15 Ağustos 2015 Cumartesi

Yağmur Altında Piknik




Hafta sonu hava durumuna aldırış etmeden Gölcük Yaylası'nda piknikteyiz. Yarım saatte bir yağan yağmur sonrası güneş açıyor, tekrar gök gürültülü sağanak yağış, ardından yine güneş. Bu gün hava böyle enteresan bir halde çok kararsız davranıyor. Ne yağmurdan vazgeçiyor, ne de güneşten. Biz ise azmediyoruz, şartlar ne olursa olsun piknik yapacağız.

Gölcük Yaylası'ndan önceki yazılarımda bahsetmiştik, tekrar etmenin bir anlamı olmadığı için tanıtım kısmını es geçiyorum. Eski yazımızın bağlantısını vereyim, meraklısı girip okur belki. Bugün öğleye doğru kahvaltıyı burada yapacağız, biraz gezinti yapıp, yeşillikleri ve göl manzarasını fotoğraflayacağım. Tabi bazı kareler de minti model Azra da olacak. Öğleden sonra da bişeyler yiyip döneceğiz. Önce Azra Hanım'ın fotoğraflarını paylaşmakla başlayayım. Azra dedesi ve babaanesiyle birlikte, göl manzarasını izliyorlar.



Yağmur damlaları aracımızın camlarından akıp gidiyor. araba içinde uykudan yeni kalkmış bir minti, bu damlalarla oyun oynamakta.






4 aylıkken ilk dişimiz çıkmıştı. Önceleri çok fark edilmeyen minti diş artık fotoğraflarda inci gibi parlıyor. Oldukça da keskin dişi var maşallah. Eskiden parmağımı ısırdığında acımıyordu ama şimdi parmağımı kaptırınca kanatıyor bile.



İşte göl kenarındaki piknik yerimiz. Yandaki çardak yağmurlu havalarda da piknik yapabilme imkanı sağlıyor. Yanı başımızda ise bizden sonra gelen kampçılar var. Her yarım saatte gelen sağanak yağmurda biz çardağa kaçarken onlar kurdukları çadırlara sığınıyorlar. Gözleri ise bizde, gitseler de çardağa biz yerleşsek diye bakıyorlar.





Bu fotoğraf size neyi anlatıyor? Ölüm ile yaşam diyebilir miyiz? Dünyaya pembe rengiyle albeni dağıtan bu çiçek, bir gün gelecek solgun düşecek ve önceki albenisinden hiç bir eser kalmayacak. Yaşam döngüsünün güzel örneklerinden biri bence.



Yazımızı Gölcük Yaylası'ndan çeşitli manzaralarla bitiriyoruz.







0 comments :

Yorum Gönder

Comments