1 Eylül 2013 Pazar

Şirince Köyü



Şirince, tarihi mimari dokusunu korumuş Türkiye'deki ender köylerimizden biri. Bu köy de Doğanbey gibi bir Rum köyü, kaderi de benzer. 1923-1924 yıllarında Rum nüfusunun köyden ayrılmasıyla boşalan Şirince, bu tarihten sonra Yunanistan'ın Kavala bölgesinden gelen mübadillere ev sahipliği yapmış.


Şirince, geçen yıl kıyamet gününde korunaklı bölge olarak kabul edilmesiyle gündeme gelmişti. Bu özelliğiyle tüm dünyanın gözünü üzerine çekmeyi başardı. Bu hadiseye inananlar köye akın etti. Köydeki pansiyonlarda ve otellerde yer kalmadı. Bu süreçte Şirince gündemden hiç düşmedi. Yazılı ve görsel basın, internet ve sosyal medya, Maya takviminin son gününe denk gelen 21 Aralık 2012 tarihine odaklandı. Dünya medyası Şirince'deydi. Canlı yayınlar yapıldı. Kıyametin kopacağına inananlar tarafından heyecanlı bekleyiş günün geç saatlerine kadar sürdü. Taki gün bitip yeni gün başlayınca heyecanlı bekleyiş yerinin hüsrana bıraktı. Çünkü beklenen kıyamet kopmadı. Kıyamet kopmadı lakin bu olay Şirince'ye yaradı. Dünyada pek çok insan tarafından tanınır bir hal kazandı.

Turumuzun son gününde Efes Antik Kenti'nden Yedi Uyuyanlar Mağarası'na, oradan Meryem Ana Evi'ne son olarak Şirince'ye gelmiş bulunuyoruz. Şirince turistik bir köy olduğu için yöre insanı incik boncuk satışı yapıyor. Bu köyde herkes esnaf. En kötüsü dağdan topladığı kekiği, ada çayını , evinde yaptığı köy ekmeğini satıyor. Dar sokaklarda yürürken yol boyunca bu satıcılara rastlıyoruz.


Şirince'de reçel ve bal meşhur. Ayrıca yörede damla sakızı da üretiliyor. Damla sakızını Türk kahvesinden reçele kadar bir çok yiyecek - içecekte kullanıyorlar. Biz küçük bir kavanoz reçel alıyoruz. 







Şirince'yi 1-2 saat turladıktan sonra hoş manzaralı bir restoranda buranın yöresel yemeklerinin tadına bakıyoruz. Bu bağlantıdan yöresel yemeklere ulaşabilirsiniz. Yemeğin ardından dönüş yolculuğumuz başlıyor. İstikamet Kütahya... 

0 comments :

Yorum Gönder

Comments