19 Kasım 2015 Perşembe

Elveda Beyaz Ev, Elveda Fas!




Artık masal gibi geçen Fas turumuzdan uyanma vakti geldi. On günlük Fas turumuz bitti bitecek. Kazablanka yolundayız, buradan uçağa binip, 5 saatlik yolculuğun ardından İstanbul'dayız ve masalı bitireceğiz. Bu gezimiz keşke biraz daha sürse ya da tekrar anlat tekrar anlat dedirten bir masal gibi geçti. Her günü farklı bir heyecan, dolu dolu bir gezi oldu. Her şeyden öte kazasız belasız gidip geldik. Hamd ü senalar olsun. Şimdi kapanış yazımızı yaşadığımız ilklerle, edindiğimiz deneyimlerle ve unutulmayacaklar ile bitirelim.

Fas bir Afrika ülkesi bildiğiniz gibi. Bu gezimizle ilk kez Afrika'ya ayak basmış olduk. Dünyadaki kıtalar belli, Asya ve Avrupa'ya zaten Türkiye topraklarında buralara basmak mümkün. Geriye kalıyor Afrika, Amerika ve Avustralya ile kutuplar. Tüm kıtalara bir an önce ayak basalım diye bir gayretimiz yok. Bizim yurt dışı gezilerinde seçtiğimiz ülkelerin öncelikleri, vize kolaylığı, mesafe, güvenlik ve görülmeye değer bir ülke olması. Daha tura başlamadan vize işleriyle uğraşmak istemiyoruz. O yüzden son Avrupa turumuzdan sonra aldığımız karar gereği vize istemeyen ülkeler önceliğimiz oluyor. Yakından uzağa doğru gezmek istiyoruz. Önce Türkiye ve çevresi, sonra halkayı genişleteceğiz. Amerika, kutuplar ve Avustralya daha sonraları yani. Bir de güvenlik önemli. Şu durumda bir Suriye, Irak turu yapmak yürek ister, Mısır, Libya, Tunus, Cezayir bile hala karışık ve güvenlik zaafı olan ülkeler. Bunları alt alta koyunca bir liste çıkıyor ve bu listeyi eritmeye çalışıyoruz.

Ömrümüzde gördüğümüz ilk Afrika ülkesi oldu Fas. Bir diğer yaşadığımız ilk ise bir okyanus görmemiz oldu. Atlantic bizdeki tabiriyle Atlas Okyanusu. Dünyadaki üç okyanustan biri. Bir diğer ilk ise, çölde gezinti yapıp, geceyi orada geçirmemiz.

Deneyimlerimiz ise çok fazla, bir kaçından bahsedecek olursak. Şöyle; biz gelişmekte olan ülkeyiz yıllardır ama Fas ile mukayese edersek ekonomi, yaşam standardı, eğitim, teknoloji, ulaşım, yerleşim, turizm, sağlık, hijyen aklınıza ne geliyor ise çok yıllar öndeyiz. Çok fakir insanlar var, çok eğitimsiz insan var. Bir çok bölgesi bizim 30-40 yıl gerimizden geliyor desek mübalağa olmaz. Çok yardımsever bir toplum, bir o kadar da yardımın karşılığını bahşiş olarak bekleyen bir toplum. Yol sorsanız bahşiş isteyebilen bir toplum. Tabi ekonomik kaygılar bu şekilde bir davranışa sevk ediyor olabilir insanları. Çok yadırgamıyorum ama durum böyle. Gezerken mutlaka bozuk paranız olsun cüzdanınızda. Bazı durumlarda 5-10 dirhem açılmayan kapıları açacaktır.

İklimi kıyı bölgelerde ılıman, iç kesimlerde özellikle Atlas dağlarının ötesi biraz karasallaşıyor ama Kasım ayı bile bir bahar havası gibi. Ocak ve Şubat aylarında soğuk hissettiriyormuş sonrasında bahar merhaba diyor zaten. Deniz tatili yapmak isteyenler ise yaz aylarını tercih etmeli, iklim ılıman ama Kasım ayı denize girmek biraz soğuk kalıyor. Çöl havası ise gündüz çok sıcak, gece ise soğuk oluyor. 3 tane battaniye veriyorlar üşümeyelim diye. Çöl turu yaparken kalın giysiler götürmekte fayda var.

Kazablanka'nın komşu olduğu şehirlerin yolları otoban, Kazablanka'dan Fes'e, Agadir'e kadar ücretli otoyol mevcut. Diğer yerler tek şerit yol. Kuzeyden güneye doğru düzlük ama doğudan batıya doğru dağlık yollardan geçiyorsunuz. Her köşe başında, düz yolda bile polis kontrolü var. On gün boyunca günde en az 5 kez kontrol noktasından geçtik, yine günde en az  3 kez durdurulduk. 1 kez büyük ikramiye olmak üzere 2 kez ceza ödedik. Araç kiralayacaksanız, hıza dikkat. Yol üzerilerindeki tabelalara dikkat. Şehir girişleri 60, şehirler arası 80, çok nadir 100 kilometre bölü saat hız sınırlaması var yollarda. Aman geçeyim polis yoktur demeyin. Aniden elinde radar tutan bir polis memuru ile pazarlık masasında bulabilirsiniz kendinizi. Haraç yiyene denk geldiyseniz ucuza kapatabilirsiniz ama hepsi haraç almıyor.

Türkiye'ye göre ucuz bir ülke. Özellikle yeme, içme, ulaşım ve konaklama ucuz. Benzin üçte iki fiyatına. Aracı ne kadar benzinle aldıysanız o kadar benzinle teslim ediyorsunuz. Araç kiralarken benzin göstergesine dikkat edin. Benzin göstergesi, yaptığınız sözleşme ile aynı değer mi? Yeme içme de ucuz. Menülerdeki fiyatlara bakmanıza gerek yok. En kabarık gelecek hesap bile size uygun gelecektir. Yerine göre değiştir tabi böyle dediğime bakmayın. Çok lüks yerleri de var. Konaklamayı önceki yazımızda anlatmıştık. Yine fiyatlar uygun. Genel olarak 10 gün Türkiye'de gezseniz ne kadar harcarsınız? Fas'ta daha azını harcayacaksınız. Uçak biletini de ekleyip, kendinize bütçe yapabilirsiniz. Ne kadar tutuyor diye soran takipçilerime cevabım bu. En fazla Türkiye'deki 10 günlük gezi ve buna ilave uçak parası. Aktarmalı uçuşlar yarı fiyatına geliyor. Fransa veya İtalya aktarmalı olabiliyor. 10 saat kadar hava limanında beklerim derseniz yarı fiyatına uçabilirsiniz.

Gezi dönüşleri Türklere bakışı sorulur hep. Bunu da cevaplıyayım. Bizi seviyorlar, özellikle Erdoğan'ın politikalarını beğeniyorlar. Lübnan'daki gibi selam gönderenler de oluyor. Kendi krallarını ise çok seviyorlar  Her yerde kralın fotoğrafları. Tabi gerçekten sevgi duydukları için mi asıyorlar fotoğrafları yoksa mecbur mu hissediyorlar bilemiyoruz.

On günlük tur ile bizim gezdiğimiz yerlerden bir fazlasını gezemezsiniz. Kuzey'e Cebelitarık'a uzanmak, ya da batı Sahra'ya inmek istiyorsanız en az 5 gün daha ilave etmek gerekecektir. Rotamızı bir çember gibi düşündüğümüzde saat yönünde ilerlemek Fas'ı yavaş yavaş keşfetmenizi sağlayacaktır. Marrakeş Fas'ı özetler. Küçük Fas turu da yapılabilir Marrakeş merkezli. Oradan1 günlük Zagora çöl turları var. Onlara katılıp daha doğuya gitmeye gerek kalmayabilir. 4-5 gün küçük Fas için yetecektir. Dediğim gibi en büyük Fas için en az 15 gün.

Unutulmayacak bir anı aktardıktan sonra noktayı koymaya başlayalım. Gezimizin ilk günleri yaptığım unutkanlıklar bu geziye damgayı vurdu. Önce cüzdanı unuttum. Kazablanka'da arkadaşın arabayla gezdik. Bizim aracı park ettik, cüzdan orada kalmış. Tüm kartlar ve nakitler cüzdanda düşünün. Kaybetsem bittik, rezil rüsva olduk. Aracın anahtarını kaybettim sandım yine kısa süreli panik oldum. Azra'nın ayakkabılarını arkadaşın evinde unuttum. Bunlar şimdi anlatacağımın yanında küçük kalacak. İyi dinleyin. Ceketi unuttum arkadaşın arabada. Ceketin ceplerinde kiraladığımız araca ait tüm belgeler, ruhsat dahil bulunuyor. Diğer cebinde ise İstanbul'da park ettiğimiz kendi arabamızın anahtarı. Bunu unuttuktan 1 gün sonra fark ediyorum ve bizi o kadar polis kontrolü olmasına rağmen hiç bir polis durdurmuyor. Bu olayı unutamayız, bu yüzden unutulmazlar listesine ekliyoruz.

Son bir paragrafın ardından son cümle ile noktayı koyalım. Paylaşımlarımızdaki asıl amaç kendimiz için hatıra kalsın. Söz uçar yazı kalır demişler. Dönüp arkaya baktığımızda neler yapmışız diye, okuyup geçmişi yad edecek yazılar olsun istiyoruz. Bu yazılar fotoğraflarla canlı kalsın istiyoruz. Asıl amacımız bu, bu yüzden anlatımlarımızda her ne kadar zaman zaman ayrıntıya girsek de bir gezi rehberi formatında yazmamaya, daha çok farklı bir bakış katmaya, deneyimlerimizi aktarmaya çalışıyoruz. Umarım bu yönde siz saygıdeğer takipçilerimiz tarafından beğeni topluyoruzdur. Fas olsun, daha önce yaptığımız yurt içi ve yurt dışı yerler olsun, sizin de rotanız buralara düşerse ve gitmeden aklınıza takılan şeyler olursa, her türlü yardımcı olacağımızı belirtmek isteriz.

Son bir cümle ile bitiyorum. Fas'ı tavsiye eder misiniz diye kendi kendime soruyorum. Cevabım kesinlikle evet. Bir sonraki turlamamızda görüşmek üzere esen kalın.


0 comments :

Yorum Gönder

Comments