10 Şubat 2014 Pazartesi

Görkemli Moskova Metrosu



Moskova'ya giderseniz bir gününüzün öğleden sonrasını ya da akşamını metro istasyonlarını gezmeye ayırmalısınız. Dünyanın en eski ve büyük metrolarından biri olan Moskova metrosunda gezerken, birazdan anlatacağım bazı hikayelerin yaşandığı dönemlere gideceksiniz. Bir çoğu kasvetli istasyon binaları ve iç mimarileri ile sanat eserleri sanki. J. Stalin, görsel açıdan insanı doyuran, günümüzde dünyanın mimari ve dekorasyon açısından en görkemli metrosu kabul edilen Moskova metrosunun ilk temellerini attırıyor. Yıl 1931. 4 yıl süren bu ilk hatta SSCB bayrağının rengi olan kırmızı renk veriliyor. Günümüzde uzunlu kısalı 13 metro hattı hizmet veriyor. Fakat metro geçmişte sadece yolcu taşımak için hizmet vermemiş, savaş dönemlerinde güvenli bir sığınak olarak da kullanılmış.

Moskova metrosunda tüm hatlar meydandan geçiyor. Ya da meydanın çok yakınından. Haritaya baktığımızda adeta örümcek ağını anımsatıyor bize. 1940'larda aşağıdaki günümüz metro haritasında gördüğümüz halka şeklindeki hat yokmuş. 1950 yılına gelindiğinde, o güne kadar inşa edilen ve sonrasında edilecek tüm hatların birbiri ile bağlanmalarını sağlayacak halka fikri öne atılmış ve 3-5 yıl içerisinde tamamlanıp, bu hat da yolcu taşımaya başlamıştır. Halk bu hattı şöyle hikayeleştirmiş: Stalin bu halkayı düşündüğünde masa başında kahve içiyormuş. Fincanını masasında duran metro haritasının ortasına koymuş, bir süre sonra kaldırmış ve bir çember çizmiş şehrin merkezine. "Bu bir eksiklik, bunu inşa etmemiz lazım." demiş. Hattın kahverengi olması da içtiği kahveden geldiği söyleniyor.


2. Dünya Savaşı sırasında Moskova metroları Almanların hava saldırılarına karşı bir sığınak olarak kullanılmış. Bu süre zarfında metrolarda tam 217 tane bebek dünyaya gelmiş. Biz çok şaşırmıştık bu gerçeği duyduğumuzda.

Moskova nehri metro hatları üstünden geçiyor. Bir kaç tanesi köprülerden geçse de çoğu metro hattı nehrin altından gidiyor. Metro hatlarının derin yapılmasının bir nedeni bu, diğer neden ise ihtiyaç olduğunda, 2. Dünya Savaşında olduğu gibi sığınak olarak kullanmak. En derin metro istasyonu 84 metre derinliğinde (Park Pobedy). 10 tane 3 katlı apartman yüksekliğinde düşünebiliriz.



Turumuz boyunca ilgimizi çeken bazı metro istasyonlarından görüntüler...













Kiril harflerini okuma sıkıntısı çekiyorsanız size bir kolaylık. Metrolarda anons sesi erkek ise, şehir merkezine doğru; ring hatta iseniz, saat yönüne doğru gidiyorsunuz demektir. Bayan sesi ile anons yapılıyorsa tam ters istikamette mesafe alıyorsunuz demektir. Biz şehir merkezine giderken bazen bunu kullandık. Kapılar kapanmadan hemen önce erkek sesini duyduk ve hızlıca bindik metroya. Kaçırırsanız da çok beklemek zorunda kalmıyorsunuz. 1 dakika geçmeden yeni metronun ışıkları tünelden görünüyor.


Bu istasyon ise simetrik heykeller ile bezenmiş. Buradaki heykellerin bazı bölümlerinin parlak olduğunu yani buralara dokunulduğunu fark ediyoruz. Biraz heykellerin yanından geçen yolcuların belirli bir heykelin dizine, köpeğin burnuna gibi seçilmiş heykellerin muhtelif yerlerine dokunuluyor. Dokunurlarken de gözlerini yumup, dilek dileyenleri görüyoruz. Biri ortaya bir laf atmış, ben ayağına dokundum şans getirdi demiş, ona dokunup şans dilemiş insanlar. Bir diğeri burnuna dokunmuş para getirdi demiş, insanlar dokunup bol kazanç temennisinde bulunmuşlar. Yani yeni bir batıl inanç.





Metro istasyonları sabahları şehir merkezine doğru, akşam ise dışarıya doğru hatlarda çok yoğun oluyor. 


Metro istasyonlarının iç dekorasyonu kadar dışı da mimari açıdan özel tasarlanmış. Bazıları oldukça heybetli inşa edilmiş.




Son olarak metro ulaşım ücretleri konusunda bilgi vereyim. Tek bilet ile istasyonlardan çıkmadan tüm metroları görmeniz mümkün. Tek gidiş biletin fiyatı ise yaklaşık 2 Türk lirası kadar.

1 comments :

Kubra Turkben dedi ki...

Suanda metro 2033 diye bi kitap var onu okuyorum ve su zamana kadar moskova metrosunun bu kadar heybetli ve ayni zamanda korkutucu oldugunu bilmiyordum sizin yazinizda aciklayici olmus ...

Yorum Gönder

Comments