26 Ekim 2014 Pazar

Yedigöller




Bugün Bolu'daki ikinci günümüz. Programımızda Yedigöller Milli Parkı'nda gezinti yapmak ve içimizi huzurla ısıtmak var. Bolu merkezden kuzey yönünde 40 kilometre mesafede yer alan Yedigöller'e 2 farklı güzergahtan ulaşmak mümkün. Birinci güzergah Bolu merkezden, diğer güzergah ise Ankara-Zonguldak kara yolu üzerindeki Bolu'nun Mengen ilçesinden batıya doğru 53 kilometrelik mesafeden oluşuyor. Her 2 ulaşım yolunun büyük bir kısmı stabilize. Bu durumu dikkate almakta fayda var. Çünkü kış aylarında sadece Mengen yolu ulaşım sağlıyormuş. Kış aylarında gidecekler için gitmeden bunu araştırmalarında fayda var. Biz Abant'a daha yakın olduğu için Bolu üzerinden gitmeyi tercih ediyoruz. Yedigöller yoluna girdikten 5-10 kilometre sonra oldukça virajlı, toprak yol başlıyor. Sonunda doğa harikası Yedigöller ve yol boyunca sizi takip eden eşsiz manzarası olmasa bu yol çekilmez. Ara ara verdiğimiz fotoğraf molalarıyla beraber yaklaşık 1 buçuk saat içinde Yedigöller Milli Park girişine ulaşıyoruz.


Bu turumuzdaki yol fotoğraflarını ayrı bir yazıda paylaşacağız ama Yedigöllerin çetin yollarından bir kaç kareyi vermek istiyorum. Yedigöller Milli Parkı, doğa severler için her mevsim tazeliğini koruyan bir tabiat harikası. Bunu yol boyunca yolunuzun kesiştiği motor tutkunlarından ve manzarayı seyre dalan fotoğrafçılardan anlayabiliyorsunuz. 





Yedigöller, isminin nereden geldiğini tahmin etmek zor olmasa gerek. Yedi tane gölden geliyor. Bunlar İnce Göl, Sazlı Göl, Nazlı Göl, Kuru Göl, Derin Göl, Büyük Göl ve Serin Göl. Milli parkın girişinde İnce Göl karşılıyor gelen ziyaretçileri. Hemen arkasında Sazlı Göl var. Yedigöller'in tamamını gezmeniz için bir kaç alternatif sunayım size. Bir uçtan diğer uca 1 buçuk kilometre kadar kuş bakışı mesafeye sahip Yedigöller. Yürüyeyim derseniz arazinin engebeli olduğundan dolayı bu mesafe artacaktır. Hava yağışlı ise şelalenin bulunduğu noktalar aşırı çamurlu olacaktır. Ona göre giyinmenizi öneririz. Birinci alternatif girişe aracı koyup göllerin ve şelalelerin arasından yürümek ve ana yoldan geri dönmek. İkinci alternatif ise üşengeçler için veya yürüyemeyenler için; ana yoldan aracınızla gidip, göllerin kenarında durmak. Bu şekilde de tüm gölleri görmeniz mümkün. Milli parkın girişindeki haritanın fotoğrafını çekmeniz göllerin yerini bulmanız için faydalı olacaktır.




Biz tüm gölleri yürüyerek dolaşmaya karar veriyoruz. Aralarda kurulan kamp çadırlarını görüyoruz. Piknik yapanlar, mangalcılar ve tur grupları da bizden başka Yedigöller'e ziyarete gelenlerden. Fotoğrafçılar yine her yerde. Fotoğrafçılar için oldukça malzeme çıkar bu enfes doğa harikasından. Burada insan günlerce sıkılmadan yaşayabilir. Sonbaharın sıcak renkleri, yağan yağmur ve sisle birleşince doyumsuz kareler çıkıyor kendiliğinden. Sadece deklanşöre basmak kalıyor bizim için. 



Bölge tahmin edeceğiniz gibi geniş bir floraya sahip. 240'a yakın farklı bitki türü varmış. Karışık ağaçlardan oluşan ormanın içinde yürürken ağaçların üzerinde renkli mantarlar ilgimizi çekiyor. 



Nazlı Göl ile Derin Göl arasında bulunan dilek çeşmesi ve küçük şelaleler akıp gidiyor...






Fotoğrafta bir insanın olması ona hayat verir, bir yaşanmışlık katar. Fotoğraftaki insan, durağan kareyi hareketlendirir. İnsanın yüzündeki etki fotoğrafa yansır. Bazen neşesiyle canlandırır, bazen asi bakışıyla ciddiyet kazandırır. Ben de fotoğraflarımda modellere yer vermeyi seviyorum. Artık aradığım modeli de buldum. Aşağıda sunduğum sonbahar renkleriyle uyumlu kıyafet ile çekilen 2014 sonbahar kreasyonu için sevgili karıma teşekkür ederim.








Yarın ki yolumuz Gölcük Milli Parkı'ndan geçecek. Görüşmek üzere, huzurla kalın.

0 comments :

Yorum Gönder

Comments