2 Aralık 2013 Pazartesi

Çin Eğitimi 1 - Gidiş



Çin'e eğitim amaçlı benden önce bir çok arkadaşım gitmişti. Çalıştığımız firma Çin'in Shenzhen şehrinde olduğu için hep aynı şehirde oluyor eğitimler. Gitmeden, eğitime giden arkadaşlardan farklı farklı deneyimler dinlemiştim. Ortak noktaları ise yemek konusundaydı. Giderken yiyecek erzak götürmem konusunda her birinden tavsiyeler almıştım. "Buluruz yiyecek bir şeyler, koskoca Çin'de aç mı kalacağız?" düşüncesi bir yandan "ya ne olacak yemezsen bırakırsın orada, geri getirecek değilsin, Götür bir şeyler." düşüncesi bir yandan bu iki düşünce arasında gidip gelirken, son anda bir ekmek ve bir kaç konserve koyuyorum bavula. Bir kaç da kıyafet alarak arkadaşlardan edindiğim ve internetten araştırdığım bilgilerle 2 haftalık Çin eğitimim böylelikle başlıyor. Hanımı bu kez evde bırakıp koyuluruz yola.


Çin, ziyaret ettiğim ülkeler arasında Türkiye'ye en uzak olanı olacak. Bundan önce en uzak olanı Almanya idi. Orada 1 saatlik zaman farkı vardı ve uçakla 2-3 saat sürmüştü. Yani Jet-Lag denen uzun uçak seyahatlerinden sonra biyolojik düzenin bozulma durumu, zaman ve mesafe farkının fazla olmamasından dolayı görülmemişti. Çin ise yüz ölçümü olarak tek başına Avrupa kadar. Gideceğimiz şehir ise Çin'in güney batısında yer alıyor. Yani Çin topraklarını geçtikten sonra ulaşılıyor.

Türkiye'den uçak ile yaklaşık 10 saat süren yolculuğumuz sonrası Hong Kong Uluslararası Hava Limanı'na varıyoruz. Buradan hiç vakit kaybetmeden özel taksilerle gümrük işlemlerinin ardından 2013 yılının %3,85'ini geçireceğimiz Shenzhen şehrine gidiyoruz.



Hong Kong'u eğitimden dönüşte son gün gezeceğiz. Sabahtan akşama kadar vakit geçireceğiz. Bu yüzden şimdilik ayrıntılı anlatmıyorum. Sadece bir kaç kısa bilgi paylaşacağım. Hong Kong'ta uzun yıllar İngiliz hakimiyeti süregelmiş. Bu durum uçaktan iner inmez daha ilk bakışta fark ediliyor. Mesela; trafik soldan akıyor. Haliyle araçların direksiyonları da sağda.




Hong Kong'lu hızlı şoför Hav, bizim ilk arkadaşımız oluyor. Kendisiyle ortak bir lisan konuşamasak da yaklaşık 2 saatlik yolculuk sonrası sempatik tavırları ile arkasında hoş seda bırakıyor. Köprüleri, tünelleri geçip, gümrük noktalarını aşıp Çin topraklarına varıyoruz. Otele yerleşmenin ardından Hoş geldin yemeği için Uygur lokantasına gideceğiz.

Türkiye'de vakit henüz öğle iken burada akşam oluyor. Jet-Lag'ın etkileri görülmeye başlıyor. Arada 6 saat zaman farkı var. Batıdan doğuya gittiğimiz için bir günü 24 saatten daha kısa hissediyoruz. İlk gün güneş erken batıyor. Gece yarısının erken gelmesiyle insanın alışkın olduğu biyolojik 24 saat bitmeden bir gün bitiyor. Gece uykumuz gelmiyor. Sabah zor uyanıyoruz. 2-3 gün geçtikten sonra yeni saat düzenine vücut adapte oluyor. Bir diğer adaptasyon sorunu ise iklim farkı. Türkiye'de kara kış yüzünü göstermeye başlarken burada tişört ve gömlekle dolaşmak insan vücudunu etkiliyor. Buna da zamanla alışıyoruz.






0 comments :

Yorum Gönder

Comments