18 Mayıs 2013 Cumartesi

Martılı Göleti




Saklı kalmış cennet sanki Martılı Göleti doğanın tüm güzelliklerini sunmaktadır. Akdağ'ın zirve noktasına yakın bir yerde, küçük bir göl, çevresinde tabiatın harikaları envai çeşit yeşillik, cıvıl cıvıl kuş sesleri ile sakinlik arayanlar için doruk noktası burası.


Güneşli bir cumartesi günü kıvrımlı ve engebeli yolları aştıktan sonra ulaşabiliyoruz Martılı Göletine.  Simav'a yaklaşık 20 kilometre mesafede. Hava şehir merkezinde bunaltıcı iken burada hafif esen rüzgarın marifetiyle daha serin. Ulaşılması zor bir yer olduğu için pek gelen olmuyor demek ki, bizden başka da kimsecikler yok.

Gölet böyle küçük şelaleler oluşturan bir kaç dereden besleniyor.


Göletin etrafı çam ormanlarıyla çevrili.


Tabldotta tenekede tavuk kızartması, saç kavurma, közlenmiş patlıcan salatası, yoğurtlu semiz otu, közde soğan ve sarımsak, yaprak sarma var. Tenekede tavuğu ilk kez yapacağız. Bunun için öncelikle büyük bir teneke ve soslanmış tavuğun takılacağı özel mekanizmaya ihtiyaç var. Babam özel yaptırmış bu edevatı. Tavuk iyice baharatlanıp, tuzlanıp bu mekanizmaya yerleştiriliyor. Üzerine teneke kapatılıp, tenekenin yanları toprak ile hava aldırmayacak şekilde sarılıyor. Sonrasında tenekenin etrafında ateş yakılarak, tavuğun pişmesi sağlanıyor. Yaklaşık 45 dakikada tavuk hazır. Bu sistem sayesinde tavuğun eti kurumuyor, derisi ise çıtır çıtır oluyor. Göl manzarasının yanında kızarmış tavuk manzarası... Doyumsuz...





Saç kavurma için bir tüyo; saçı iç yağ ile yağlamak yemeğe lezzet katacaktır.




Yemeğin ardından sıra geldi tatlılara. Refika'dan öğrendiğimiz közde muz tatlısını da afiyetle yiyoruz. Muzu iç kısmından hafifçe kesip içine damla çikolata dolduruyoruz. Üzerine biraz da tarçın dökerek hoş bir aroma katıyoruz. Çikolatalar eriyene kadar közlüyoruz. Sonrasını siz tatmadan anlatamayacağım.


Mangal keyfinin ardından doğa yürüyüşüne çıkıyoruz. Her yeri ilkbaharın yeşili bürümüş, çam ağaçlarının mis kokusu sarmış... Yazın suyu biten dereler şelaleler oluşturmuş.



Gezintiden sonra dönüş yoluna giriyoruz. Yol kenarlarında papatya, dağ kekiği ve ada çayı topluyoruz. 




Dönüş yolundaki bir düzlükte semaveri yakıp, bu dağ bitkilerinden çay demliyoruz. 



Martılı Göleti, hafta sonlarını dağ esintisiyle geçirebileceğiniz nadide doğa harikalarından biri; şehir gürültüsünden uzaklaşıp dinlenebileceğiniz, piknik yapabileceğiniz bir yer. Simav'da büyüyen biri olarak ben ilk defa gittim. Israrla tavsiye ederim.

0 comments :

Yorum Gönder

Comments