1 Ocak 2013 Salı

Kavala - Yunanistan



Geldik gezimizin son durağına. Kavala'ya. Kavala Osmanlı İmparatorluğu döneminde Balkanlar'ın en önemli merkezlerinden biriymiş. Günümüzde ise Yunanistan'da yazın sakin bir vakit geçirmek isteyenlerin uğrak yeri durumunda. Şehrin etrafında dolanarak akşam vakti şehir merkezine varıyoruz. Bir ortaçağ kalesi surları ile birlikte, altında tarihi evler, sahil ve tekneler kartpostal vari bir halde görüntü veriyor bize.




Aşağıdaki fotoğraf Kavala valilik binası. Fotoğraf çekmeye vakit bulamadığımız Kanuni Süleyman tarafından yaptırılan su kemerleri de şehrin sembollerinden.


Şehrin merkezinde kurulu buz pistindeki akrobatik hareketleri izledikten sonra Kavaladaki gezintimize noktayı koyuyoruz. 3 gece 4 günlük Bulgarisyan, ardından Makedonya, son olarak da Yunanistan'ı içeren yorucu yolculuğumuz Kavala'yı turladıktan sonra bitiyor. Yaklaşık 450 kilometre sonra İstanbul'dayız. Tabi önümüzde geçilmesi gereken bir sınır daha var. İpsala sınır kapısı. Buradan da geçip vatan topraklarına geri dönüyoruz. 


Gezimiz bitti. Şimdi tarihten bir sayfa açalım. Kavalalı Mehmet Ali Paşa'nın hikayesi. Mehmet Ali Paşa Kavala'da doğmuş. Kendisi Mısır valisi, Kavalalılar Hanedanı'nın kurucusu, Mısır ve Sudan'ın ilk hidivi. Hidiv mısır valilerine verilen bir ünvan. Osmanlı Devletine karşı bir isyan çıkaran Kavalalı, her ne kadar Osmanlıya bağlıymış gibi görünse de, o dönemde Sudan, Mısır, Filistin ve Suriye'nin hükümdarı olarak kabul edilmiş. 

Napolyon'un Mısır'ı işgaline karşı Osmanlı tarafından Mısır'a gönderilen orduda görev almış. Kısa zamanda komutanlığa yükselmiş ve 1805'te Mısır valisi olmuş. Daha sonra 1811-1818 yılları arasında Osmanlı İmparatorluğu adına Arabistan yarımadasında Mekke ve Medine'yi ele geçiren Vahhabilere karşı savaşmış. Mora'da patlak veren isyanı bastırmakta güçlük çeken Osmanlı, Mehmet Ali Paşa'dan yardım istemiş. Başarısına karşılık Mora ve Girit valiliklerini isteyen Kavalalı, isyanı bastırmış. Ama 1829'daki Edirne Antlaşması'yla Mora, Yunanistan'a verilince Kavalalı Mehmet Ali Paşa bu sefer de Suriye valiliğini istemiş. Bu istek reddedilmiş. İsyan edip Anadolu içlerine kadar ordusuyla yürümüş. Ardından 1833 ylında Kütahya antlaşması imzalanmış. Antlaşmaya göre Mısır, Suriye ve Girit valilikleri Kavalalı Mehmet Ali Paşa'ya, Cidde ve Adana valilikleri de oğlu İbrahim Paşa'ya verilmiş. Böyle gidiyor. İsyan, anlaşma, isyan, anlaşma...

Devlete karşı sürekli isyan çıkaran Kavalılı Mehmet Ali Paşa, 1845'te İstanbul'a gelip padişaha bağlılığını bildirmiş ve 4 yıl sonra Kahire'de hayata gözlerini yummuş. Kavalalının evi günümüzde müze olarak kullanılmakta.

İşte enteresan kişilik, sürekli Osmanlı'yla pazarlık eden, işine gelmediği zaman isyan eden, çoğu zaman istediğini alan tarihimizdeki ilginç bir şahsiyet.


Gezdik, tozduk, turladık. Bu gezimizde de yeni yerler gördük, bilgilendik, yeni insanlarla tanıştık, Ata yadigarı toprakların izini sürdük adeta. Umarım paylaşımlarımız hoşunuza gitmiştir. Hoşça kalın.

1 comments :

Adsız dedi ki...

GEZİP GÖRÜLEN SİZE ANCAK BENCE BU YÜZDEN YEYİP İÇTİKLERİNİZİ DE YAZIP KOYMALISINIZ OLUMLU DÖN ÜTÜNÜZÜ BEKLİYORUM

Yorum Gönder

Comments