10 Kasım 2015 Salı

Merhaba Fas, Merhaba Beyaz Ev (Casablanca)




Fas'ın en büyük şehri Türkçesi beyaz ev anlamına gelen Kazablanka'dan merhaba diyoruz. Akşam saatlerinde uçağımız Muhammet V Havalimanı'na iniyor, pasaport kontrollerini ardından aracımıza atlayıp, Hicham ile buluşmak üzere şehir merkezine gidiyoruz. Fas'taki ilk günümüz böylelikle başlıyor.


Bu Atlantik şehri, okyanus üzerine kurulmuş Hassan II Cami ile ünlü. Bu cami dünyanın en büyük 3. camisi olma özelliği taşırken, minaresi 210 metre yükseklik ile birinci sırada. Okyanus doldurularak inşa edilmiş bu camide 100 bin kişi avludakilerle birlikte namaz kılabiliyor. Ramazan ayında buradaki kalabalığı düşünemiyorum.

Cami deyince Fas'ta şöyle bir durum var. Turistlerin camilere girmesi yasak, daha doğrusu Müslüman olmayanların girmesi yasak. Girişte soruyorlar Müslüman mısın diye. Müslüman olduğunu kanıtlamak için şehadet getirip bir kaç ayet okumak gerekiyor. Benim başıma geldi çünkü. Selam vermek yetmeyebiliyor. Tüm Fas'ta sadece Hassan II Cami'de turist gruplar için bir bölme var, ücretli bir şekilde gezebiliyorlar. Onunda dışındaki camiler dediğim gibi Müslüman olmayan turistlere kapalı. Bu durum bir hayli garibimize gitti. Bir diğer garip durum ise camilerin sadece namaz vakitlerinde açık olması. Örneğin Hassan II Cami'yi sabah 9-10 gibi gelip göreyim dediniz ama kapılar kapalı, öğle namazını beklemek zorundasınız. Ya da vakti kaçırdınız namaza kılmaya geldiniz, kapılar kapalı. Ezan Allahu ekber dediği vakit eğer Müslüman iseniz içeri girebilirsiniz. Bu durum da Fas genelinde böyle.







Camiyi karşınıza aldığınızda sol tarafınız boylu boyunca korniş, yani kordon. Faslılar kilometrelerce bu sahil yolunda yürüyüş yapıyorlar.



Fas'taki ilk günümüzde dikkatimizi çeken yollardaki bayraklar oldu. Çiçek demeti şeklinde yerleştirilmiş bir sürü bayrak her yerde. Gezimiz boyunca tüm şehirlerde gördük bu bayrakları. Fas bayrağındaki kırmızı bağımsızlığı simgeliyor, 5 köşeli yeşil renkteki yıldız ise İslam'ın 5 şartını. 


Fas'ta eski yerleşim yerlerini korumuşlar. Yeni yapılar eski medine adı verilen eski şehirlerin etrafına inşa ediliyor. Surlarla çevrili olan medineye büyük kapılardan giriş yapılıyor. Fes ve Marrakeş'teki medineler çok daha büyük. Hatta Fes araç girmeyen yerleşim yeri olarak dünyada birinci sırada bulunuyor. Şimdi Kazablanka'nın medinesini geziyoruz.


Bir ilk okulun önünden geçerken, çocuklar velileri ile birlikte.



Marinenin karşısındaki 1942 yapımı Kazablanka filminin geçtiği kafe, Rick's Cafe olarak hizmet veriyor. Burası Kazablanka'da ziyaret edilebilecek bir diğer uğrak yeri. Bunun dışında 6 milyon kişinin yaşadığı bu kozmopolit şehirde başka da görülecek bir yer yok aslında. 



Fas'daki ilk günümüz Kazablanka'da turlayarak ve Denizli'den arkadaşım olan Hicham'ın bizleri konuk ettiği beach house'unda vakit geçirerek geçiyor. Buradan sonraki durağımız Rabat ve Meknes. Kazablanka'dan geç saatlerde ayrıldığımız için Rabat'ı gezemiyoruz. Rabat ve Sale'yi pas geçip, Meknes'e varıyoruz Konaklamayı buradaki güzel bir riadda yapacağız.

0 comments :

Yorum Gönder

Comments