21 Haziran 2014 Cumartesi

Zelve Açık Hava Müzesi




Zelve Açık Hava Müzesi, Göreme'dekinden daha geniş alana yayılmış. Yürüyüş parkuru vadi kenarlarına yapılmış ve arazi engebeli olduğundan kestirmelerden geçmek mümkün değil. Yani geri dönme gibi bir durum yok. Parkuru gidiş yönünde tamamlamak zorundasınız. Müzeyi gezmeye başlamadan bu durumu göz önünde bulundurmakta fayda var. Çünkü bir süre sonra hep benzer mağara, kaya, taş artık yetsin diyebiliyor insan.

Zelve Açık Hava Müzesi'ne de giriş ücretli. İndirimli müze kartımız burada da işimizi görüyor. Diğer açık hava müzesiyle kıyaslayacak olursak, burası biraz bakımsız geliyor. Yine kayalar içine oyulmuş kiliseler, sığınaklar var. Ama hiç biri Göreme'dekiler kadar renkli değil. Parkur üzerindeki hemen hemen tüm kaya mağaraları benzer nitelikte. Bu yüzden hepsini göreceğim diye yüksek merdivenleri çıkmanıza gerek yok. 





Parkuru yarıladıktan ve dönüş yoluna girmeye yakın taştan yapılmış bir cami dikkatimizi çekiyor. Dört sütun üzerinde duran minare de oldukça ilginç. Hep kilise kilise, hiç mi müslümanlar yaşamamış buralarda derken, karşımıza çıkan cami bizi mahcup bırakmıyor.


Bazı kayalara mağaraların yanında kuşlar için de küçük oyuklar açılmış. Buralarda güvercinlerin yuva yaptıklarını görüyoruz. Geçmişte kimler yaşadı bu mağaralarda, neler yaşandı kim bilir? Günümüzde boş kalmış mağaralar, sahipsiz bırakmışlar Zelve'yi. Artık tek sahipleri güvercinler... Ne kilisede ibadet eden görüyoruz, ne de camide namaz kılan birine rastlıyoruz. Güvercinlerin ev sahipliğinde geçici ziyaretçiler fotoğraf çekip gidiyorlar. İşte Zelve Açık Hava Müzesi'nden son kare.

0 comments :

Yorum Gönder

Comments