10 Haziran 2015 Çarşamba

Lübnan Yemekleri




Lübnan gezi yazılarımızın en lezzetli kısmına başlıyoruz. İştah açıcı Lübnan yemeklerinden bahsedeceğiz. Lübnan'da ne yediniz diye soranlara zahter, bulgur, nohut ve çeşitli mezeler yedik diyebilirim. Beğendiniz mi diyenlere de tatları da damağımızda kaldı derim. Lübnan mutfağının biraz Doğu, biraz Akdeniz, biraz da Arap esintileri taşıdığı söylenir. Doğrudur. Doğudan bulgur ve acı baharatları almış, bir çok yemeğin ana maddesi bulgur, tabule ve kibbede olduğu gibi. Akdeniz'den deniz ürünleri ve zeytinyağlıları almış. Yemeklerin sunumu ve servis edilmesi de Araplara özgü, ekmek olarak kubiz denilen lavaşlar her sofrada yerini buluyor.

9 Haziran 2015 Salı

Lübnan Sahilleri




Hafta sonu yapacağımız Bekaa Vadisinde bulunan Baalbek ziyaretimizi Couchsurfing  ile yapacaktık. Fakat termin aldığımız arkadaşın yakını hastaneye kaldırıldığı için Pazartesi'ye ertelemek durumunda kalıyoruz. Buranın Hizbullah'ın kontrolünde olduğunu ve 5 noktada askeri kontrol yapıldığını öğrenince de ziyaretimizi iptal edip, 2 gün deniz tatili yapmaya karar veriyoruz. Muhtemelen bir şey olmaz ama, olur ya kaşımızı gözümüzü beğenmezler, 3 buçuk aylık yavru ile gideceğiz, riske atmayalım diyoruz. Baalbek'te ne var, neyi göremeyeceğiz? Fenikeliler tarafından inşa edilmiş, Romalılar döneminde kullanılmış, Türkiye'de alışık olduğumuz antik bir kent göremeyeceğiz. Biz bunun yerine tur programımızı revize ederek Lübnan turumuzun son 2 gününü Akdeniz sahillerinde geçireceğiz.

8 Haziran 2015 Pazartesi

Sayda (Sidon)




Lübnan gezimizdeki yorucu saatlerin ardından bu günü yine bir sahil şehrinde sonlandırıyoruz. Lübnan  dağındaki saraylardan sonra sıfır rakımda hem günün yorgunluğunu atacağız, hem de denizden esen meltem ile serinleyeceğiz. Evet, bu akşam güneşi Sayda'da batacak. Sayda, Beyrut'un güneyinde Hizbullah kontrolündeki 200 bin nüfuslu, Lübnan'ın Beyrut ve Trablus'tan sonra üçüncü büyük şehri. Pek gezilecek görülecek yeri bulunmayan bu şehir, denizin üzerindeki kalesi ile ünlü, bir de kilometrelerce uzayıp giden sahiliyle.

Beiteddin Sarayı




Lübnan gezimiz boyunca buram buram tarih kokusu çekiyoruz içimize. Eğer tarihle aranız pek yok ise Lübnan geziniz sıkıcı bir hal alabilir. Birazdan yolumuzu tekrar tarihten bir sayfa ile keseceğiz. Ne kadar tarih derseniz 18. yüzyılın sonları kadar. 200 yıl önce inşa edilmiş, her bir yanı özene bezene yapılmış, Türk mimarisini de her noktasında hissettiren, oldukça geniş bahçeli bir emir sarayını ziyaret edeceğiz. Deir Al Qamar'dan yaklaşık 5 kilometre mesafede derin ve sarp vadi ile ayrılmış Beiteddine kasabasında inşa edilmiş, işte Beiteddin Türkçesiyle Din Sarayı...

Deir Al Qamar




Gezimizin bu bölümü Lübnan'ın güney yakasını keşfetmekle geçecek. Eski Lübnan mimarisinde yapılmış binalar, saraylar ve bereketli topraklar bugün göreceğimiz yerler arasında. Rotamızda Deir Al Qamar kasabası il durağımız olacak, burayı gördükten sonra hemen ötesindeki Beiteddine Sarayı'na geçeceğiz. 19. yüz yılın son miraslarından olan bu sarayı baştan ayağa gezeceğiz. Akşam yine sahildeyiz, Sayda'da.

7 Haziran 2015 Pazar

Biblos (Cübeyl) - Finike Antik Liman Kenti




Harissa'yı ziyaret edip, sıfır rakıma indikten sonra yönümüzü kuzeye yöneltip sahil şeridinden ilerlemeye devam ediyoruz. Sahil şeridinde 2 tane yol var. Otoyol ve kıyı şeridini izleyen eski sahil yolu. Otoyol, haliyle çok şeritli ve eski sahil yoluna göre daha düz ilerliyor. Bizim vaktimiz bol olduğu için eski yoldan gitmeyi tercih ediyoruz. Bir yanımızda Akdeniz, diğer yanımızda palmiye ağaçları ve Lübnan'ın küçük sahil kasabaları.

Harissa




Bir sonraki uğrak yerimiz Harissa tepesi olacak. Jeita'dan sonra tekrar Akdeniz kıyısına iniyoruz. Harissa'ya varabilmek için sıfır rakımda kuzeye doğru tekerlek döndürüyoruz. Beyrut'a yaklaşık 25 kilometre mesafedeki Jounieh kıyı kentine varınca, şehir merkezinde yakın bir noktaya arabamızı park edip, Harissa'ya çıkmak için teleferiğe doğru yürüyoruz. Birazdan bizi 650 metre rakımda eşsiz Jounieh ve ufukta Beyrut manzarası bekliyor olacak.

Jeita Grotto - Jeita Mağarası



Lübnan gezimizde artık Beyrut dışına çıkıyoruz. Beyrut coğrafi konum olarak Lübnan'ın tam olarak orta batısında yer alıyor. Bir günümüzü kuzeye, bir günümüze güneye ve çeşitli sebeplerden dolayı sonradan iptal ettik ama bir günümüzü de doğuya ayırmayı planlamıştık. İlk rotamızda kuzey sahil şeridinde bulunan Jeita Grotto, Harissa ve Biblos liman kenti var. Jeita Grotto, Türkçesiyle Jeita Mağarası başkent Beyrut'a 18 kilometre mesafede kalıyor. Burası neresi sorusunu, tek bir cümleyle özetlersem, bugüne kadar gördüğümüz en görkemli mağara diyebilirim. Arabamızı park edip, bilet gişesine yöneliyoruz. Giriş kişi başı 12 dolar, mağara içinde yapılan tekne turu ve teleferik, tren kullanımı için ekstra ücret alınmıyor.


6 Haziran 2015 Cumartesi

Panoramik Beyrut Turu




Koştur koştur bir gezi planlamadık bu kez, vaktimiz oldukça fazla. Gezi boyunca bazı günler arabamızdan inmeden 2-3 saat Beyrut'un ara sokaklarında kaybolduğumuz oldu. Yön bulmak çok kolay Beyrut'ta. Sahile doğru sür arabayı, batıya çevir direksiyonu, Korniş'i takip et, yoğun trafikten sonra Hamra'dasın. Bu yazımda Beyrut şehir merkezinde arabadan çektiğim fotoğraflardan bir derleme sunacağım.

5 Haziran 2015 Cuma

Downtown - Beyrut




Beyrut farklı karakterlere sahip 5 görülesi bölgeden oluşuyor. Bunlardan biri Hamra idi, önceki yazımızda bu bölgeden bahsetmiştik. Bir diğer bölge ise şehir merkezinin ve parlamento binasının bulunduğu Downtown. Savaştan en çok yara alan bölgelerin başında geliyor Downtown. Fakat günümüzde yenilenmiş haliyle karşımıza çıkıyor. Bazı noktalarda dönüşüm çalışmaları devam ettiğini görüyoruz ve ara ara eski binaların varlığını korumasından dolayı bu dönüşümün 5-10 yıl daha süreceği kanaatine giriyoruz. Bu haliyle Beyrut, bölgedeki kültürel ve ekonomik gücünü geri almış bir devlet başkenti izlenimini veriyor. Downtown sokaklarında keyifli yürüyüşümüz başlıyor. Türk mimarisinin üzerine, Fransızların etkisini iliklerine kadar işlemiş Arap kültürüyle harmanlanmış mekanların arasında dolaşıyoruz.

4 Haziran 2015 Perşembe

Korniş - Beyrut (Corniche Al Manara)




Lübnanlıların en büyük eğlencelerinden biri Korniş'te vakit geçirmek. Her Lübnanlı kendi alışkanlıklarına göre yapıyor bunu. Sabahın erken saatlerinde koşmayı sevenler ile Korniş'teki ilk hareketlenme başlıyor. Bisiklet ile turlayanlar, paten yapanlar akşama doğru dolduruyorlar Korniş'i. Sonrasında aileler de çoluk çocuk bu hareketliliğe dahil olup, akşam vaktinden geceye kadar sahil yolundaki geniş kaldırımları maksimum yükle zorluyorlar.

3 Haziran 2015 Çarşamba

Hamra - Beyrut




Lübnan etnik olarak tamamına yakını homojen olmasına rağmen dinsel olarak Hristiyanlar ile Müslümanlar ülkede birlikte yaşıyorlar. Lübnan iç savaşı da işte bu dinsel ayrılıktan dolayı çıkmış. İsrail devletinin kurulmasıyla Filistinli mülteciler Lübnan'daki Müslüman nüfusu artırmış ve dini çatışmaların fitili ateşlenmiş. Gruplar silahlanmış ve yıllarca birbirleriyle savaşmışlar. Hizbullah da iç savaş sırasında güney Lübnan'da kurulmuş, özellikle doğu Lübnan'da oldukça seviliyor, sözü geçmişken belirteyim. 1975'te başlayan iç savaş 1990 yılına kadar sürmüş. Günümüzde Müslüman nüfus yarıdan biraz fazla ve yönetim onların elinde bulunuyor. Lübnan tarihini azar azar gezi yazılarının aralarına serpiştireceğim. Şimdi Hamra'ya dönüş yapalım. Hamra bölgesi Beyrut'un batısında yer alan bir Müslüman mahallesi. Ayrıca Hamra Caddesi de Beyrut'un en önemli caddelerinin başında yer alıyor. Trafiğin tek yönlü aktığı caddede sağlı sollu bulunan mağazalar, restoranlar, kafeler ve hoteller, burasını bir cazibe merkezi haline getiriyor. 2 büyük üniversitenin ana kampüslerinin bu bölgede olması da bu mahalleyi hareketlendiren bir başka faktör.

Comments