7 Haziran 2015 Pazar

Jeita Grotto - Jeita Mağarası



Lübnan gezimizde artık Beyrut dışına çıkıyoruz. Beyrut coğrafi konum olarak Lübnan'ın tam olarak orta batısında yer alıyor. Bir günümüzü kuzeye, bir günümüze güneye ve çeşitli sebeplerden dolayı sonradan iptal ettik ama bir günümüzü de doğuya ayırmayı planlamıştık. İlk rotamızda kuzey sahil şeridinde bulunan Jeita Grotto, Harissa ve Biblos liman kenti var. Jeita Grotto, Türkçesiyle Jeita Mağarası başkent Beyrut'a 18 kilometre mesafede kalıyor. Burası neresi sorusunu, tek bir cümleyle özetlersem, bugüne kadar gördüğümüz en görkemli mağara diyebilirim. Arabamızı park edip, bilet gişesine yöneliyoruz. Giriş kişi başı 12 dolar, mağara içinde yapılan tekne turu ve teleferik, tren kullanımı için ekstra ücret alınmıyor.



Jeita Grotto 2 kattan oluşan dev bir mağara. Üst kattan gezintiye başlayacağız. Giriş noktasından üst mağaranın girişine kadarki ulaşımı teleferikle sağlıyorlar. Ayrıca traktörden bozma tren taşımacılığı bir diğer alternatif. Yok ben yürümek istiyorum diyorsanız da kimse sizi tutup teleferiğe ya da trene bindirmiyor. Biz teleferik ile çıkıyoruz üst mağaraya. Mağara içinde fotoğraf çekimine izin verilmiyor, çantalar ve telefonlar toplanıyor. Gezilerde beni sinirlendiren, hiç sevmediğim bir durum bu. Oraya kadar gidiyorsunuz, bir tek kare alamadan geri dönüyorsunuz. Olacak iş değil. İçeride de bir çok görevli var. Velhasıl mağaranın içinde fotoğraf çekemedik. (Sitede yayınladığım mağara içi fotoğraflar internetten alınmış fotoğraflardır.) Mağaranın nemi girer girmez hissediliyor ve derinlere doğru yürüdükçe nem oranı artıyor. Karstik kireç taşlarından yıllar içinde oluşmuş devasa sarkıtlar, dikitler ve kolonlar mağaranın her köşesinde insanı büyülüyor. 2 kilometrelik keşfedilmiş alanın 750 metresi ziyarete açık. Doğal dokuyu bozmadan yapılmış yürüyüş yolu üzerinde gezilebiliyor. Yürüyüş yollarında yukarıya bakmak cesaret istiyor, çünkü sarkıtlarla göz göze gelmek çeşitli felaket senaryoları kurduruyor insana. Bu sarkıt tam geçerken düşse şöyle olur böyle olur diye zaman zaman vesveseyle geziniyoruz. Yaklaşık 45 dakika kadar mağaranın içinde turluyoruz ve girdiğimiz aynı noktadan alt mağaraya gitmek için çıkıyoruz.



Yukarıda gördüğünüz tekerlekli tren ile alt mağaraya gidiyoruz, arası 300 metre filan. İstenirse yürüne de bilir. Jeita Grotto'nun asıl görülmesi gereken yeri burası. Çünkü mağara içinde diğer yerlerde olmayan bir sürpriz bekliyor ziyaretçileri. O da mağaranın içinden geçen derenin durgun suyu üzerinde tekneler ile gezinti yapmak. Buradaki en keyifli deneyim şüphesiz bu olay. Alt mağara 7-8 kilometreye kadar uzanıyor olmasına rağmen 700 metresi keşfedilmiş durumda. Daha uzağa kanolarla belki gidilebilir, çünkü belli bir noktadan sonra su daralıyor. Bazı noktalarda ise sarkıtlar baş hizasına geliyor. Kaptanın yönlendirmeleri olmasa ve biraz dikkatsiz olsak, başımızı bu dev sarkıtlara çarpmamız an meselesi. Mağaranın aydınlatması rüyalar aleminde hissettiriyor ama geçmek zorunda olduğumuz bazı kör noktalar ise karanlıktan kalmış. Buralardan geçerken içimiz ürperiyor. 10-15 dakikalık bir tekne turunun ardından alt mağarayı da turladıktan sonra bu rüyamsı alemden kazasız belasız ayrılıyoruz.








Jeita gezintimiz, mağaralardan çıkıp kafeslerdeki sincap ve kirpiyi besledikten sonra bitiyor. Uzun bir teleferik yolculuğunun ardından sonraki durağımız Harissa olacak. Lübnan gezimizin Harissa bölümünde görüşmek üzere.


0 comments :

Yorum Gönder

Comments