14 Kasım 2015 Cumartesi

Çöl Kralı Hasan'a Misafir Oluyoruz




Biz gezilerimizde yerel insanlarla kaynaşmayı seviyoruz. Yaşadıkları hayat tarzlarını yakından inceleme imkanımız oluyor ve çok şey öğreniyoruz kendilerinden. Mesela Hassan hiç okula gitmemiş. Ailesi sürekli göçebe bir hayat sürüyormuş. Çölde, dağlarda neresi uygun ise orası onların eviymiş. Okuma imkanı olmamış haliyle. Fakat Hasan kendini oldukça geliştirmiş. Arapça, Fransızca ve Berbericeyi saymazsak 3 dil daha öğrenmiş, İngilizce, İspanyolca ve biraz İtalyanca. Eğitim almamış biri için 3'ü ana dili gibi 6 dil büyük bir başarı bence.

Tanıştığımız arkadaşların sıradan günlerine ortak olmak belki de en çok keyif aldığımız şeylerden biri. Hassan bize böyle bir imkan oluşturduğu için ona tekrar tekrar teşekkür ediyoruz. Couchsurfing üzerinden tanışmıştık kendisiyle. Referansları olumlu bir arkadaş idi. Gerçekten de öyleymiş. Çok sıcak kanlı, yardımsever ve misafirperver bir arkadaş. Evinin kapılarını bize açması bu gezinin en unutulmazı olacak belki de. İşte Hassan ve evi.


Önce Hasan'ın annesini almaya gidiyoruz, başka bir köye misafirliğe gitmiş. Hasan ile birlikte annesi, annesinin dünürü. abisinin eşi ve 2 aylık İlyas bebek ve diğer yeğenler kapılarını açıyor bize. Misafir odasında ağırlıyorlar bizi. Odanın ortasında bir halı etrafında da battaniyeye benzer oturak yerleri ve bir kaç sırt yastığı. Gülsüm böyle evimiz olsa temizlemek ve toplamak ne kadar kolay olur diyor. Gerçekten ev dekorasyonunun en kolayını tercih ediyorlar.


Bu delikanlı da Ömer.


Azra kendi evimizdeymişiz gibi seviniyor emekleyebildiği için. Kaç gündür halı üzerinde dilediğince vakit geçiremiyordu. Halıyı görünce özgürlüğüne kavuşuyor ve sağa sola atılıyor.




Fas'ta çay olmazsa olmazların başında geliyor. Kahve ikinci sırada. Çay bizdeki gibi hep aynı, nane aromalı. Bazen bardağın içine de bir dala nane atıyorlar. Yanında da fıstık. Fas'ın yemeklerini açıkçası çok beğenmedik. Yeme içme konusunda tek beğendiğimiz nane çayı ve fıstık ikilisi.


Hasan'ın annesini alıp kendi evlerine gidiyoruz. Artık vakit geliyor. Daha develeri hazırlayacağız. Ardından deve üzerinde çöl maceramız başlayacak.

Çöldeki kum tepelerinin eteklerine kurulu bu köyler. Hemen arkasında kızıl Erg Çebi çölü.


Boş arazide gördüğünüz küçük yükseltiler, arsa sınırlarını belirtiyormuş. Küçük bir yerleşim yeri de olsa kendine göre kuralları ve bir düzeni var.



Yol üzerinde meyve bahçelerinin bulunduğu bir alana uğruyoruz. Burada küçük bir palmiye ormanı var, hemen yanında buralarda yaşayan köylülere ait meyve bahçeleri. Çölden gelen su ile oluşturulmuş bu bahçe. Hurma ağaçlarının gölgesinde biraz vakit geçiriyoruz.






Hasanların evine park ediyoruz. Bundan sonraki yolu çöl faresi ile değil deve üstünde devam edeceğiz. Biz yine çay molası verirken Hasan develeri hazırlamaya başlıyor. Birazdan yola çıkacağız. Bir sonraki yazımız çöl maceramız olacak.





0 comments :

Yorum Gönder

Comments