15 Şubat 2014 Cumartesi

Pavlovsk



Her başlangıcın bir bitişi vardır elbet, sonsuzluk ise sadece matematikte karşımıza çıkıyor bu sonlu dünyada. Her gezinin de bir sonu var. 1 haftadır yollardayız. 3 gece Moskova, 2 gece St. Petersburg'ta misafir olduktan sonra 2 gece de Pavlovsk'ta misafir olup Türkiye'ye döneceğiz. Dünya ölümlü dedik ya, aynı zamanda da küçük. Neden mi? Burada misafir olacağımız arkadaşı, yıllar önce Türkiye'de ben misafir etmiştim. Yanlış hatırlamıyorsam 2 gece bizde kalmıştı. Germiyan Konağı'nda fasıl dinlemiş, çay içip sohbet etmiştik. Türkiye'den sonra Çin'e gideceğini söylemişti. İşte bu misafir ettiğimiz arkadaş, 4 yıl Çin'de kaldıktan sonra Rusya'da evlenmeyi düşünmüş ve St. Petersburg'da 28 kilometre mesafedeki küçük bir kasaba olan Pavlovsk'a yerleşmiş. Burada nişanlısı ile İngilizce öğretmenliği yapıyor. Nerede kalabiliriz diye arama yaparken gördüm burada yaşadığını. Müsait misin diye yazdığımda, beni tanıdın mı, Kütahya'da sende kalmıştım filan yazdı. Muhakkak gel, misafirimiz ol dedi. Biz de programımız son gününe Puşkin ve bu şirin kasabayı ilave ettik. Perşembe akşam geldiğimiz Pavlovsk'tan Cumartesi  günü ayrıldık.


Puşkin dönüşü Pavlovsk'taki parkı geziyoruz. Büyük bir park. Hepsini gezemiyoruz. Sadece gölün etrafında bir tur atıp sarayın yanındaki çıkıştan geçip eve dönüyoruz. Saray Rus imparatorlarından 1. Paul'e ait bir saray. Şehrin ismi de Paul'den geliyor. St. Petersburg'un etrafındaki çoğu kasaba imparatorların, komutanların ya da yazar gibi toplumun önde gelen insanlarının yaşadığı yerler ve buralar bunların isimleriyle özdeşleşmiş. Puşkin ve Pavlovsk gezimizin ardından bu akşam Philip'lerle beraberiz. Bizi kaldıkları pansiyonun hemen karşısındaki eski bir kaleye götürüyorlar. Günümüzde otel ve restoran olarak hizmet veren kale düğün merasimleri için de kullanılıyor. Hatta Philip ve nişanlısı bu yaz bu kalede dünya evine gireceklermiş. Allah ömür boyu mutluluklar versin. Boy boy çocukları olsun inşallah.













Sağ olsunlar, Philip ve nişanlısı Julia bize hava limanına giden son otobüse kadar eşlik ediyorlar. Cumartesi günü sabah 10 gibi St. Petersburg Hava Limanı'na varıyoruz. Gideceğimiz firmaya ait uçağın pervaneleri açıkta küçük bir uçak. Aktarmalı uçacağımız için 1 saatlik yolculuk bu uçakla olacak. Letonya'nın başkenti Riga aktarmalı yolculuğumuz toplamda 5 saat sürecek. İstanbul'a ayak bastığımızda şapka, bere, eldiven gibi üstümüzden eksik etmediğimiz kışlık kıyafetleri çıkartıp çantaya koyuyoruz. Karlar altında Rusya'dan dönüde bizim memlekette kardan eser yok, bahar havası yaşadığını görüyoruz. Ve bir çok ilki yaşadığımız Rusya turumuz böylelikle bitiyor. Sonraki turlarımızda görüşmek üzere, esen kalın.  

0 comments :

Yorum Gönder

Comments