17 Kasım 2015 Salı

Jemaa El Fnaa




Jemaa El Fnaa, Marrakeş'in kalbi. Gündüz pazar yeri olan bu meydan akşam büyük bir eğlence merkezine dönüşüyor. Turistlerin ilgisini çekse de, buradaki hayat turistlere yönelik değil. Fas'a özgü eğlence anlayışını yansıtıyor. Neler mi var bu meydanda? Neler yok ki? Yeme-içmeden tutun, maymun gösterilerine, yılan gösterilerinden konserlere kadar çok çeşitli etkinliklerin merkezi burası.

Tek bir noktaya bakan kalabalığa yönelip olup biteni izleyince, bizim yıllar önce terk edip, yerini modern stand-up gösterilerine bıraktığımız  meddahları görüyoruz. Yaşlı meddah Arapça lisanıyla heyecanlı heyecanlı anlatıp etrafında pür dikkat dinleyen kalabalığı gülmekten kırıp geçiriyor. Bir diğer köşede yine bir kalabalığın arasına dalıyoruz. İki boksör ringe çıkmak için bahis topluyor seyircilerden. Çeşitli yöresel müzik yapanlar mı ararsınız, dans gösterileri mi ararsınız her çeşidi burada mevcut. Hani evvelki yıllarda, pozlar sınırlıydı ve çekilen her fotoğraf baskıya gidiyordu ya. Yani deklanjöre dikkatli basılıyordu. İşte burada böyle hissediyorum çünkü her fotoğraf karesi için bahşiş veriyorsunuz. Tüm bozukluklarımı Jemaa El Fnaa'da bırakacağız anlaşılan.





Akşam meydana ilerledikçe eğlencenin ortasında buluyoruz kendimizi. Omzunda maymunla gezen bir vatandaş bize yaklaşıyor. Her tülü fotoğraf çekmek serbest, maymun elinde, omzunda, başında. Biz mesafeli durup hatıra fotoğrafı çekilmeyi tercih ediyoruz.






Meyve suyu çok ucuz, gelip geçip portakal suyu içiyoruz.






Eğlencelerin arasında etrafa yayılan kokuya doğru ilerliyoruz. Peş peşe sıralanmış, kebapçılar, çorbacılar, kelle paçacılar Jemaa El Fnaa'da yerleri almış, aç karınları koyuruyorlar. Açıktaki etleri görünce yeyip yememe konusunda tereddüt ediyoruz. Fakat o kadar güzel kokular yayılıyor ki etrafa karışık şiş siparişi vermekten alı koyamıyorum kendimi. Türk olduğumuzu anlayanlar Hasan Şaş, Hasan Şaş diye sesleniyorlar. Çok beklemeden şişler geliyor, yanında naneli çay. Ohhh. Ben afiyetle yerken Gülsüm bu zevke dahil olmak istemiyor.



Bir sonraki durağımız çorbacılar oluyor. Buraya gelip de salyangoz çorbası içmemek olur mu? Tadımlık küçük bir kase sipariş veriyoruz. Yanında kürdan veriyorlar, salyangozların etini çıkarmak için. Baharatlı sıcak bir çorba, içimizi ısıtıyor.




Kınacılar da meydanda kalabalığın ilgisini çekmeyi başarıyorlar. Genelde el üzerine çeşitli desenlerle kına yakıyorlar. Katalogtan desen seçip, Gülsüme Marrakeş hatırası kına yaktırıyoruz.



Marrakeş'teki turumuz Jemaa El Fnaa eğlencelerinden sonra sonlanıyor. Artık turumuzun son günü, planımıza göre Essavira ziyareti var. Bu küçük balıkçı şehrinin de göreceğiz ve ver elini Kazablanka deyip, memlekete dönüş yapacağız.

0 comments :

Yorum Gönder

Comments