24 Haziran 2014 Salı

Gölcük Balık Deneyimi




 Uzun yolculuğun bedenimize getirdiği yorgunluk, derin uykunun ve ev ortamının getirdiği rahatlığın sayesinde bedenimizden atılıyor ve dinç bir şekilde güne merhaba diyoruz. Gezimizin beşinci gününde Simav'dayız. Bugünkü planımızda Gölcük Yaylası'nda balık tutma, Eynal Kaplıcaları'nda domates serası ziyareti ve hamam keyfi, akşamına da sazlı sözlü eğlence bulunuyor.

Sabah kahvaltı ardından muhabbet derken öğle oluyor. Hızlıca hazırlandıktan sonra ailecek kendimizi Gölcük Yaylası'nda buluyoruz elimizde oltalar ile. Dingin göl manzarası  karşısında bir yandan mangal yanıyor, bir yandan da oltalar atılıyor birer birer. Uçlarına takılan ziller sayesinde balığın geldiğini anlıyoruz. Zaman zaman yerimizden kaldırıp koşturuyor zil sesleri. Çektiğimiz misinanın ucu bazen boş oluyor, bazen dolu, bazen de dopdolu, çifter çifter yani. Bu anı hemen donduruyoruz.


Mangal başında sohbet muhabbet eksik olmuyor. Rus misafirlerimizle 1 hafta oluyor neredeyse, beraberiz. Artık aralarında Rusça konuşmalarını mimiklerinden filan anlıyoruz, onlar da bizi anlıyorlar dil farklık olsa da. Annem ve babam ile misafirlerimiz arasında çoğu zaman çevirmenlik Görevi Gülsüm'e düşüyor. Toefl puanı sayesinde aradaki iletişimi sağlıyor. :) Biz genelde Dimitry ile fotoğraf çekip fotoğraflarımızı yarıştırma peşindeyiz. Canon ile Nikon çelişmesi var aramızda.







Bir kaç balık tutuyoruz daha doğrusu babam tutuyor. Tuttuklarımızı azat ediyoruz. Bizimkisi sportif balıkçılık. Balık deneyiminden sonraki aktivitemiz domates serasına dalıp, domates toplamak olacak. Domatesin gezimizdeki yerini sonraki yazımda anlatacağım. Çok güleceksiniz.

0 comments :

Yorum Gönder

Comments