31 Ağustos 2013 Cumartesi

Doğanbey Köyü - Domatia



Orda bir köy var uzakta... Güzelçamlı'ya 50 kilometre mesafede görülmeye değer bir köy.  Eski ismi ile Domatia, yeni ismi ile Doğanbey Köyü. İsadan önce 7. yüzyıl gibi çok eski tarihe uzanan geçmişe sahip bu küçük yerleşim yeri, günümüzde de tarihi dokusunu korumaya çalışmakta. Doğan Bey Köyü, yarımadanın güneyinde Büyük Menderes Deltası ile Mykale dağlarının yamacı arasında kalmış bir köy. Söke ilçesine bağlı bu köye Dilek Yarımadası'nın iç kısmından ulaşılabiliyor. Kıyı kesim askeri teşkilata ait olduğu için kıyı kesimden geçmek mümkün değil. Milli Park'ın içinden 18 kilometrelik yürüyüş yolu ile dağı aşıp ulaşmak da bir diğer alternatif güzergah. Ama tahmin edileceği gibi her baba yiğidin harcı değil 18 kilometre dağlık araziyi aşmak. Biz Güzelçamlı'dan Söke istikametine doğru rüzgar güllerinin eşliğinde geçen yolculuktan sonra Atburgaz, Tuzburgaz köylerinin içinden geçerek Doğanbey'e ulaşıyoruz. Taş evleriyle büyüleyen, rüzgarıyla içimizi serinleten Domatia karşımızda.



Biraz hazin bir hikayesi var Domatia'nın. Domatia isminden de anlaşıldığı gibi eski bir Rum köyü. 1924 yılında bir çok Rum köyü gibi mübadele yöntemiyle boşaltılmış. Ardından Balkanlar'daki Türk nüfus buralara yerleştirilmiş. Yöre insanıyla sohbet etme fırsatı buluyoruz. Onlarında büyüklerinden duyduklarına göre pek kolay olmamış bu nüfus değişimi. Bir çok ev boşaltılırken yıkılmış, harap edilmiş. Uzun yıllar yokluk içinde geçmiş ömür Domatia Köyü'nde. Buraya alışmaya çalışan Balkan Türkleri uzun yıllar uğraş vermiş. Uğraş vermiş ama tarım arazisinden yoksun olan bu köy, köye yerleşen Balkan Türkleri'nin yaşam tarzına hitap etmediği için alışamamışlar. 1985 yılında köy boşaltılarak, tarım ve hayvancılıkla uğraşmaya elverişli, daha düzlük araziye sahip, sahile yakın bir yere taşınılmış. Doğanbey yeni yerine taşındıktan sonra, Domatia, eski Doğanbey olarak anılır olmuş. Dramatik hikayesi bununla bitmemiş. 1996 yılında büyük bir yangın geçirerek iyice çoraklaşmış. Ve kaderine teslim edilmiş Domatia.


Taş ustalığı sayesinde yapılan evlerde Rum mimarisinin izlerini görüyoruz. Arnavut kaldırımları ve dar sokaklarıyla bir uyum içinde taş evler. Ortasından bahar mevsiminde akan bir nehir geçiyor. Yaz aylarında ise bir vadi görünümünde. Eskiden hastane ve okul olarak kullanılan en heybetli taş bina şu sıralar Büyük Menderes Deltası Milli Parkı Tanıtım Merkezi olarak hizmet vermekte. Son yıllarda milletvekillerinin ve ünlülerin ilgisini çekmiş bu köy. Taş evler restore ederek yazlık haline dönüşmekte. Bu sayede Domatia tarihin sayfalarını aralamaya devam etmekte.

Köy içinde bir tur attıktan sonra Doğanbey Köyü'nün çıkışındaki yeni açılan bir balık restoranına sokuluyoruz. Eğer buralara yolunuz düşerse Büyük Menderes Deltası manzaralı bu restoranı tavsiye edebiliriz. Balıkları taze, hizmet ve fiyat dengesi de oldukça iyi.

1 comments :

Osman Ünlü dedi ki...

Yarın buradayız inşallah.

Yorum Gönder

Comments