1 Mayıs 2014 Perşembe

Yaşayan Osmanlı Köyü - Cumalıkızık




Cumalıkızık Köyü, Osmanlı'dan bize korumamız gereken bir miras. Diğer Kızık köylerinin aksine ayakta kalarak Osmanlı'nın kırsal mimarisinin günümüze taşımayı başarmış ender köylerden biri. Cumalıkızık Köyü ve diğer Kızık köyleri Osmanlı İmparatorluğunun kurucusu Osman Bey'in oğlu olan Orhan Bey'in Bursa'yı almasıyla Uludağ yamaçlarına kurulmuşlar. Kızık bildiğiniz gibi Oğuzların 24 Türk boyundan biri. Kurulan köyler Türkmenlere açılmış ve zamanla Osmanlı'nın mimarisine göre şekillenmişler. Fakat günümüzde sadece Cumalıkızık özgünlüğünü koruyabilmiş. Köyün ismi de cuma gününden geliyor. Civar köylerdeki köylüler cuma namazı için Cumalıkızık Köyü'nde toplanıyorlarmış. Bu yüzden Cumalıkızık adı söylene gelmiş.


Sabahın erken saatlerinde geliyoruz bu şirin köye. Kestel'i geçtikten sonra şehir merkezine varmadan sola dönüyoruz. Dar ve virajlı yoldan 5-6 kilometre gittikten sonra ulaşıyoruz Cumalıkızık Köyü'ne. Serpme köy kahvaltısı ile güne merhaba deyip enerji depoluyoruz. Ayaklarımız çok adım atacak bugün.


2 katlı, 3 katlı cumbalı evlerin arasında Cumalıkızık turumuz başlıyoruz. Evlerin renkleri oldukça canlı, pastel renklerle boyanmış. İnsanın içini ısıtan sıcaklıkta. Köyün içine doğru girerken sağlı sollu bir çok yerel satıcı tezgahlarıyla ziyaretçilerin uğrak yeri. Tezgahlarda satılanlara göz atarak köy merkezine doğru ilerliyoruz.





Arnavut kaldırımları ile dar sokaklarda yürümeye devam ediyoruz. Bu tarz taşlarla gelişi güzel döşenmiş kaldırımlara Arnavut kaldırımı denmesinin sebebi. Avrupa'da o dönemde bu taşların Arnavut işçiler tarafından döşeniyor olması. Bunu da genel bilgi olarak paylaşmak istedim. Köyde dikkatimizi çeken 2 önemli nokta var. Birincisi; köy merkezine araç girişinin olmaması. Bu durum hem görüntü hem de doğallık açısından önemli. İkinci nokta ise; koruma altındaki köy evleri oldukça bakımlı geliyor gözümüze.



Köylerde boya, deterjan veya yoğurt kutularının asıl işlevlerini tamamladıktan sonra emekli olmak yerine görevlerini saksı olarak devam ettirmeleri gelenek halini almıştır. Geniş kapılı bir evden içeri sokulduğumuzda avluda karşılaştığımız görüntü, bu geleneğin Cumalıkızık'ta da yaşatıldığının kanıtı gibi karşımıza çıkıyor.


Yamaçtan akan su sızıntısı kaldırımların ortasından akarak köyün yanındaki tarlalarda sulama amaçlı kullanılıyor. Bu arada köyün zıpkın delikanlısı da biz turlarken makinemize bakış atmaktan geri kalmıyor. 



Zamanında içi boşaltılarak su kabı olarak kullanılan su kabakları şimdilerde süs meteryali olarak kullanılıyor. Çeşitli boylarda evin girişine asılmış su kabakları bize fotoğraf malzemesi oluyor.






Cumalıkızık'ta 1 saat'e yakın vakit geçirdikten sonra Osmanlı kuruluş dönemini devleti erkanını ziyaret etmek için geldiğimiz yoldan Bursa merkeze yollanıyoruz.

0 comments :

Yorum Gönder

Comments