19 Kasım 2015 Perşembe

Elveda Beyaz Ev, Elveda Fas!




Artık masal gibi geçen Fas turumuzdan uyanma vakti geldi. On günlük Fas turumuz bitti bitecek. Kazablanka yolundayız, buradan uçağa binip, 5 saatlik yolculuğun ardından İstanbul'dayız ve masalı bitireceğiz. Bu gezimiz keşke biraz daha sürse ya da tekrar anlat tekrar anlat dedirten bir masal gibi geçti. Her günü farklı bir heyecan, dolu dolu bir gezi oldu. Her şeyden öte kazasız belasız gidip geldik. Hamd ü senalar olsun. Şimdi kapanış yazımızı yaşadığımız ilklerle, edindiğimiz deneyimlerle ve unutulmayacaklar ile bitirelim.

Fas'ta Konaklama - Riad ve Kasbah




Fas gezimizin tüm konaklamasını Couchsurfing ile yapabilirdik. Ziyaret ettiğimiz hemen hemen tüm şehirlerde böyle bir imkanımız vardı. Çok kişi de davet etmişti. Biz ise hem Fas'ın meşhur olan riad ve kasbahlarını görmek istememizden hem de rahatlık açısından CS'yi tercih etmedik. CS ile tanıştığımız arkadaşlar ile dışarıda buluşup, vakit geçirdik. Bunu konaklama için alternatif sunmak için anlatıyorum.

Fas'ta Yeme İçme




Fas'ta kaldığımız on gün boyunca yeme içme konusunda edindiğimiz izlenim Fas mutfağının olmayışı oldu. Hatırlarsınız Lübnan gezimizde mutfaktan oldukça bahsetmiştik çünkü hem Akdeniz, hem Arap, hem Fransız mutfağının harmanlanmasıyla oluşturulmuş zengin menülerle karşılaşmıştık. Fas da Lübnan ile benzer bir geçmişe sahip olmasına rağmen yeme içme konusunda epeyce geride kalmış. On gün boyunca ne yedik derseniz, tajin, kuskus ve şiş kebap. Bu 3 yemeğin dışında menülerde bir şey karşımıza çıkmadı.

18 Kasım 2015 Çarşamba

Atlas Kıyılarında Küçük Bir Balıkçı Şehri - Essouaria




Fas'ın en batısında Atlas Okyanusu kıyılarında yer alan küçük bir şehir Essavira. Gezimizin son gününe kadar nasıl telaffuz edildiğini bilemediğimiz şehir. Berberi dilinde Amagdul olarak biliniyor, ecnebiler ise Magador diyor buraya. Şehre girerken  yolun sağı solu kilometrelerce argan ağaçlarıyla bezeli. Benim gibi saçlarınız seyrekse argan yağını muhtemelen duymuşsunuzdur. Oldukça değerli bir yağ, ağaçlarının meyvelerindeki çekirdekten damıtılarak çıkartılıyor, kozmetik ve eczacılıkta kullanılıyor. Argan ağaçlarını geçtikten sonra okyanus kokulu şehir uzaktan görülmeye başlıyor.

17 Kasım 2015 Salı

Jemaa El Fnaa




Jemaa El Fnaa, Marrakeş'in kalbi. Gündüz pazar yeri olan bu meydan akşam büyük bir eğlence merkezine dönüşüyor. Turistlerin ilgisini çekse de, buradaki hayat turistlere yönelik değil. Fas'a özgü eğlence anlayışını yansıtıyor. Neler mi var bu meydanda? Neler yok ki? Yeme-içmeden tutun, maymun gösterilerine, yılan gösterilerinden konserlere kadar çok çeşitli etkinliklerin merkezi burası.

Renk Cümbüşü Majorelle Bahçesi




Marrakeş'te mutlaka görülmesi gereken yerlerin başında yer alıyor Majorelle Bahçesi. Medinenin keşmekeşinden sıkıldığımız bir vakitte geliyoruz bu renk cümbüşü bahçeye. İçeriye girer girmez büyülü atmosferi ile içimize bir ferahlık doluyor. İçeride sizi dünyanın farklı coğrafyalarından gelen bitkiler karşılıyor. 

Marrakeş




Masal gibi geçen Fas turumuzun artık son günlerini yaşıyoruz. Kraliyet şehirlerinden Meknes ve Fes, ardından Merzouga'daki Erg Çebi Çölü, sonrasında Fas'ın Hollywood şehri Verzazet, şimdi ise yine eski başkentlerden büyülü şehir Marrakeş'teyiz. Marrakeş aslında Meknes şehrinin büyütülmüş hali gibi. Meknes'teki medinenin 10 kat büyüğü burada var, gündüz pazar yeri, akşam eğlence merkezi olan meydanın Marrakeş'te çok daha büyüğü var. Turumuzun rotası bu şekilde yapmamızın nedenlerinden bir tanesi de buydu. Önce Marrakeş'i görseydik, Meknes küçük ve sıradan gelecekti, çok keyif alamayacaktık. Ayrıca önce Meknes'i görmemiz medine kültürüne alışmamızı sağlamış oldu, Marrakeş'in keşmekeşliğine hazırlık yapmış olduk.

16 Kasım 2015 Pazartesi

Tizi Tiçka Geçidi




Tizi Tiçka, Marrakeş'in geniş düzlüklerini Sahra ile ayıran zorlu geçit. Yolun zirve noktası denizden 2260 metre yükseklikte. Tabi Atlas dağlarının en yüksek noktası daha yüksekte kalıyor. Virajlı ve dar yollarda hızlı ilerleyemiyoruz. Ortalama hızımız saatte 30 kilometre, yolların virajlı ve engebeli olduğundan dolayı daha hızlı gitmek pek mümkün değil, mümkün olsa dahi tek şerit yolda kamyonların arkasında konvoy halinde gidiliyor.

Ait Ben Haddou




Artık Fas turumuzun son yorucu yolculuğu. Verzazet ile Marrakeş arası Atlas dağlarının aşılması zor en güç güzergahı. Bugün 200 kilometrelik bu yolu aşıp, akşam Marrakeş'e ulaşmayı planlıyoruz. Atlas Stüdyo'larından ayrıldıktan sonra yol üzerinde Todga ve Dades'te gördüğümüz çamurdan kasbahlar Ait Ben Haddou'da da karşımıza çıkıyor. Burayı meşhur yapan ise burada çekilen filmler. Lawrence Of Arabia, The Mummy ve Gladiator burada çekilen filmlerin en meşhurlarından. 

Film Gibi Verzazet




Verzazet'e 5 kilometre uzaklıkta düz araziye kurulan film Atlas Film Stüdyosu dünyanın en büyük açık hava stüdyosu olarak kabul ediliyor. 30 bin metre karelik çöl arazisine kurulan bir çok filmin çekildiği dev bir stüdyo burası. Giriş kısmında ise bazı filmlerin setleri hala kurulu vaziyette ziyaretçileri bekliyor. Biz de Marrakeş'e giderken yol üzerindeki bu film stüdyosuna sokuluyoruz. Girişte rehber eşliğinde gezdiriyorlar. Bu stüdyoda çekilen meşhur filmlerden bahsediyor, çekildikleri setleri gösteriyor. sürekli bilgi veriyor. İçeride hiç bir şeyin gerçek olmadığını fakat aslından farksız yapıldığını görüyorsunuz. İnsanı etkileyen de burası aslında.

Verzazet (Ouarzazate)




Masal gibi Fas turumuzda bugün Verzazet'teyiz. Dün gece panoramik turladığımız şehir merkezini sabahtan gezeceğiz. Bir kaç görülmesi gereken yer var. Bunlardan bir tanesi şehir merkezindeki Taourirt Kasbah. Hemen yanında küçük hamam ve kasbahın mutfağı yer alıyor. Burayı da aynı biletle gezebiliyorsunuz. Kasbah ile giriş kapıları farklı yerden olduğu görevlilerin yönlendirmeleri olmazsa biz es geçecektik.

15 Kasım 2015 Pazar

Dades




Todga Kanyonu büyüsünden henüz kurtulmamışken bir başka kanyon ile karşı karşıyayız. Dades'ten bahsediyorum evet. Aynı şekilde Atlas Dağları arasında uzanan ırmak, namı değer Dades Nehri, küçük köyler ve meyve ağaçları. Benzer konsept burada da karşımızda. Dades'ten yönümüzü kuzeye çevirip, kıvrımlı yollardan ilerleyerek ulaşılıyor bu kanyona. Todga bizi epey doyurmuş olacak ki gözümüz artık başka kanyon görmez oluyor. Yollar kıvrımlaşmaya başlayınca da farklı bir manzara görebileceğimizi düşünmeyerek daha fazla gitmiyoruz. Geri dönüp Verzazet'e kadar non-stop gaza basıyoruz.

Todga Kanyonu - Bu Ne Güzellik!




Çöl macerasından sonra artık gezimizin yarısını tamamlamış bulunuyoruz. Bundan sonraki programımızda Verzazet (Ourzazatte), eski başkentlerden Marrakeş ve küçük bir sahil şehri Essaouria var. Çöl masalından uyanıp, normal hayata geri dönmek kolay olmuyor. Öyle bir havaya girmişim ki bendeniz üzerimdeki çöl rengi mavi kaftandan kurtulamıyorum. Sabah akşam üzerimde, güneşte dolaşacağımız vakitler başımı da yapıyorum. Beni artık buraların yerlisi zannetmeye başlıyorlar. Arapça bilmediğimi söylediğimde şaşıran insanlar, bir Berberi görünce dönüp selam verenler gerçekten özdeşleştiğimi gösteriyor. Ben ise güzel karım ve minti kızım ile eğlenmeye bakıyorum.

14 Kasım 2015 Cumartesi

Bir Çöl Masalı




Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, develere binmişken, Oğuz Han Berberi olmuşken, ben Azra'nın beşiğini tıngır mıngır sallarken...
Zamanın birinde Şenferah ailesi, uzak uzak diyarlardan birine, İslam dünyasının taa bir ucuna, Fas'a gitmeye karar vermişler. Dünyalar güzeli minik prensesleri Azra Sultan'ı da alıp yollara düşmüşler, e buralara gelmişken yolumuz çöllere de düşmeden olmaz demişler ve soluğu Sahra'da almışlar.

Bir Berberi Köyü - Hassi Labied




Sabah balkona çıktığımızda gece pırıl pırıl ışıldayan yıldızlarla süslü gökyüzü manzarasının, yerini eşsiz çöl manzarasına bıraktığını görüyoruz. Artık çöle çok yakınız. 100 metre ötede kum tepeleri karşımızda duruyor. Bugün karşıdan gördüğümüz kum tepelerini aşıp çölün ortasında kamp kuracağız. Böyle bir macera bekliyor bizi. Öncesinde Merzouga çevresindeki Berberi köylerinde vakit geçireceğiz. Akşam üstü de Hassan'ın develerinden iki tanesini hazırlayıp, çöle doğru yola koyulacağız.

Çöl Kralı Hasan'a Misafir Oluyoruz




Biz gezilerimizde yerel insanlarla kaynaşmayı seviyoruz. Yaşadıkları hayat tarzlarını yakından inceleme imkanımız oluyor ve çok şey öğreniyoruz kendilerinden. Mesela Hassan hiç okula gitmemiş. Ailesi sürekli göçebe bir hayat sürüyormuş. Çölde, dağlarda neresi uygun ise orası onların eviymiş. Okuma imkanı olmamış haliyle. Fakat Hasan kendini oldukça geliştirmiş. Arapça, Fransızca ve Berbericeyi saymazsak 3 dil daha öğrenmiş, İngilizce, İspanyolca ve biraz İtalyanca. Eğitim almamış biri için 3'ü ana dili gibi 6 dil büyük bir başarı bence.

13 Kasım 2015 Cuma

Çöle Doğru Yolculuk




Fes turumuzun ardından istikamet Fas'ın Cezayir sınırında bulunan Erg Çebi çölü. Merzouga şehrine yakın bir çöl burası. Sonraki yazılarımızda ayrıntılı bilgi vereceğiz. Sabah kargodan aldığımız ceketin ceplerini kontrol ettikten sonra arabanın ruhsatına ve diğer dökümanlara kavuşmak bizi nasıl mutlu ediyor anlatamam. Sabahki yaşadığımız bu mutluluk ile yola koyuluyoruz. Ifrane'ye uğradıktan sonra sırasıyla Azrou, Midelt, Erraşit, Erfoud'tan geçeceğiz ve son durak Merzouga olacak. Yaklaşık 500 kilometrelik bir güzergah bizi bekliyor. Akşam saatlerinde inşallah geceyi geçireceğimiz çöl manzaralı kasbaha varacağız. İşte, Fas gezimizde bir günde en fazla yol kat ettiğimiz güzergah, Fes - Merzouga arası.

Güzergahtaki şehir merkezlerinde yemek için mola verebilirsiniz. Yol üzerinde küçük restoranlar da bulabilirsiniz. Biz öğle yemeğini Midelt'te yemeği tercih ediyoruz. Güzergahın tam ortasında kalmış oluyor Midelt. Orada güzel tajin yapan bir restoran var. Ana yol üzerinde Burada hem soluklanıyoruz hem karnımızı doyuruyoruz. 1 saatlik moladan sonra yolumuza devam edeceğiz.

Fas'ta Bir Avrupa Şehri - Ifrane



Bu yazımızda 10 günlük yaşadığımız masalsı Fas turumuzdan bir başka sayfa açacağız. Bu sayfada Fes'ten ayrılıp çöle giderken uğradığımız bir şehir olacak. Paylaşacağımız fotoğraflara baktığınızda, Fas'ta çekildikleri belirtilmeseydi, sanki batı Avrupa'daki küçük bir şehirden çekilmiş zannedebilirdiniz.

12 Kasım 2015 Perşembe

Fes Champs Elysees - Hassan II Bulvarı




Eski şehir görmekten bir süre sonra fenalık geliyor insana. O curcuna ve sıkışıklık içinde yeter be diyebiliyorsunuz. Biraz normal bir yaşantı görmenin zamanı geldi de geçiyor bile. Dar sokaklardan geniş caddelere, yük taşıyan mutsuz eşeklerden, günümüz arabalarına, dumanı tüten sokak kebapçılarından daha hijyenik restoran ve kafelere, insan içini ürperten karanlık alanlardan aydınlık ve geniş meydanlara geçiş yapacağız. Çağ atlayacağız da denebilir. Gerçekten bu iki dünya arasında yıllar var. Biri çok geriden gelirken, bu modern hayata yetişme gayreti de göstermiyor. Ben böyle iyiyim, bana dokunmayın der gibi. Diğeri ise gelişime ve yeniliğe açık günümüz dünyasının felsefesini solumuş gibi. Biz de bu akşam kendimizi Fes'in eski medineden sonra bir diğer yüzü olan modern medineye atıyoruz. En işlek cadde olan Hassan II Bulvarı'nda vakit geçireceğiz, yani Fes'in Şanzelize'sinde

Fes En Eski Tabakhane




Fes'teki en renkli zamanlarımızı rengarenk deri satan dükkanların arasından geçerek ulaştığımız tabakhane bölgesinde yaşıyoruz. Deri dükkanları cıvıl cıvıl bizdeki gibi hakim renk kahverengi ve siyah tonları değil. Eğlenceli renkler ağırlıkta, sarı mavi kırmızı ağırlıkta. Bu durum insanın içini açsa da moda olarak biraz old fasion geliyor bize. Bu yüzden bir ikisine girdikten sonra diğerlerine bakmıyoruz bile. Bizim en çok merak ettiğimiz ise işin vitrin tarafından çok mutfak tarafı. Bu derileri hayvan postundan nasıl ve hangi koşullarda mamul haline getiriyorlar? Fas'a giden arkadaşlardan ve internetteki fotoğraflardan sonra canlı gözlerle görmek ve o atmosferi solumak, iyice merak ettiğimiz tabakhaneye gitmek için bir mağazanın teras katına çıkıyoruz.

Fes El Bali




Gezimizin 3. gününde yine kraliyet şehirlerinden olan eski başkent Fes'teyiz. 1925 yılına kadar başkentlik yapmış, Fas Sultanlığı'na. Osmanlı Berberi ülkelerini başkentleri ile bilirmiş, bu yüzden tüm dünya Morocco derken biz Fas diyoruz. Tunus, Cezayir'de olduğu gibi ülkeler başkentleriyle adlandırılıyor. Ülkenin Kazablanka'dan sonra 2. büyük kenti Fes. Ayrıca araç girişine kapalı en büyük yaşayan şehir (156 bin nüfusa sahip) olarak da dünya rekorunu elinde tutuyor. Biz de haritamızı kapatıp, Fes'teki eski medinenin sokaklarında kaybolmaya hazırlanıyoruz.

11 Kasım 2015 Çarşamba

Volubilis Gün Batımı





Meknes turumuzu sonlandırdıktan sonra güneşi batırmak için Volubilis antik kentindeyiz. Yıllara meydan okuyan sütunlar güneşin ışıklarıyla kızıl renge bürünüyor. Biz de bunun keyfini sürüyoruz. Yaklaşık 45 dakikamızı bu antik kente harcadıktan sonra Wadie'yi şehir merkezine bırakıyoruz. Yolcu yolunda gerek, 60 kilometre uzaklıkta yine bir kraliyet şehri olan Fez'e doğru yola çıkıyoruz.

Zeytin Gözlü Şehir Meknes




Gezimizin 2. gününde Fas'ın kraliyet şehirlerinden biri olan Meknes'i ziyaret edeceğiz. 17. yüzyılda Molla İsmail döneminde burası başkent imiş, kraliyet sıfatı oradan geliyor. Akşam Kazablanka'dan ayrıldıktan sonra 230 kilometre mesafe tekerlek döndürmemiz gerekecek. Yol üzerindeki Muhammet V moselesini ziyaret ettikten sonra, Rabat ile Sale kentlerini birbirinden ayıran ve Atlas Okyanusu'na dökülen Regreg ırmağını geçip, Meknes'e doğru yola devam ediyoruz. Rabat gezimizi iptal ettiğimiz için bu ırmağın kıyısına kurulmuş Udayas kasbahını es geçiyoruz. Akşam saat 11 gibi Meknes'teyiz. Konaklamayı buradaki bir riadta yapacağız.

10 Kasım 2015 Salı

Hicham Kanka ile Beach House



Bu yazımızı bizi Kazablanka'da ağırlayan sevgili arkadaşım Hicham'a ayırıyorum. Kendisi ile üniversite yıllarında tanıştık ve çok birlikteliğimiz oldu. Çok yeyip içtik. 5 yıl kadar oldu, Kütahya'ya ziyarete gelmişti. Biz de Fas turumuzda kendisini görüp hasbi hal edelim istedik. Sağ olsun evinin kapılarını bizlere açtı. Ertesi gün Kazablanka'yı gezdirdi. Çok hoş vakit geçirdik. Çok ısrar etmesine rağmen daha görecek çok yerimiz olduğu ve yaptığımız planı bozmamak için ziyaretimizi uzatmadık. Şenferah ailesi olarak kendisine bu hoş karşılama için tekrar teşekkür ediyoruz.

Merhaba Fas, Merhaba Beyaz Ev (Casablanca)




Fas'ın en büyük şehri Türkçesi beyaz ev anlamına gelen Kazablanka'dan merhaba diyoruz. Akşam saatlerinde uçağımız Muhammet V Havalimanı'na iniyor, pasaport kontrollerini ardından aracımıza atlayıp, Hicham ile buluşmak üzere şehir merkezine gidiyoruz. Fas'taki ilk günümüz böylelikle başlıyor.

Comments