12 Kasım 2015 Perşembe

Fes El Bali




Gezimizin 3. gününde yine kraliyet şehirlerinden olan eski başkent Fes'teyiz. 1925 yılına kadar başkentlik yapmış, Fas Sultanlığı'na. Osmanlı Berberi ülkelerini başkentleri ile bilirmiş, bu yüzden tüm dünya Morocco derken biz Fas diyoruz. Tunus, Cezayir'de olduğu gibi ülkeler başkentleriyle adlandırılıyor. Ülkenin Kazablanka'dan sonra 2. büyük kenti Fes. Ayrıca araç girişine kapalı en büyük yaşayan şehir (156 bin nüfusa sahip) olarak da dünya rekorunu elinde tutuyor. Biz de haritamızı kapatıp, Fes'teki eski medinenin sokaklarında kaybolmaya hazırlanıyoruz.



Fes'te tüm şehri panoramik görebileceğiniz 2 tane kale var. Burç olarak geçiyor bunlar kuzey ve güney olarak. Fez gezimize buralardan başlıyoruz. Yakından göreceğimiz yerlerin uzaktan nerelerde olduğunu bulmaya çalışıyoruz fakat tüm medine iç içe geçtiği için biraz zor oluyor. Bu arada aşağıdaki yaşlı adam rehberimiz. Bab Bou Jeloud, Türkçesiyle mavi kapı önünde bekleyen rehberler oluyor, siz göremezseniz bile onlar sizi görüp bulacaktır. Biz sertifikalı bir rehber tutuyoruz yarım gün için. İsterseniz bu işe gönüllü gençler de yarım gün hatta isterseniz tam gün bahşiş karşılığında size eşlik edeceklerdir.


Nord Surj'a giderken kraliyet sarayının önünden geçip fotoğraf molası veriyoruz. 




Şehri yukarıdan gördükten sonra babacan rehberimiz seramik fabrikasına götürüyor bizi. Kütahya'da yaşayan biri olarak çok ilgimizi çekecekmiş gibi. Neyse kendisini seramik cennetinde yaşadığımızı çaktırmadan aaa ne kadar ilginçmiş diyerek bir 10 dakikamızı ayırıyoruz. 








Seramik fabrikasından sonra kendimizi Fes'in dar, kalabalık ve karanlık sokaklarına atıyoruz. Rehberimizle öğleye kadar beraber olacağımız için bunu iyi değerlendirmek istiyoruz. Bizi her ne kadar satıcı satıcı gezdirmek istese de önemli noktaları da gösteriyor.


Bu dar sokaklarda taşımacılık at ve eşekle oluyor, son yıllarda bizdeki 90'lı yıllarda kullanılan mobiletler buralardaki gençlerin vazgeçilmezleri olmuş. Böyle bir yük taşıyan biri önündekilere bbelle belle diyor ve herkes yok veriyor. Bazı yollar rampalı olduğu için bu açılın  komutu önemli. Bu durumla çok sık karşılaşıyoruz.




Bu mezar taşçı da tam bizim riadın ana caddeye çıktığı noktanın çaprazında. Önünden belki 10 kez geçmişizdir. Sabah çıkarken, öğle arasında dinlenmek için riada giderken, çıkarken, akşam dönüşte, riaddan ayrılırken, arabadan bir şey getirirken götürürken sürekli selamlaştığımız bir esnaf arkadaşımız. Hediye olarak eşe dosta mezar taşı alsak tepkileri nasıl olurdu diye esprilere kadar gidiyor muhabbet.


Her türlü el işçiliğini görmemiz mümkün buralarda. İşin ilginç tarafı şu oluyor, her çeşit esnaf tüm medineye serpilmiş vaziyette. Yani bir kasabın yanında bir terzi onun yanında derici, onun yanında bakırcı, onun yanında tavukçu görebilirsiniz. Bakırcılar çarşısı, kasaplar çarşısı gibi bir alışkanlık yok. Her esnaf her yerde.


Yine sertifikalı 5 yabancı dil bilen rehberimizden edindiğimiz bilgiye göre Fes'in kelime anlamı çapalamak anlamına geliyormuş. Biz de Fes'te fez yapan işçileri fotoğraflıyoruz. 


Bizdeki ipek kumaş gibi buralarda da kaktüs kumaşı meşhur ama kalite olarak ne ipeğin ne pamuğun yerini dolduracak bir kumaş değil. Buradaki satıcılar öve öve bitiremese de sonradan öğreniyoruz ki bu kumaş 3. sınıf bir kumaşmış ve yıkanınca renkleri birbirine karışıyormuş.



Bazı ara sokaklar iki kişinin zor geçebileceği genişlikte. Evlerin pencereleri de öyle birbirine çok yakın.




Kovadan abdest almak burada bir gelene halini almış. Su israfını önlemek için düşünülen bu gelenek çok hijyenik gözükmüyor. Çünkü Hassan 2 Cami'sinde elinde kovayla tuvaletten çıkan bir vatandaş görmüştüm. Gitti aynı kova ile abdest almıştı.





Öğleden sonra medinenin hemen yanı başında bir parka gidiyoruz. Burada biraz dinleneceğiz. Fas'ta tropik bitkilerden oluşan bahçeler çok meşhur. Marrakeş'te en iyisini göreceğiz. Bizi okumaya devam edin lütfen. :)









Bizdeki güveç kaplarına benzer fakat huni şeklinde bir kapak ile kombin oluşturmuş. Tajin dediğimiz Fas'ın en popülere yemeği bu kaplarda pişirilip servis ediliyor.




Meşhur bir ekmek fırını. Yassı şeklinde tam buğdaydan yapılan bu ekmekler tajinin yanında ve kahvaltılarda sıcak sıcak her sofrada yerini alıyor. 




Tavuk mu istediniz horoz mu canlı canlı hepsi var. İster canlı götürün eve, isterseniz 5 dakikada kesip yolsunlar tüylerini nasıl arzu ederseniz. Her türlü hizmet var. 



Bou Inania Medresesi yatsı namazı sonrası çekilen zikir sırasında konuk oluyoruz bu tarihi medreseye. İçeriye doğru sokulunca bir imam yanıma yaklaşıyor ve anladığım kadarıyla güzel dualar ediyor bizim için. Allah ondan razı olsun. İçeriye davet etse de biz ayinin ahengini bozmamak için kibarca reddediyoruz bu teklifi.


Fez sokaklarında dolaşırken karnınız mı acıktı. Gelen ızgara kokularına doğru ilerlerseniz aşağıdaki manzara sizi bekliyor olacak. İster tavuk eti, ister sosis, ister sakatat, ister kırmızı et ne isteseniz var bu fastfoodcu arkadaşımızda. Hemen ekmek arası hazırlayabilir dükkanın önündeki seyyar ızgarada. 


Yollarda çokça gördüğümüz kaktüs ağacının meyveleri de yine Fes sokaklarında satılan bize yabancı yiyeceklerden. Rengi ve kokusu hoş gözüken bu meyvenin tadı da çok lezzetli. Biraz fazla çekirdekli ama bu abimizin elinden yerseniz daha bir lezzetli oluyor.


Fez'deki gezimiz akşam saatlerine kadar sürüyor. Heybetli mavi kapının ön tarafındaki park yerine aracımızı koyup, medine içindeki bu geceyi geçireceğimiz riada doğru ilerliyoruz. İşte Fez, işte Bou Jeloud kapısı, mavi kapı.


Fes, Marrakeş ve Meknes bu 3 şehir, Fas'ın kendine özgü yaşam tarzının günümüzde hala yıllar öncesinden pek bir değişiklik göstermeden yaşatıldığı şehirler. Meknes'i görmüştük. Fes'in de medinesini gördük. Sırada Marrakeş var. Ondan önce tabi Fes'teki medine turumuzu tabakhanelerin bulunduğu Fes El Bali gezi yazımız ile bitireceğiz.

Fes'ten sonra güneye ilerleyip çöl turu yapmak için 550 kilometre yol gideceğiz. Yol üzerinde küçüklü büyüklü bir çok şehirden geçeceğiz. Fas köyleri de yine güzergahımızda olacak. Sırasıyla İfrane, Azrou, Midelt, Erreşadi, Erfoud ve Merzouga'yı geçeceğiz ve son durağımız konaklama yapacağımız Kasbah Mohayut olacak.

2 comments :

Adsız dedi ki...

Teşekkürler

Cafer Aksu dedi ki...

Yine gezmişin kanka:)
paylaşımlar güzel

Yorum Gönder

Comments