9 Haziran 2013 Pazar

Amasya - 2. Günümüz



Gezimizin son gününde Amasya'daki müze ziyaretlerini sürdürüyoruz. 


Konakta aldığımız kahvaltının ardından Amasya'nın görülmeye değer yerlerini gezmeye devam ediyoruz. 4 tane daha müze var göreceğimiz. Öncelikle Amasya Arkeoloji Müzesi'ne uğruyoruz. Bu müzede bakır çağından başlayıp sırayla Tunç Çağı, Hitit, Urartu, Frig, İskit, Pers, Hellenistik, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait bir çok medeniyetin eserleri ve kalıntıları sergileniyor.




Bizans dönemi Meryem Ana heykeli.



Hitit dönemi Teşup heykeli.



Osmanlı dönemi sancaklar.





Müzede Osmanlı döneminde yapılan bazı faaliyetlerin canlandırmalarına da yer verilmiş. Halı dokumacılığı gibi.


Müzede 14. yüyıl İlhanlı devletinin Anadolu'daki hakimiyetleri döneminde yöneticilik yapmış şahsiyetlere ve onların yakınlarına ait müslüman mumyalar da sergileniyor. 



Amasya Müzesi'de gördüğümüz etkileyici mumyalardan sonraki durağımız Minyatür Amasya Müzesi. II. Bayezid Külliyesinde bulunan müze, 1/150 ölçekte yapılmış Amasya maketinden oluşuyor. Maket Amasya'nın 1914 tarihindeki halini canlandırıyor.




Müze içinde ortam gün batımı efekti verilerek karartılıyor. İyice karardıktan sonra yani gece olduğunda gökyüzünde yıldızlar beliriyor, evlerin ışıkları yanıyor. Zaman zaman tren sesiyle birlikte tarihi surlar içinden tren maketi geçiyor. Bir süre gece yaşandıktan sonra ezan sesiyle birlikte gün ağarmaya başlıyor. 1914 yılında tam bir gün yaşıyoruz bu maket sayesinde. 1/150 ölçekte küçülüp şehirde gezmek istiyoruz fakat bu isteğimiz müze yetkilileri tarafından kabul edilmiyor.


Minyatür Amasya Müzesi'nden de ayrıldıktan sonra  Amasya Sabuncuoğlu Tıp ve Cerrahi Tarihi Müzesi'ne geçiyoruz.  Sabuncuoğlu'nun yıllar önce görev yaptığı tarihi hastane, restore edilerek tıp tarihi müzezi olarak hizmete açılmış.


Müzeyi gezerken Sabuncuoğlu'nu tanıtan animasyonlar görüyoruz ekranlarda. Kendisini  tanımak için göz-kulak veriyoruz. - "Adım Şerefeddin. Sabuncuoğlu lakabımdır. 1385 yılında Amasya'da doğdum. Eğitimimi bu şehirde aldıktan sonra Amasya Darülşifası'nda uzun yıllar cerrah olarak görev yaptım." diye devam eden animasyonda böyle tanıtıyor kendisini.


Sabuncuoğlu'nun yazdığı bir çok eser ile tıp dünyasında büyük şöhrete sahip olduğunu öğreniyoruz. Tıp tarihçileri tarafından hekimliğin en büyük otoritelerinden sayılıyor. Müzede Sabucuoğlu'nun eserlerinde çizdiği ve belirttiği özelliklere uygun tasarlanan cerrahi teçhizatlar sergileniyor.


Yine Sabuncuoğlu'nun kitaplarında anlattığı muhtelif cerrahi yöntemler küçük canlandırmalar ile sergileniyor.



Müzikle tedavi uygulamasını bal mumu heykeller canlandırıyor. Ayrıca iç bölümde müzikle tedavi odası mevcut. Burçlara göre, vakitlere göre, hastalıklara göre Türk müziğindeki makamlar belirlenmiş. Hatta kurulan kiosklarda burcunuzu seçip ilgili makamda müzik dinleyebiliyorsunuz. Boğa burcu olan Gülsüm, Irak makamında dinlerken, balık burcu olan bendeniz Uşşak makamında ruhumuzu dinlendiriyoruz.




Yan oda ise klinik. Sabuncuoğlu'nun hareketli heykeli ile nasıl tedavi yaptığı canlandırılıyor. Yaklaştığınızda başını size çevirip tedaviyi nasıl yaptığını anlatıyor.



Sabuncuoğlu Tıp Tarihi Müzesi de emek harcanarak ustaca hazırlanmış bir müze. Buradan da ayrılıp Amasya'da gezeceğimiz son müze olan Milli Mücadele Müzesi'ne gidiyoruz. Milli Mücadele döneminde Mustafa Kemal Amasya Genelgesi'ni Saraydüzü Kışla Binası'nda halka duyurmuş. Bu bina heyelan sonucu yıkılmış ve tam karşısındaki alana aslına uygun olarak aynısı yapılmış. Milli Mücadele Müzesi'nde Mustafa Kemal'in ve silah arkadaşlarının bal mumu heykelleriyle o döneme ait belgeler sergileniyor.




Milli Mücadele Müzesi'ni de gördükten sonra Amasya'daki tüm müzeleri gezmiş bulunuyoruz. Şimdi istikamet Amasya Kalesi ve ardından kaya mezarları. Şehri kuş bakışı görebilmemize olanak sağlayan kale Helenistik dönemde yapılmış. Sonrasında Roma, Birazs, Selçuklu ve Osmanlılar tarafından kullanılmış. Kalenin sur duvarlarının çoğu, günümüze kadar ayakta kalmış.



Amasya'da Kral Kaya Mezarları olarak bilinen Pontus krallarına ait kaya mezarları, kalenin bulunduğu tepenin eteklerine kayalar oyularak yapılmış. Uzaktan daha iyi anlaşılıyor kaya mezarlarının büyüklüğü ve yapıları.


2 gün  boyunca Amasya'yı gezdikten sonra Doğu Karadeniz turumuzu burada bitirmiş bulunuyoruz. Dolu dolu geçen 9 günün ardından gece saat 3 gibi Kütahya'da evimize varıyoruz. Rüya gibi geçen bu macerayı gün gün sizlerle paylaşmış bulunmaktayız. Her tatilimiz gibi Doğu Karadeniz'i turlarken de yorulduk ama biz böyle koştur koştur gezmeyi seviyoruz. Bizim için hoş bir anı kalacak.

Bir sonraki gezimizde görüşmek üzere esen kalın...

1 comments :

Adsız dedi ki...

merhabalar, hiç alakası olmayan birşey ararken gördüm gezi notlarınızı,gezi tarzınızı beğendim bizim de buna benzer bir tarzımız var.. bundan sonraki gezilerinizde haber verirseniz uygunluk durumuna göre eşimle birlikte katılmak isteriz..
selamlar.
ugur.bilge@beiersdorf.com

Yorum Gönder

Comments