2 Haziran 2013 Pazar

Ordu



Ordu'nun batı girişinde 570 metre yükseklikte Karadeniz manzarası sunan Boztepe bulunuyor. Kahvaltıyı burada yapacaktık fakat Ünye'deki açık büfe kahvaltıya denk gelince planımızı değiştiriyoruz. Ünye'den ayrıldıktan sonra yarım saat sonra Ordu'dayız. 60 kilometre Ordu. Doğuya yol aldıkça Karadeniz'in yeşilini yavaş yavaş görmeye başlıyoruz. Sağ tarafımız sahil, sol tarafımız alabildiğine fındık tarlaları.


Ordu'ya yaklaşırken 3820 kilometre uzunluğunda bir tünele giriyoruz. Kendi kendimize bu tünel Türkiye'nin en uzun tüneli olabilir diye konuştuktan sonra ufak bir araştırma ile öyle olduğunu öğreniyoruz. Tünel ismini, yapımında emeği geçen fakat tamamlandığını göremeyen inşaat mühendisi  Nefise Akçelik'ten almış. Tünele girmeden farlarınızı ve radyonuzu açın uyarıları yer alıyor. Farları anladık da radyoyu neden açalım? diye soruyoruz. İçeride tünelle ilgili bilgi ve ikazları radyo frekansı üzerinden yapıyorlar. Bu uygulama ilgimizi çekiyor. Neyse ki tünelin sonu gözüküyor. Ordu'ya doğru yola devam ediyoruz.


Ordu merkezde arabamız ile panoramik tur yaptıktan sonra teleferik ile Boztepe'ye çıkmak için istasyona gidiyoruz. Samsun'da hazırlık olsun diye teleferiğe binmiştik. Çünkü buradaki 2700 metre uzunluğunda ve Doğu Karadeniz tabiriyle kara dumana götürüyor. Kara duman dedikleri yaylalardaki sis ya da bulut. Hemen hemen tüm Karadeniz türkülerinde bu tabir geçiyor. 



Şehrin evlerinin üstlerinden, camilerin minarelerinin üstlerinden geçtikten sonra şehir, sahil ve deniz manzarası eşliğinde kara dumana yaklaşıyoruz. Teleferik hattının bağlı olduğu direklerden geçerken sallanan kabin, hafif ürperdi yaşatıyor bize. Kabin içinde çalan yöresel türkülere eşlik ediyoruz.






Kara duman kaplamış Boztepe'ye 6-7 dakikalık ürpertici yolculuğun ardından nihayet varıyoruz. Esen rüzgarın ve yüksekliğin marifetiyle hava daha soğuk hissediliyor Boztepe'de. Biraz gezinti yaptıktan sonra manzaralı bir mekanda sıcak sıcak çaylarımızı yudumluyoruz. Anlatmaya çok gerek duymuyorum. Manzara bulutların üzerinde işte böyle gözüküyor.


Çayımızı içtikten sonra aşağıya inmek için tekrar teleferiğin yolunu tutuyoruz. Çıkarken yaşadığımız deneyim sayesinde daha rahat iniyoruz. Bu şirin, küçük, fındık gibi şehirdeki turumuzu bu şekilde noktalayarak sonraki durağımız olan Giresun'a gitmek üzere ayrılıyoruz.

3 comments :

tuğba can dedi ki...

samsundayım günü birlik gezmek istıyorum

ulaşımı nasıl sağlayabilirim...

Oğuz Han Şenferah dedi ki...

Biz kendi aracımızla turladık. samsun ordu arası 1 buçuk saatlik mesafe. Otobüs vs. vardır muhakkak...

tuğba can dedi ki...

çok tşkr ederimm İnsallah hayırsı ile bizede nasip olur gezmek

Yorum Gönder

Comments