21 Haziran 2014 Cumartesi

Avanos




Kapadonya gezimiz tüm heyecanıyla devam ederken, gözlerimiz kayaları, taşları ve mağaraları görmekten yeşile ve suya hasret çekmeye başlıyor. Zelve Açık Hava Müzesi'nden Avanos'a yaklaştığımız sırada Kızılırmak durgun suları ile içimize su serpmeyi başarıyor. İşte Avanos ve Kızılırmak Nehri. Kızılırmak Türkiye sınırlarında doğan ve denize dökülen en uzun nehrimiz. Kızılırmak manzaralı ağaç gölgeli bir kafeye oturup limonata içip serinliyoruz.


Nevşehir'e bağlı Avanos ilçesi bu bölgede testi ve çömlekleriyle meşhur. Bölgede kullanılan tüm testi ve çömlekler burada üretiliyor. Bir çok esnaf günümüzde hala bu çanak, çömlek işleri sayesinde karın doyuruyor. Topraktan yapılan su testileri, yoğurt kapları, bardaklar, vazolar ve süs eşyaları hem satılıyor, hem de üretilirken izlenebiliyor. Su testisinin suyu soğuk tuttuğunu biliyoruz. Pişirilen toprağın gözenekli yapıya sahip olmasından dolayı içindeki suyu dışına geçiriyor. Sıvı halden buhar haline geçen su enerji kaybediyor ve soğuyor. Testi soğuk olunca da içindeki su ısınmıyor, soğuk kalıyor. Yoğurt kapları da aynı şekilde. Ev yapımı yoğurt için çok kullanışlı. Bu kaplar sayesinde sulanmayan kalıp gibi yoğurt yapabilirsiniz.

Biz de meraklı gözler ile bir üretim tesisine sokuluyoruz. Usta başlıyor anlatma. Toprak şöyle yoğurulur, böyle şekillenir diye. Bir yandan da üretim tezgahında döndürüyor çarkı. Usta parmaklar ile başlıyor çamura şekil vermeye. Kısa bir süre sonra ham çamur şekil almaya başlıyor.



Su ile ellerini ıslatıp, dönen çark üzerindeki çamur artık bir vazo görünümü almaya başlıyor. Ustamız bunun en basitlerinden olduğunu söylüyor. Dilerseniz deneyebilirsiniz diye ekliyor. Biz de sen dene ben deneyeyim diye aramızda konuşuyoruz. En meraklı ben olduğum için tek gönüllü olarak birazdan geçeceğim tezgahın başına. 



Son dokunuşlar... Vazo beyaz çizgileri ile kurumaya ve pişirilmeye hazır. Bakalım bizim denememiz nasıl olacak? Ustanın yedek pantolonunu giyip tezgahın başına geçiyorum. Bismillah deyip döndürüyorum çarkı.



Her ne kadar pantolonu giysem de ayakkabılar ve üzerime çamurlu su dökülme ihtimali var. Bu tedirginlikle bir şeyler çıkarmaya çalışıyorum. Karşımda meraklı gözler. Acaba ne yapacak diye bakıyorlar. Yanımda usta talimatları sıralıyor ardı ardına. Su al, bastır, iki elinle tut...


Bizim çamur da şekil almaya başlıyor. Tabi biraz uzun sürüyor. Mustafa Usta'nın 30 yıllık deneyiminin yanında eh olsun o kadar değil mi? Fazla uzatmayayım. Sonucu merak edenler için söyleyeyim burada fotoğrafı yok. İnce bir tabak yapayım derken çamur ikiye ayrılıyor. Sonu hüsran yani. Yine bana hüsran, yine bana hasret var. :) Biraz rahat olabilseydim, daha güzel bir şeyler çıkacaktı. Başka sefere artık.


Avanos ziyaretimiz çanak çömlek atölyelerindeki deneyimimiz ile bitiyor. Şimdi otele dönme vakti, ardından da güneşi batırmaya hoş manzaralı bir yere çıkacağız. Sonraki yazımızla tekrar beraberiz. Şimdilik hoşça kalın.

0 comments :

Yorum Gönder

Comments