15 Aralık 2013 Pazar

Çin Eğitimi 16 - Hong Kong




Her gidişin bir dönüşü vardır elbet. Güneş doğar sabahın tan vaktinde. Öğleyin parıldayan ışığıyla gözümüzü alır, iliklerimizi ısıtır bir kış günü. Gün boyu aydınlatır dünyamızı ve akşama doğru terk eder. Karanlık çökünce geriye bir hüzün bırakır insanlığa. Bir güneş misali; başlayan ve 2 hafta süren Çin maceramızı bugün bitiriyoruz. İçimizde gelirken yaşadığımız hüznün bir başka türlüsü, vatan toprağına kavuşma, yare sarılma heyecanı ile ayrılıyoruz bu kalabalık ülkeden. Böylelikle yaşadığımız bu deneyimi hayat kitabına yazarak son noktayı koyuyoruz. Yeni maceralar ve deneyimler için boş bir sayfa açıyoruz. Bakalım bu sayfada neler olacak? Diğer yazılarımızda göreceğiz.

Evet, bugün son günümüz. Herkesin elinde içi; yelpaze, flaş bellek, power bank ve gerekli gereksiz bir sürü Çin eşyası ile doldurulmuş çifter çifter bavullar... Cebimizde Yuan bozuklukları... Dimağımızda sevdiklerimize anlatacağımız güzel anılar... Dilimizde kalan bir kaç Çince kelime... Son bir bakış atarak ayrılıyoruz Pavilion Otel'den. Bizi getiren özel taksiler bu kez götürmek için bekliyorlar bizi sabahın erken saatlerinde. İstikamet Hong Kong, oradan da memleket.




Gümrük işlemlerinin ardından bir kaç saat içinde Hong Kong'a varıyoruz. Uçağımız akşam vaktinde olduğu için gün boyu gezip, Hong Kong'un altını üstüne getireceğiz. Taksilerden indikten sonra bizi orta yaşlı bir bayan karşılıyor. Hoş geldiniz beyler demesiyle onun bize rehberlik yapacağını anlıyoruz. Kısa sürede toplanan ekibimiz taksilerden inip otobüse biniyor. İlk durağımız olan Apple Store mağazasının bulunduğu bir alışveriş merkezine giderken, rehberimiz günün programını anlatıyor ve Hong Kong tarihiyle ilgili bilgiler veriyor.






Hong Kong şu an Çin Halk Cumhuriyeti'nin özerk bölgelerinden biri. 1840'larda sömürgeci İngilizler ile Çinlilerin arasında başlayan Afyon Savaşları'nı sonlandırmak için masaya oturan taraflar bir anlaşmaya varıyor ve Nanking anlaşması imzalıyorlar. Bu anlaşmaya göre İngilizlere borçlanan Çinliler bu liman şehri ile bir kaç adayı Birleşik Krallık'a veriyorlar. Uzun yıllar İngiliz hakimiyeti sürüyor bu topraklarda. 2. Dünya Savaşı'nda 3-5 yıl Japonların eline geçse de tekrar İngilizlerin egemenliğine giriyor. Hindistan, Avustralya gibi İngiliz sömürgesi olan ülkelerde görülen kültürel emparyalizm, günümüzde bu özerk bölgede hala etkisini gösteriyor. En göze çarpan trafiğin soldan akması ve etraftaki kiliseler. Rehberimizden öğrendiğimiz bilgiye göre %95'i Çinli olan Hong Kong sakinlerinin azınlık kısmı İngiliz ve diğer milletlerden oluşuyor. Çin'de pek görmediğimiz Latin harfleri İngilizce yer isimleriyle levhalarda karşımıza çıkıyor.




Küçük küçük ibadethaneler Buda'ya ikram edilen taze meyvelerle dolu. Çinliler buralara gelip küçük küçük Buda putlarının yanına koyuyorlar bu meyveleri.




Sahil gezintimizi tamamlayıp, Victoria Tepesi'ne çıkıyoruz. Gökyüzü bulutlu ve hava puslu olduğu için Hong Kong'un kartpostallara konu olmuş eşsiz manzarasını göremiyoruz. Rehberimizin telefonundan şahit olduğumuz manzara gerçekten görülmeye değermiş. Başka sefere deyip, kendi çapımızda oyun üretip eğlenmeye bakıyoruz. 


İnşaat alanlarında iskelelerin bambu ağacından yapılması dikkatimizi çekiyor. Hafif ve dayanıklı olan bambu ağacı bu yörede yetiştiriliyor ve her alanda kullanılıyor.




Rehberimiz bizi bir budist tapınağına götürüyor. Tian Tan tapınağı için vaktimiz olmadığı için bu tapınakla yetiniyoruz. Buradaki şaşalı Buda heykelleri Budistleri büyülüyor. Yeri gelmişken biraz Budizm'den bahsedelim. Şimdilerde bir din olarak kabul gören Budizm, İsa'dan önce 5. yüzyılda Hindistan topraklarında yaşayan Buda isimli bir bilgenin geliştirdiği bir felsefe aslında. İnsanların huzura kavuşmalarını sağlayan 4 yüce gerçek, 8 aşamalı yol ve re-enkarnasyon gibi doktrinler geliştiren Buda tanrı inancını hiçe sayarak, dönemin yaygın inanışı olan put putperestliğe karşı çıkıyor. Etrafındaki putları yıktıran Buda bu yüzden tepkileri çekiyor üstüne. Buda'nın ölümüyle kurulan okullarda Budizim öğretileri yayılmaya çalışılıyor. Putpersetliğe karşı çıkan Buda'nın ölümüyle yapılan Buda heykelleri putperestliği tekrar canlandırıyor diyebiliriz. Diğer dinler gibi bölgesel olarak farklılık gösteren Budizim, günümüzde 2 milyar Hristiyan ve 1,5 milyar Müslüman'dan sonra 700 milyon kadar takipçisi ile 3. sırada gelmektedir.









Tapınaktan sonra gökdelenlerle kaplı bu şehirde taze bir nefes almak için çeşit çeşit yeşilliklerle bezenmiş bir parkı ziyaret ediyoruz.











Hong Kong'a giderseniz akşamları yapılan ve tüm gökdelenlerin eşlik ettiği lazer gösterisini izlemeden geçmeyin. Gökdelenlerin çatı katlarından yayılan dev projektör ve lazerler, müziğin ritmine göre hareket ederek seyircilere görsel bir şölen sunuyor.




Hong Kong'daki son durağımız ise Kadınlar Pazarı. Çin'de başlayan alışveriş aktiviteleri bu pazardan alınan bir kaç hediyelik eşya ile sona eriyor.







Artık ayrılma vakti. Saatlerimiz akşam 9'u gösteriyor. 1900'lerin ortalarında yapılan bizdeki Marmaray tarzında yapılan bir tüp geçitten geçerek hava limanına gidiyoruz. Bu arada sayamadıığımız köprülerin yanında Hong Kong'ta 3 tane varmış bu tüp geçitlerden, bir diğerinin inşaatı da devam ediyormuş.

0 comments :

Yorum Gönder

Comments