7 Haziran 2015 Pazar

Biblos (Cübeyl) - Finike Antik Liman Kenti




Harissa'yı ziyaret edip, sıfır rakıma indikten sonra yönümüzü kuzeye yöneltip sahil şeridinden ilerlemeye devam ediyoruz. Sahil şeridinde 2 tane yol var. Otoyol ve kıyı şeridini izleyen eski sahil yolu. Otoyol, haliyle çok şeritli ve eski sahil yoluna göre daha düz ilerliyor. Bizim vaktimiz bol olduğu için eski yoldan gitmeyi tercih ediyoruz. Bir yanımızda Akdeniz, diğer yanımızda palmiye ağaçları ve Lübnan'ın küçük sahil kasabaları.

Lübnan'ın bugünkü topraklarında Antik çağda Fenikeliler hüküm sürmüşler. Antik Çağ dediğimizde insanlık tarihinden başlayıp, Orta Çağ'a kadar ki süre gelen zaman aralığı akla gelir. Fenikeliler Antik Çağ'ın İsa'dan önce 1200 yıllarından yine İsa'dan önce 500'lü yıllara kadar mevcudiyetlerini korumuşlar. Bu kavim, limanlar kurarak başta Mısır olmak üzere tüm Akdeniz'e komşu olan devletler ile ticaret yapmışlar. Fakat devlet olarak iyi teşkilatlanamakdıkları için zaman içinde Mısır'ın hakimiyeti altında tarih sahnesinden silinmişler. Geriye onlardan antik şehirler kalmış.

Biblos'un tarihini 7000 yıl önceye dayandırıyorlar ve dünyanın yerleşim yeri olarak günümüze gelen en eski şehirlerinden kabul ediyorlar. Biblos tarih boyu bir çok kavmin vatan toprakları olmuş, en parlak zamanlarını da, Mısır firavunları zamanında Fenike sahilinin yani Lübnan'ın bugünkü topraklarının bulunduğu sahilin, dini ve ticaret başkentiyken geçirmiş. Asıl ismi Arapların da kullandığı isim olan Cübeyl, Yunanlılar tarafından Biblos olarak anıla gelmiş. Batılılar kutsal kitapları Bible'ın isminin de bu kentten geldiğini söylüyorlar.



Kentin sembolü antik kalesi ve limanı diyebiliriz. Kale biraz restore edilmiş, içini gezme imkanı sunuyor. Kaleden denize doğru bakınca Orta Çağ duvarlarının kalıntıları gözünüze çarpmakta. Kalenin tam kapanma vaktine denk geliyor bizim Biblos'a gelmemiz. 20 dakika kadar kaleyi turladıktan sonra düdük sesleri ile görevliler ziyaretçileri boşaltıyorlar ve bizde buradan ayrılıp limana doğru yürümeye başlıyoruz.






Limana giderken yol üzerindeki taş evlerin bahçeleri renkli renkli sunumlar yapıyor. Mor, turuncu, sarı, kırmızı rengarenk çiçekler tüm bahçe duvarlarını sarmış bir vaziyette, güzel bir karşılama yapıyor bu küçük kasabaya gelenleri. Tarihte önemli bir limana sahipken, günümüzde çok küçük bir balıkçı limanı görünümünde Biblos bizim tabirimizle Cübeyl. Limanın yanındaki sete oturup, yarım saat, kırkbeş dakika kadar güneşin batışını izliyoruz.








Biblos'tan ayrılma vakti geldi. Döün istikametindeki bir kilisede düzenlenen düğün merasimine göz atıp, taş evler arasından limandan ayrılıyor. Taş evler arasında restoranlar da bulunuyor. Eğer buraya yolunuz düşerse bir uğrayın derim. Balık çeşitlerinden yöresel yemeklere kadar ne isterseniz bulabilirsiniz.




Biblos kendi halinde, kalesi olan, limanı olan şirin bir kasaba. Genelde sakin bir akşam geçirmek ya da güzel bir akşam yemeği yemek isteyen Lübnanlıların geldikleri bir yer. Lübnan'a geldiyseniz mutlaka bir akşamınızı burada geçirin.

Lübnan gezimizin en dolu dolu günü bugündü diyebilirim. Jeita Grotto, Harissa ve Biblos bizde çok farklı etkiler bıraktı. Buradan biraz daha kuzeye gidilerek Trablus şehri ziyaret edilebilir. Şehir hayatından biraz uzaklaşmak istediğimiz için biz Lübnan'ın kuzey kısmındaki gezimizi Biblos'ta bitiriyoruz. Şimdi ayrılık vakti. Hoşça kalın.


0 comments :

Yorum Gönder

Comments