7 Haziran 2013 Cuma

Batum - Gürcistan



Gezimizin 7. gününde sınırın öbür tarafına Gürcistan'a geçiyoruz. Gürcistan, Doğu Karadeniz'in uzantısı olan bir komşumuz. Aramızda Ayder'e 110 kilometre mesafedeki Sarp Sınır Kapısı var. Türkiye Cumhuriyeti ile Gürcistan Cumhuriyeti arasında karşılık yapılan anlaşma neticesinde vizesiz, pasaportsuz sadece nüfus kağıdıyla giriş çıkış yapabiliyor her 2 ülkenin vatandaşı.


Sabah kahvaltısının ardından öğleye doğru Batum'a doğru yola çıkıyoruz. Sınıra yaklaştıkça araçlarda Gürcü plakalar dikkatimizi çekiyor. Sarp Sınır Kapısı'na vardığımızda bir kalabalık ile karşılaşıyoruz. Eski bir terminal gibi. Araba konvoyları, otobüs, minibüs bekleyenler... Türk tarafında kimlik ve araç kontrollerinden sonra Gürcü tarafından da kontrol ediliyoruz. Geçiş işlemleri 10-15 dakika sürüyor. İşte Gürcistan'a geçmek bu kadar kolay. Sadece çıkış harcı olarak 15 Türk Lirası ödüyoruz. Keşke bütün ülkelerle böyle protokoller imzalansa da vize derdinden kurtulsa vatandaş. Gürcü tarafında ise Türkiye tarafında manzara curcunaya dönüşüyor. Dilenciler, bağırış, çağırış da ekleniyor bu kalabalığa. Kalabalığın arasından sıyrılıp Karadeniz sahil şeridinden Batum'a doğru ilerliyoruz. Yol üzerindeki bir döviz bürosundan 100 Lira'mızı 86 Lari'yle değiştiriyoruz.

Gürcistan ile aramızda sadece bir sınır kapısı var. Fakat bu sınırı geçer geçmez bazı şeyler değişiyor hemen. Sarp Sınır Kapısı'na kadar gelen otoban, Gürcistan'a girmekle beraber tek şeritli geliş gidiş yola bırakıyor kendini. Gürcü alfabesini oluşturan kart harfleri, Latin harflerinin yerini alıyor. Camilerin minareleri, kiliselerin çan kulelerine dönüşüyor. Karadeniz evleri yerini, Sovyet Rusya'dan kalma harabeye dönmüş binalara bırakıyor. Yollardaki trafik çizgileri kayboluyor. 


Sarp Sınır Kapısın'dan geçtikten sonra 20 kilometre ilerideki Batum'a ulaşıyoruz. Batum bir liman şehri. Limanın karşısındaki ara sokaklara park ediyoruz arabamızı ve Batum'u gezmeye başlıyoruz. Önce limana gidiyoruz. Bir banka oturup balıkçıları seyrediyoruz.



Limandan ayrılıp Batum evlerinin aralarından geçerek ara sokaklarda gezinti yapıyoruz. Osmanlı dönemine ait Laz ustalara yaptırılan Batum Orta Cami'yi ziyaret ediyoruz. Biz camiyi ziyaret ederken dışarıda sağanak yağmur başlıyor. Caminin avlusunda oturup yağmurun dinmesini bekliyoruz.



Caminin etrafında Türk nüfusu ile birlikte restoran, kafeler de bulunuyor. Bu kafeler bar gibi, birahane gibi mekanlar. Mekanlara girip çıkanlar ise hep dikkat çeken türde insanlar. Gürcü tarafları da aynı. Her yere kumarhane yapmışlar, sokaklar günlük kiralık daire, kiralık oda ilanları ile dolu. Karadeniz yaylarından sonra bu şehrin havası bozuk geliyor bize. Sokakta normal bir aile göremiyoruz. Çocuğuyla, eşiyle gezen bir çifte rastlamıyoruz. Hep kaşı gözü boyalı, abartı makyajlı kadınlar. Garip tipli, garip kıyafetli adamlar.

Şehir içinde araç kullanmak ise büyük risk, Batum'da. Dediğim gibi yollarda çizgi yok. Şeritler çizgiyle ayrılmamış, bazen genişliyor ve aniden daralıyor. Büyük kavşaklarda ışık yok. Kim geçecek, yol kimin hakkı belli değil. Pür dikkat araba kullandığımız için yoruluyoruz bu şehirde.

Her yere girmek anlattığımız gibi pek mümkün değil. Biraz düzgünce bir Türk restoranına oturuyoruz. Gürcülerin meşhur Kaçapuri dedikleri pideleri var. Bundan sipariş edip, yanında yine meşhur armut gazozundan içiyoruz. Şehri sevemedik ama yöresel bir yemeğini yiyoruz. Kaçapuri, üzeri bol tereyağlı kaşarlı bir pide.



Gürcüler, içinde Lazca'nın da bulunduğu güney Kafkas dillerinde kullanılan Kart alfabesini kullanıyorlar. Bize yabancı olan bu alfabe ile yazı yazması bile marifet ister gibi duruyor. Navigasyonlarımız da sınırı geçtikten sonra haritada göstermiyor Gürcistan'ı. Şehirde deki tabelaları okumak da oldukça güç. Batum merkezin görülesi yerlerini geziyoruz. Pek hoşnut kalmıyoruz bu şehirden doğrusu. Tiflis'in tarihi bir şehir olduğunu söylüyorlar. Fakat yolları bozuk olduğu için ve hava durumu yağmuru gösterdiği için gitmiyoruz.






Batum merkezdeki gezintimizden sonra sahilde de yürüyoruz biraz. Hava yağmurlu, sahiller bomboş. Sahili de gördükten sonra Türkiye'ye dönmeye karar veriyoruz. Benzinimiz de baya azalmıştı. Burada benzin fiyatları Türkiye'nin yarı fiyatına. Elimizdeki larilerle depoyu tam doldurttuktan sonra geldiğimiz yoldan sınıra doğru yolculuğumuza devam ediyoruz.


Sarp Sınır Kapısı'ndan çıkarken, girişte yapılan kimlik, ruhsat ve araç kontrolleri tekrar yapılıyor. Sıra olduğu için girişteki gibi hızlı işlem yaptıramıyoruz. 1, 1 buçuk saat kadar sınırda bekliyoruz. Bu arada 3 gün konaklama yapmadığımız için freeshoplardan alışverişe izin verilmiyor. Tüm kontrollerden sonra Türkiye'ye aynı gün içinde merhaba diyoruz. 

Gezimizin 7. günü böylelikle Batum'da geçiyor. Planladığımız gibi Ayder Yaylası'nda kalmıyoruz. Hava kapalı ve Ayder soğuk. Yayla hayatına da doyduk zaten. Rize, Trabzon, Giresun, Ordu istikametinden mola vere vere döneceğiz. Ünye yolundan Samsun istikametinden değil de Niksar, Tokat, Amasya istikametine dönüp Amasya'da konaklayacağız. İstikamet Amasya.

1 comments :

mert yavuz dedi ki...

Arkadaşlar Batum hakkında birçok şey söyleniyor polis problemi var, alem problemi var vs vs bunlara aldanmayın bu heryerde aynı insan kalkıp bilmediği biryere cahil insanmışçasına giderse tabiri cayizse sömürülmeye mahkumdur . Aslen İstanbulluyum 2 senedir Batumda iş yapıyorum restoranım ve günlük kiraya verdiğim dairelerim var . Eğer Batuma gidiyorsanız otelleri tercih etmeyin polis problemi oluyor . Disco açısındanda her discoya gitmeyin ve bilen biri yanınızda her zaman olsun bunların yanında kendi arabanızla gelmeyin en azından rahat olursunuz eğer Batum'a gelme niyetindeyseniz bana ulaşabilirsiniz her türlü tavsiye yardım rehberlik vs çekinmeden bana ulaşabilirsiniz . Mesaj için watsapp:05374371718 . telefon numaram : +995555249250 Ben Mert
Arkadaşlar ekstra olarak malumunuz Türkiye'de ve gürcistanda araba fiyatlarında inanılmaz bir fark var Gürcistandan Türkiyeye araba sokmak neredeyse imkansız çünkü burada birsüre yaşamanız gerekiyor bunun için ama ilgilenen arkadaşlar olursa arabayı hiç problemsiz kendi üstünüze Türkiyeye sokabiliriz ilgilenen arkadaşların mesajlarını bekliyorum.
e-mail:mertinan23@gmail.com

Yorum Gönder

Comments