10 Şubat 2014 Pazartesi

Novodevichy Manastırı ve Mezarlığı



Pazar günü Moskova sokaklarında ayakkabı eskittik. Bugünkü planımız ise; Moskova'nın ünlüler mezarlığı olarak bilinen Novodevichy Mezarlığı'nı ve yanındaki aynı ismi taşıyan manastırı ziyaret etmek. 3 gün bizi misafir eden candan arkadaşımız Dimitry, öğleye kadar bize eşlik ediyor ve onun tavsiyesi ile programımıza Sparrow tepesini ve Gorky Parkını da ekliyoruz.


Sabah saatlerinde evden ayrılarak metro ile kırmızı hat üzerinde bulunan Sportinaya durağında iniyoruz. Bu bilgileri Nazım Hikmet'in mezarına gitmek isteyenler faydalanır diye veriyorum. Duraktan indikten sonra 300 metre kadar düz yürüdükten sonra manastırın yüksek duvarları uzaktan görünüyor. Duvarları takip edip manastırın bahçesine giriyoruz.

Rusya'da gezimiz boyunca hava durumu -5 ile 0 arasında gidip geldi. Biz bu durumda kendimizi şanslı hissediyoruz çünkü 1 ay önceye kadar kar, fırtına, sıcaklık sıfırın altında 20, 30 derecelerdeymiş. Bu yüzden şanlıyız evet. Karlar altında Moskova'yı geziyoruz ve de çok üşümeden.


Manastırın içindeki kiliseye giriyoruz. Biraz ılık nefes almak ve içerisini görmek için. 




Kiliseden çıkıp manastırın bahçesindeki gezintimize devam ediyoruz. Kilisenin arkasında kalan  yapay göl etrafında turluyoruz.


Kışın ayrı bir güzel olan bu göl manzarası, tahminim yazın yeşille mavinin güzelliğiyle kilisenin yanında hoş bir seyir sunar ziyaretçilerine. Minik bir kız babasıyla beyazlara bürünmüş göl kenarında kaymaya gelmiş. Karşıdaki bacadan çıkan dumanlar sanki Moskova'nın üzerini örtmüş, güneşi bizden saklıyor gibiydi.

Manastır ziyaretimizden sonra istikamet ünlüler mezarlığı. Girişten sonra, sol tarafta kalan mezarlık planından Nazım ismini bulup defnedildiği mezara doğru ünlülerin arasından geçerek ilerliyoruz.


8. aralıkta görüyoruz ismini. Yandaki planda da nerede gömülü olduğu gözüküyor. Çok düzenli bir mezarlık zaten. İstenen mezarı hızlı bir şekilde bulabiliyorsunuz.




İşte Nazım'ın mezarı. Sevenleri çiçekler ile süslemişler Büyük bir taş üzerine ismi ve sureti işlenmiş. Yanında ise sevgilisi Vera yatıyor. Küçük taş üzerinde de onun ismi yazıyor.


Ziyaretimiz bir Fatiha okuyarak bitiyor. Dimitry yolu bildiği için peşine takılıyoruz. Bizi  Moskova manzaralı Sparrow tepesine götürecek. Yürürken aniden bir araca yöneliyor. Biz de arkaya biniyoruz arabanın. Ben önce şoförü Dmitry'nin arkadaşı sanıyorum. Sonra sorunca bu kim diye durumu anlatıyor. Moskova'da, belki dünyanın başka şehirlerinde de benzer sistem vardır bilmiyorum, Yandex üzerinden taksi olmayan araçlar yolcu taşımacılığı yapıyor. Yolcu taşıyıp para kazanmak isteyen araç sahibi Yandex üzerinden bulunduğu noktayı belirtiyor. Sonrasında gideceği noktayı aynı platforma yazan yolcu ile araç sahibi belli bir fiyatta anlaşıyor. Ve yolculuk başlıyor. Sparrow Tepesi'ne bu yöntemle geliyoruz. Hatta araç bizi Gorky Parkı'na götürmek için indiğimiz noktada 15 dakika kadar bekliyor.


Hava kapalı olduğu için güzel manzaradan yeterince istifade edemiyoruz. Dimitry geceleri buranın çok hoş gözüktüğünü söylüyor. Belki de bir yaz gecesi tekrar gelmek nasip olur Moskova'ya ve bu tepeye.



Son ziyaret edeceğimiz yer Gorky Parkı. Yine aynı yöntem ve aynı araç ile parka geliyoruz.





Parkın yanındaki Moskova Nehri boyunca yürüyoruz. Rus kozmonotları taşıyan eski bir roket nehrin kenarında sergileniyor.


Nehrin bazı kısımları buz tutmuş, hoş bir görüntü veriyor objektifimize. Nehrin karşısında Ortodoks tarzı bir kilise altın rengi soğan kubbeleriyle gözümüzü alıyor.





Geldiğimiz istikametten dönerek parkın içinden geçerek en yakın metro istasyonuna yürüyoruz. Ayrılmadan geçtiğimiz alt geçitte denk geldiğimiz resim sergisine hızlı bir bakış atıyoruz. Vakit ayrılık vakti. Dimitry ile yollarımız ayrılıyor. O eve, biz metroyla istasyon istasyon gezmeye devam.

0 comments :

Yorum Gönder

Comments