14 Kasım 2015 Cumartesi

Bir Berberi Köyü - Hassi Labied




Sabah balkona çıktığımızda gece pırıl pırıl ışıldayan yıldızlarla süslü gökyüzü manzarasının, yerini eşsiz çöl manzarasına bıraktığını görüyoruz. Artık çöle çok yakınız. 100 metre ötede kum tepeleri karşımızda duruyor. Bugün karşıdan gördüğümüz kum tepelerini aşıp çölün ortasında kamp kuracağız. Böyle bir macera bekliyor bizi. Öncesinde Merzouga çevresindeki Berberi köylerinde vakit geçireceğiz. Akşam üstü de Hassan'ın develerinden iki tanesini hazırlayıp, çöle doğru yola koyulacağız.



Kahvaltıdan sonra kaldığımız kasbahın terasında oyalanıyoruz biraz. Bu arada kasbah ve riad yazılarımızda sıkça geçiyor. Fas'taki bu iki kelimeden ayrı bir yazı çıkartacağım. Sonra Azra'yı develerle tanıştırmaya gidiyoruz. Çöle gitmeden alışması gerekiyor. Yolda huysuzluk yapmaması için. Biz develeri severken bir genç geliyor onları beslemeye. Miskin miskin yatan develer bu genci görünce hemen ayaklanıyorlar. O develeri beslerken bir yandan bizle sohbet ediyor. Akşam üstü çöl seferine hazırlıyormuş develeri. 1 saat aralıksız yolculuktan sonra varılıyor çöl ortasına. Onları memnun etmek lazım yani.




8 aylık bebekle gezmek zaman zaman zor olsa da bir o kadar da eğlenceli oluyor. Aaa bebekle geziyorlar, hadi biraz sevelim diyen çok oluyor. Hemen hemen tüm ortamlarda ilgi odağı siz oluyorsunuz bebeğin sayesinde. Bazen de onun sayesinde hayatımızı kolaylaştırıyorlar. Fas'a ilk giriş yaparken sınırda pasaport kontrolü için bekliyoruz, 5 dakika geçti geçmedi, bir görevli bizi gördü ve kuyruğun en sonundan en başına geçirdi. Bu kuyruk nasıl biter  diye düşünürken Fas polisinden böyle bir kibarlık görmüştük. Bilet kuyruğunda da THY çalışanı business class bölümünden bilet vererek böyle bir güzellik yapmıştı bize. Kaldığımız yerlerde de kahvaltı yaparken Azra ile vakit geçiren çalışanlar oluyor genelde. Burada da Azra kendine arkadaş buluyor hemen. Biz kahvaltı yaparken Azra da Berberi arkadaşlarıyla oynuyor.



Kahvaltıdan sonra gezintiye çıkıyoruz. Biraz çöle doğru yaklaşıyoruz. Kum tepeleri arasında 4x4 araçlar ile offroad yapan adrenalin tutkunlarını görüyoruz. Motosiklet ile drift yapanlar da çölden gelen şiddetli motor sesi ile kendilerini fark ettiriyorlar.











Çöl faresi kırmızı aracımızla çöle yaklaşabildiğimiz kadar yaklaşıyoruz. Burada çöl kumuyla biraz oynayıp Azra'yı akşam üstü çıkacağımız yola hazırlıyoruz. Develerle tanıştırmıştık şimdi de çöl kumlarıyla tanıştırıyoruz. Hemen tadına bakıyor, evet beğenmişe benziyor. Bıraksak tüm çölü yiyecek gibi. Hehe





Merzouga civarında pek çok köy geziyoruz. Bazılarında zenci vatandaşlar yaşıyor. Hassan'dan öğreniyoruz ki zencilerin yaşadığı köyler ayrıymış, Berberiler ile birlikte yaşamıyorlar yani. İlgimizi çekeceğini düşünerek yerel bir müzik grubuyla ünlü bir köye canlı konser izlemeye götürüyor Hassan bizi. Biz içeriye girer girmez çay ikramı yapıyoralr ve sahneyi hazırlıyorlar biz çayımızı yudumlarken. Zilli ve vurmalı başlayan ritimsel müziğe,  bir kaç parçadan sonra telli çalgıda dahil oluyor. Çok da hareketli olmayan dans da canlı konserin bir parçası. Ben tangier havasına benzetiyorum fakat bu yöreye ait bir müzikmiş. Kullandıkları ziller ve ritimler benziyor. Yarım saat kadar bize ve gelen misafirlere müzik ziyafeti veriyorlar. Sonrasında biraz hoş beş yapıp ayrılıyoruz bu şirin insanlardan.







Hassi Labied başta olmak üzere bir çok köy geziyoruz bugün. Şimdi Hassan bizi ailesiyle, annesi kardeşi, ablası ve yeğenleriyle tanıştıracak. Hadi bir Berberi ailesine misafir olalım.

0 comments :

Yorum Gönder

Comments