27 Ekim 2014 Pazartesi

Gölcük - Bolu




Gezimizin son günündeyiz. Bolu'da göl göl geziyoruz. Abant, yedigöller derken 9. göl olan Gölcük'teyiz. Bolu merkezin güneyinde 16 kilometrelik asfalt yol ile çıkılan Gölcük Milli Parkı, masalsı haliyle insanı büyülüyor. Milli parka girince ilk dikkatimizi her yerin bakımlı ve temiz olması. Hafta sonları muhtemelen kalabalık olan Gölcük, bizi oldukça sakin karşılıyor. Gölün etrafında araçla dolaşmaya izin verilmemesini, bu sakinliği koruyan bir artı diyebiliriz.

Mevsim olarak sonbaharın getirdikleri, havadaki sis ile birleşince fotoğraflarımıza gizem katıyor. Puslu hava uzakları belirsizleştiriyor. Gölcük'ün simgesi şirin ev de bu sisten nasibini alıyor. Uzaktan gizemli durmuyor mu? Öğreniyoruz ki bu şirin ev Orman ve Su İşleri Bakanlığı'nın bir misafirhanesiymiş. Bu fotoğrafı gördükten sonra hemen hemen herkesin aklından geçen: "Keşke böyle bir yerde hayat sürsem." değil mi dostlar? Gölün kenarında, arkamda bol oksijen üreten orman, cıvıldaşan kuşlar hayatın keşmekeşliğinden uzak sakin bir hayat. Hayali bile ne hoş oluyor. Bu masalsı hayali fotoğraflara sığdırmaya çalışıyoruz.




Bakalım 4 yapraklı yoncayı bulabilecek misiniz?



Suda oluşan ebru...


Zaman zaman yağmur hızlanıyor ama şikayetçi değiliz. Nasıl Gölcük''ün simgesi bu şirin ev ise, sonbaharın renk cümbüşü, yağmurun sesi ve toprak kokusu da içimizi ısıtan huzurun simgesi. 


Göle ev sahipliği yapan ördekler ara sıra sudan çıkıp mangalcıların ellerine bakıyorlar. Biz de bu ördek sürüsünü geri çevirmiyor, elimizdeki ekmeklerle besliyoruz. Karınları doyan ördek arkadaşlar yaşama alanlarına geri dönerlerken...


2014 Sonbahar kreasyonu çekimlerine Gölcük'te devam ediyoruz. ;)





Bu güzellikler karşısında daha fazla söz söylemek anlamsız olacaktır. Çünkü bu güzelliklerin tasviri için bu güzellikler kadar güzel cümle kurmak lazımdır ki bu zor bir iştir. Güzeli tarif etmeye ne hacet, güzel güzeldir diyerek noktayı koyalım.

0 comments :

Yorum Gönder

Comments