlerken Bar şehrine yukarıdan bakıp, ilk molamızı vereceğimiz Budva şehrine doğru ilerlemeye devam ediyoruz.



Karadağ küçük bir ülke, yüz ölçümü olarak kıyasladığımızda Türkiye'nin altmışta biri kadar. Eskişehir ile hemen hemen aynı büyüklükte. Bu yüzden bir uçtan diğer uca gitmesi çok vakit almıyor. Kısa bir vakit sonra kendimizi Budva'da buluyoruz. 2500 yıllık bir tarihe dayanıyor Budva şehri. Bu durum da Budva'ya Adriyatik kıyılarının en eski yerleşimi unvanını veriyor. Son derece iyi korunmuş Orta Çağ surları ile çevrili eski Budva'yı turlayacağız.

Uzaktan surları görür görmez yaklaşıp, eski şehrin ana giriş kapısını aralıyoruz. İçeri girer girmez taş binaların arasında dar sokaklarda buluyoruz kendimizi. Altıgen bir yapısı var sur içinin. Dar sokaklar geniş meydanlarla birleşiyor.



Ana girişin hemen sağ kısmında restoranlar bulunuyor. Burada yiyeceğimiz en güzel yemek balık olsa gerek deyip kıyıdaki bir restorana oturuyoruz. Burada balık kilo ile satılıyor. Kaç kişi iseniz ona göre istenen büyüklükte balık pişirtip tabaklara servis yaptırabiliyorsunuz. Garsonlar kılçığından ayrılıp tabaklara servis yapıyorlar. Size de afiyetle yemesi kalıyor.
















Azra kızımız başına buyruk yürümeyi pek seviyor. Ne annesinin ne babasının yanından yürüyor. Hele merdiven gördüyse onu durdurabilene aşk olsun. Minti ayaklarıyla birer birer çıkıp iniyor merdivenlerden.












Budva 2-3 saat vakit geçirdikten sonra kıvrımlı yollardan Kotor'a doğru hareket ediyoruz. İsterseniz sahil yolu da var. Biraz manzara seyredeyim derseniz bizim gibi dağ yollarından gidebilirsiniz. İşte Budva'nın uzaktan görünüşü. 


Yaklaşık yarım saatlik yolcuğun ardından Kotor'a varıyoruz. Demiştim ya küçük bir ülke. Haliyle şehirler arası mesafe de oldukça yakın. Hemen konaklama yapacağımız bir yer ayarlayıp eşyalarımızı bırakıyoruz. Kotor'da konaklama yapacağınız fazla otel yok. Bunun yerine körfez manzaralı apartmanlar var. Çok geçmeden güzel bir yer buluyoruz. Güneş batmadan Kotor'u turlayacağız.

Kotor körfesizine adına veren bu şehir kısa periyotlarla Osmanlı hakimiyetinde kalmış ve 19. yüzyılın başında Fransız İmparatorluğu'na devredilmiş. Sonrasında Dalmaçya kıyıları ile birlikte bu bölgede İtalyan hakimiyeti hüküm sürmüş. 2. Dünya Savaşı'ndan sonra da Karadağ Sosyalist Cumhuriyeti ile Yugoslavya'ya katılmış. 




Aracımızı yürüme mesafesinde bir noktaya park edip, surlarla çevrili eski Kotor'a giriş yapıyoruz. Budva'daki benzer yerleşimi burada da görüyoruz. Sokaklarda gondollar görmesek de sur içi yapılarıyla Venedik'i andırıyor.











Biraz turladıktan sonra akşam yemeği için sur içinde bir restorana oturuyoruz. Buraya çok fazla Türk turist geliyormuş. Bu yüzden garsonların Türkçe seslenmelerini çokça duyuyoruz. Akşam menümüzde yine balık var. Güzel bir yemeğin ardından günü sonlandıracağız. Kotor'un kale surları çok iyi korunmuş ve gece ışıklandırması ile harika bir görüntü oluşturuyor. Kaleye çıkmak için sur içinden bir patika var fakat bu enerjiyi kendimizde bulamadığımız için bu aktiviteden mahrum kalıyoruz. Bunun yerine körfezin karşısına geçip uzaktan kaleyi seyrediyoruz.




4. günümüz de körfezin karşısından Kotor kalesini seyrederek noktalanıyor. Yarın Bosna Hersek'e geçiş yapacağız. İlk durağımız Bragay ve Mostar olacak. Sonrasında kuzeye doğru ilerleyip Saraybosna'yı turlayacağız. Görüşmek üzere...

1 comments :

mustafa yagcılar dedi ki...

Dostum 10 numara paylaşım olmuş.
Devamını bekliyoruz.
İnşallah bir gün beraber gezmekte nasip olur

Yorum Gönder

Comments