15 Aralık 2013 Pazar

Çin Eğitimi 16 - Hong Kong




Her gidişin bir dönüşü vardır elbet. Güneş doğar sabahın tan vaktinde. Öğleyin parıldayan ışığıyla gözümüzü alır, iliklerimizi ısıtır bir kış günü. Gün boyu aydınlatır dünyamızı ve akşama doğru terk eder. Karanlık çökünce geriye bir hüzün bırakır insanlığa. Bir güneş misali; başlayan ve 2 hafta süren Çin maceramızı bugün bitiriyoruz. İçimizde gelirken yaşadığımız hüznün bir başka türlüsü, vatan toprağına kavuşma, yare sarılma heyecanı ile ayrılıyoruz bu kalabalık ülkeden. Böylelikle yaşadığımız bu deneyimi hayat kitabına yazarak son noktayı koyuyoruz. Yeni maceralar ve deneyimler için boş bir sayfa açıyoruz. Bakalım bu sayfada neler olacak? Diğer yazılarımızda göreceğiz.

Evet, bugün son günümüz. Herkesin elinde içi; yelpaze, flaş bellek, power bank ve gerekli gereksiz bir sürü Çin eşyası ile doldurulmuş çifter çifter bavullar... Cebimizde Yuan bozuklukları... Dimağımızda sevdiklerimize anlatacağımız güzel anılar... Dilimizde kalan bir kaç Çince kelime... Son bir bakış atarak ayrılıyoruz Pavilion Otel'den. Bizi getiren özel taksiler bu kez götürmek için bekliyorlar bizi sabahın erken saatlerinde. İstikamet Hong Kong, oradan da memleket.

14 Aralık 2013 Cumartesi

Çin Eğitimi 15 - Bonsai



Bonsai ile ilgili bilgileri, daha önceki bir yazımızda siz değerli takipçilerimizle paylaşmıştık. Bu yüzden bonsaiden daha fazla bahsetmeyeceğim. Sadece Çin eğitimim boyunca karşılaştığım bonsaileri sunuyorum. Gördüklerimin hepsi, bahçe için yetiştirilen bonsailerdi. Daha küçük saksılarda görseydim, güzelce paketleyerek bavulumu zorlayıp muhakkak getirirdim.

13 Aralık 2013 Cuma

Çin Eğitimi 14 - Cuma Namazı



Cuma namazını kılmak için Shenzhen'deki Çin Camisine gidiyoruz. Cami 2 tane minareden ve prefabrik tarzda tek katlı bir yapıdan oluşuyor. Cami içerisinde başın secde ettiği yerlerinde halı bulunmuyor. Sadece oturulan kısımlarda halı var. İlk girişte dikkatimizi çeken bu oluyor. Bismillah deyip, içeri giriyoruz. İçeride bizi Çince vaaz veren bir din görevlisi karşılıyor. Uygur Türklerinin ağırlıkta olduğu cami cemaati Çince vaazı dinliyor. Biz de ön saflara doğru ilerleyerek yerimizi alıyoruz.  Cuma namazına ilgili büyük Shenzhen'de, kısa zaman içinde cemaat camiyi dolduruyor.

Çin Eğitimi 13 - Çay Seramonisi



Çin deyince akla gelen bir diğer şey de çaydır. Dünyaya çayı öğreten millet Çinlilermiş. Bunu biraz araştırma yaptıktan sonra öğrendim. Çay kelimesinin Çinceden geldiğini biliyor muydunuz? 茶 bu karakter işte çayın Çincesi. Bu bağlantıdan telaffuzu dinleyebilirsiniz. İsa'dan önce 2000'li yıllarda çay ile tanışan Çinlilerin bit kısmı, bu bitkiye "çay" demişler, bir diğer kısmı ise "te" demiş.Çinliler de bizim gibi çaya çay dediklerini duyduğumuzda şaşırmıştık, fakat çayı onlar icat ettikleri için çok da şaşırmamak gerekiyor. Biz günümüzde en yaygın kullanılan Mandarin lehçesindeki "çay" kelimesini Türkçe'ye kazandırmışısız, Avrupalılar ise Amoy lehçesindeki "te" kelimesinin okunuşundan üretmişler çayı.

Daha önceki yazımda biraz bahsetmiştim çay seremonilerinden. Otelimize yakın çay evlerine bir kaç akşam uğramıştım. Buralarda hem çayların tadına bakma imkanı, beğendiklerinizden de satın alma imkanı bulunuyor. İşte bir çay evindeki çay seremonisinden kareler:

Çin Eğitimi 12 - Tarhana Çorbası



Çin'e uçmak için İstanbul'a giderken dinlenme tesisinde belki oralarda pişirme fırsatı olur diye bir paket tarhana çorbası almıştım. Yapamasak da en kötü ihtimal bir Çinli arkadaşa hediye ederim diye düşünmüştüm.

12 Aralık 2013 Perşembe

Çin Eğitimi 11 - Shenzhen Sokakları



Gündüz eğitim olduğu için Shenzhen şehrini akşamları gezme fırsatı buluyoruz. Hua Qiang Bei Shenzhen'in elektronik pazarının kalbi diyebiliriz, bu cadde üzerinde yer alan otelimiz konum itibariyle merkezi bir noktada. İsmi Pavilion Century Towers, 2 tane 30 katlı gökdelende hizmet veren 5 yıldızlı gözde bir otel. İsmi pavyon anlamına gelse de, bu ismin aslında gösterişli yapı manasına geldiğini söyleyelim. İşte otelimizden bir Shenzhen manzarası. Otel önünde metro çalışması olduğu için geceleri biraz gürültülüydü fakat 18. kattaki odamdaki bu enfes manzaraya değdi doğrusu.

Çin Eğitimi 10 - Huawei Üniversitesi



2 hafta boyunca sabah 8 buçuktan akşam 4'e kadar eğitim gördüğümüz Huawei Üniversitesi. Kampüse otelden yaklaşık 45 dakika süren minibüs yolculuğundan sonra ulaşıyoruz. Kampüs alanında gösteri merkezi, AR-GE, eğitim gibi farklı amaçlara hizmet eden binalar bulunuyor. Eğitim binası oldukça geniş ve camdan yapılmış çatısıyla oldukça aydınlık bir ortam sağlıyor. Bina içi de yeşil Shenzhen gibi ağaçlandırılmış. Bina adeta nefes alıyor gibi. Bu arada yeşil Shenzhen dedim. Çünkü bu şehir yeşilliğiyle ünlü. Cadde ve sokaklarındaki ağaçları ve parkları ile sanki bir ormanın içine yerleşim alanı kurulmuş hissi veriyor.

Çin Eğitimi 9 - Çin Mutfağı



Çin yemeği deyince artık; bol kokulu, adlarını asla öğrenemediğim yemekler gözümün önüne geliyor. Yemekler susam veya soya yağında pişirildiği için 100 metre ötede bir restoran olduğunu anlıyorsunuz. Bu aşırı kokuda, kullanılan baharatların da etkisi var. Sığır eti, domuz eti, kümes hayvanlarını baharatlayıp, kızgın yağda pişiriyorlar ya da mangal üzerinde kızartıyorlar. Her köşe başında çöp şişe takılı etleri ve deniz mahsullerini görüyoruz. Yoldan geçen Çinliler, bir kaç şiş alıp, bir yandan yiyorlar bir yandan yürümeye devam ediyorlar.



11 Aralık 2013 Çarşamba

Çin Eğitimi 8 - Özel Gece Gösterisi



Shenzhen'deki Splendid of China tema parkı gezimizden sonra aynı park içerisindeki devasa sahnede özel bir gece şovu izliyoruz. 3 katlı olan bu sahne, çok fonksiyonel tasarlanmış. Sahneler öne geliyor, geriye gidiyor, aşağı yukarı hareket ediyor, alttan başka platformlar çıkıyor. Çok amaçlı kullanılabiliyor. Işıklandırma ve lazerler de gösteriye büyük katlı sağlar nitelikte. Dragon, kelebek ve çeşitli yöresel Çin kostümleriyle yapılan bu özel dans gösterisi seyircilerden tam not alıyor. Biz de hem görsel, hem işitsel olarak özenle hazırlanmış bu gösteriyi 1 saat boyunca soluksuz izliyoruz.

Çin Eğitimi 7 - Görkemli Çin



Shenzhen'deki bir diğer tema park ise Splendid of China idi. Çin kültürünü tanıdıktan sonra Çin coğrafyasındaki görkemli yapıtların minyatürlerinin yer aldığı parkı geziyoruz.

10 Aralık 2013 Salı

Çin Eğitimi 6 - Çin Kültürü



Windows of the World tema parkından ayrıldıktan sonra yan yana olan China Folk Culture Villages ve Splendid of China tema parklarını ziyaret ediyoruz. Folk Culture Villages parkı adından da anlaşıldığı gibi Çin halk kültürünün tanıtıldığı bir park. Bu parkta Çin'in farklı bölgelerinden gelen etnik ve farklı kültüre sahip gruplar, kendilerine has alanlarda gösteri ve çeşitli etkinlikler yaparak kültürel tanıtım yapıyorlar.

9 Aralık 2013 Pazartesi

Çin Eğitimi 5 - Çin Pazarı



Çin mutfağının dünyada kabul görmüş mutfaklardan olduğunu hepimiz biliyoruz. Sırf bu yüzden Çin'de bulunduğum 2 hafta içerisinde bir kaç kez Çin yemeklerini denedim ama kullandıkları aşırı yağ ve baharattan dolayı oluşan koku nedeniyle yiyemedim açıkçası. Aşırı yağ ve baharat kullanılıyor. Oluşan koku yemeğin lezzetinin önüne geçiyor. Yediğiniz yemek balık mı tavuk mu belli olmuyor bu yüzden. Yemek konusunda hoş deneyimim olmasa da Çin'deki çay kültürüne hayran kaldım. Çay evlerindeki o çay içme seremonileri enfesti. Otelin arkasında bulunan çay evlerine bir kaç kez uğradım. Çeşit çeşit çay gördüm. Yeşil çaylardan, siyah çaylardan, bitki çaylarından bir çok çeşit gördüm, bir çoğunun da tadına baktım. Çay seremonisini bir başka yazımda anlatacağım. Şimdilik çay faslını kapatalım. Aşağıda aldığım çay takımları ve çeşitli çaylar.



8 Aralık 2013 Pazar

Çin Eğitimi 4 - Çekik Gözlü Çocuklar



2 haftalık Çin eğitimi boyunca çektiğim çekik gözlü çocukları bu yazımda paylaşıyorum. Fotoğrafları çekerken dikkatimi çeken ve beni en çok etkileyen şu oldu: Tüm fotoğraflarda çocuğun yanındaki annesi, babası ya da dedesi kim varsa, çocuğunun fotoğrafını çektiğimi görünce seviniyordu. Çocuğunun makineye poz vermesi için onu güldürmeye çalıştı, makineye el sallaması için uğraş verdi. Fotoğraflardan önce çocukları kendime alıştırmak için onların başlarını ve yanaklarını sevdim. Çocuğunun sevildiğini gören aileler bundan da hoşnut oldular. Avrupalılara nazaran Çinlileri bu konuda daha yakın ve sıcak hissettim.

7 Aralık 2013 Cumartesi

Çin Eğitimi 3 - WOW



Shenzhen'de bir yandan eğitim, bir yandan alışveriş, bir yandan gezip tozma aktiviteleri devam ederken hafta sonu gelmişti. Hafta sonu için başkent Pekin'e gidip, oraya yakın Çin Setti'ni ve Yasak Şehir'i gezme planım vardı. Fakat rehberimiz Çin'in kuzeyinin karlı olduğunu ve bu mevsimde oraları gezme imkanı olmadığını söyleyince hava muhalefeti nedeniyle bu planım iptal olmuş oldu. Ben de grubumun Shenzhen'deki cumartesi programına katıldım. 

Program Shenzhen kentindeki bir tema parka giderek başlıyor. "Windows of the World" isimli bu parkta dünyanın çeşitli ülkelerinden önemli yapıtlar ve doğa harikalarının minyatürleri bulunuyor ve meraklı gezginlere kısa zaman içinde dünya turuna çıkma fırsatı tanıyor. Avrupa'dan Amerika'ya, Afrika'dan Avustralya'ya kadar tüm dünyayı aynı bahçe içinde görmek gerçekten büyüleyici. Heyecanlı rehberimiz Dennis önderliğinde dünyanın türlü pencerelerinden bakış atmak için bu büyülü parka giriş yapıyoruz.

3 Aralık 2013 Salı

Çin Eğitimi 2 - Uygur Yemeği



Shenzhen'deki ilk günümüzde verilen "Hoş Geldin Yemeği" ve eğitim sonrası verilen "Veda Yemeği" Shenzhen'deki meşhur bir Uygur lokantasında oldu. Geleneksel Türk motifleriyle bezenmiş Uygur çadırında memleketten kilometrelerce uzakta olsak da bu kardeşlerimiz sayesinde gurbette hissetmedik kendimizi.


2 Aralık 2013 Pazartesi

Çin Eğitimi 1 - Gidiş



Çin'e eğitim amaçlı benden önce bir çok arkadaşım gitmişti. Çalıştığımız firma Çin'in Shenzhen şehrinde olduğu için hep aynı şehirde oluyor eğitimler. Gitmeden, eğitime giden arkadaşlardan farklı farklı deneyimler dinlemiştim. Ortak noktaları ise yemek konusundaydı. Giderken yiyecek erzak götürmem konusunda her birinden tavsiyeler almıştım. "Buluruz yiyecek bir şeyler, koskoca Çin'de aç mı kalacağız?" düşüncesi bir yandan "ya ne olacak yemezsen bırakırsın orada, geri getirecek değilsin, Götür bir şeyler." düşüncesi bir yandan bu iki düşünce arasında gidip gelirken, son anda bir ekmek ve bir kaç konserve koyuyorum bavula. Bir kaç da kıyafet alarak arkadaşlardan edindiğim ve internetten araştırdığım bilgilerle 2 haftalık Çin eğitimim böylelikle başlıyor. Hanımı bu kez evde bırakıp koyuluruz yola.

24 Kasım 2013 Pazar

Şirinler 2



Şirinler yeni filmleriyle yine maceradan maceraya koşuyor. Sürpriz yumurtalardan çıkan Şirinler 2 filminin kahramanlarıyla filmi anlatmaya çalışacağım. Haydi başlayalım.

Şirinler 2 filminde kötü büyücü Gargamel yaptığı gösterilerle çok popüler biri haline gelmiş. Büyük gösteriler yaparak milyonlarca hayran kitlesi oluşturan Gargamel'in bu kez yanında sadece Azman yok. 2 tane Şirin benzeri Haylaz adını verdiği minik karakterler de var. Gargamel bu haylazları Şirin özü elde edebilirim umuduyla yapmış. Fakat beklediği gibi Şirin özünü bu Şirin benzeri haylazlardan alamamış. Paris'e büyük bir gösteri için gelen Gargamel gücüne güç katmak için yine Şirinlerin peşine düşmüş. Amacı; Şirine'yi yakalayıp, Şirin Baba'nın formülünü öğrenmek. Bu sayede haylazları gerçek Şirin'e dönüştürüp, bunlardan Şirin özü almak. Şirin özleriyle de iyice güçlenip, Dünya'nın hakimi olmak, herkesi kölesi yapmak.

İşte Gargamel ve haylazları, Vexy ile Hackus.

23 Kasım 2013 Cumartesi

Narlı Yeşil Salata



Salatalar genelde limon, sirke, nar ekşisi ile lezzetlendiriliyor. Evinizde nar var ise ki bu mevsimde muhtemelen vardır. Salatanızın üzerine biraz nar suyu, biraz da nar taneleri koyabilirsiniz. Nar ekşisinden daha lezzetli olduğunun tadına varacaksınız. 


Taze narları kullanarak yeşil salatanıza hem lezzet katacak hem de salatanızı renk cümbüşüne dönüştüreceksiniz. İşte iştah kabartan salatamız. Afiyet olsun.

Kırmızı Espit Kızartması



Kırmızı espit olarak isimlendirilen bu mantar, yöresel mantar çeşitleri arasında en lezzetli olanlarından. Mantarlarla ilgili yazımızda bu mantarla ilgili geniş bilgi vermiştik. Bu bağlantıdan ulaşabilirsiniz. Şimdi de kırmızı espit mantarının yemeğini yapacağız.


Mantar yemekleri fırında, kızartma, sote olarak yapıldığı gibi çorba, salata olarak ya da etle birlikte de yapılıyor. Kalorisi çok düşük olan kırmızı espit mantarını bu kez çok az yağ kullanarak kızartma olarak yapacağız. Diyet yemeği olarak deneyebilirsiniz.

Evimizdeki Saatler



Saat, zamanı ölçmeye yarayan bir alettir aslında. Mısırlılar tarafından İsa'dan önce 4000 yıllarında keşfedildiği biliniyor. Güneşten faydalanarak güneş ışığının geliş açısına göre güneş saatini icat etmişler. Dik duran bir cismin gölgesinin boyu ile saati hesaplamışlar. Gece ise güneş olmadığı için yeni icatlara gereksinim duyulmuş. Bu gereksinim sayesinde su ve kum saatini bulmuşlar.

Saatin tarihi işte bu kadar eski. Günümüzde ise artık saatler bir aksesuar ya da ev dekorasyonu olarak varlığını devam ettiriyor. Çünkü elimizden düşürmediğimiz telefonumuzdan ve bilgisayarların sağ alt köşelerinde bakarak saati öğrenebiliyoruz. Duvara bakmaya ya da dışarıda isek saat kulesine bakmaya gerek kalmıyor. Dediğimiz gibi saatler artık dekorasyon amaçlı kullanılan aletler.

Keiki Orkide



Orkide ile ilgili daha önce bir yazı yazmıştık. Orkidenin bakımını, sulanmasını, orkide saksının özelliklerini bu yazımızda anlatmıştık. Şimdi orkideyle ilgili yeni yazı ile karşınızdayız. Konumuz orkide üretimi. Orkideyi tohumdan üretme, doku kültürüyle üretme gibi bir çok üretme şekli var. Biz "keiki" ile üretimden bahsedeceğiz. Keiki yöntemi ile dünyaya yeni orkideler getireceğiz. Kesinlikle sizin de ilginizi çekecektir.

30 Ekim 2013 Çarşamba

Makedonya Yolculuğu - Birincilik Kazandı!



Geçen yılbaşında yaptığımız Balkan ülkeleri gezimizi heyecanlı bir yazıyla turlayalim.com sitemizde Siz değerleri okuyucularımızla paylaşmıştık. Türk Telekom'un geçen ay şirket içi açtığı gezi yazısı yarışmasına bu gezimizi kısaltarak ve  "Makedonya Yolculuğu" adı vererek biz de katılım sağlamıştık. Yarışma bu hafta neticelendi. 1 ay boyunca aldığımız yorumlar ve oylar değerlendirilerek yazımız birincilik kazandı ve tarafımıza "Türk Telekom Gezgini" ünvanı verildi.

Gezi yazımızın ayrıntılarına aşağıdaki bağlantılardan ulaşabilirsiniz.



19 Ekim 2013 Cumartesi

İrmik Tatlısı




Yapması da yemesi de çok kolay. Lezzeti de bir o kadar enfes olan bir tatlı tarifi vereceğiz. Sıkı durun! İrmik tatlısı tarifi geliyor. Doğru mutfağa! Sütlü tatlı sevenler hemen yapmak isteyecektir. Bu yüzden hemen malzemelere geçelim.

16 Ekim 2013 Çarşamba

Origami - Dragon




Basit bir kağıdın envai çeşit şekle dönüştürme uğraşını, Japonlar Origami olarak isimlendiriyor. "Oru" katlamak anlamı taşırken, "-kami" de kağıt manasına geliyor. Bu iki kelimeyi birleştirince Origami yani kağıt katlama oluyor. Bu Japon işi uğraş, usta ellerden geçerek bir sanata dönüşüyor.

15 Ekim 2013 Salı

10 Zilhicce 1434




Kurban Bayramınız mübarek olsun. Mutlu bayramlar...

1 Eylül 2013 Pazar

Kabak Çiçeği Dolması



Şirince Köyü'nün tepe noktasına yakın bir restoranda yöresel yemeklerin tatlarına bakacağız. Menüye göz attığımızda başka yerde yemediğimiz, tadının hoşumuza gideceğini düşündüğümüz kabak çiçeği dolması ve çökelekli biber kızartması dikkatimizi çekiyor. Bir porsiyon kabak çiçeği dolması, bir porsiyon da çökelekli biber kızartması, yanına patlıcanlı gözleme siparişi veriyoruz. Sipariş verdikten kısa bir süre sonra soframız bu güzel lezzetler ile donatılıyor.

Şirince Köyü



Şirince, tarihi mimari dokusunu korumuş Türkiye'deki ender köylerimizden biri. Bu köy de Doğanbey gibi bir Rum köyü, kaderi de benzer. 1923-1924 yıllarında Rum nüfusunun köyden ayrılmasıyla boşalan Şirince, bu tarihten sonra Yunanistan'ın Kavala bölgesinden gelen mübadillere ev sahipliği yapmış.


Meryem Ana Evi



Meryem Ana Evi, Efes Antik Kenti'nin yanındaki Bülbüldağı'nda kente yaklaşık 5 kilometre mesafede yer alıyor. Hz. İsa'nın annesi Meryem'in son yıllarını buradaki kilisede geçirdiğine inanılıyor. Ayrıca Hristiyanlarca hac yeri olarak kabul edilen bu kiliseye ortaçağda bazı papaların ziyaret ettiğini öğreniyoruz.

Ashab-ı Kehf Mağarası



Yedi uyuyanların meşhur hikayesini çoğumuz bilir. Ben yine de kısaca anlatayım: 
3. yüzyılda Roma imparatorlarından Dokyanus, halka kendisine ve putlara tapması konusunda baskı yapmaktaydı.. Putperest baskılara dayanamayan 6 genç, inançlarını korumak için şehre yakın bir dağa doğru kaçtılar. Kaçarken kendileri gibi inançlı bir çoban ile karşılaştılar. Çobanın köpeği de onları arkadan izledi. Şehirden uzaklaşan 7 genç ve onları izleyen köpek, çobanın gösterdiği mağaraya sığındılar. Mağarada merhamet dileyerek dua ettiler. Haberi alan zalim imparator Efes'e gelir ve adamlarına bu gençleri bulmalarını emretti. Bir süre sonra gençlerin saklandığı mağarayı buldular ve mağaranın girişini gençler iöldürmek maksadıyla taşlarla kapattılar. İşte Ashab-ı Kehf denilen yedi uyuyan dediğimiz hadise burada başladı. Mağaraya sıkışan bu 7 genç ve 1 köpek ölmedi, yüzyıllar boyunca uyudular. Sonrasında ilahi bir şekilde uyandırılırlar.

Efes Antik Kenti



Günümüzde Selçuk ilçe sınırları içinde bulunan, tarihi İsa'dan önce 6000 yılına kadar dayanan Efes Antik Kenti'ndeyiz. Güneş kavurucu sıcaklığına aldırış etmeden tarihin tozlu yollarında turlayacağız. Efes Antik Kenti, 8 kilometrekarelik geniş bir alana (yaklaşık 750 futbol sahası büyüklüğünde) kurulmuş hala kazı çalışmalarının devam ettiği, görülmeye değer bir kent.

Selçuk Havaalanı



Dilek Yarımadası'ndaki 2 günlük turumuzu tamamlayıp Pazar günü dönüş hazırlıklarına başlıyoruz. Her başlangıcın bir sonu var malum. Bu turlamamızın da sonuna yaklaşıyoruz. Çadırımızı söküp, komşularımızla vedalaşıp arkamızda hoş seda bıraktığımızı düşünerek Güzelçamlı'dan ayrılıyoruz.

Dönüş yolunda ilk uğrak yerimiz yol üzerindeki Selçuk Havaalanı. Bu minyon havaalanı daha çok eğitim uçakları tarafından kullanılıyor. Paraşütle atlama ve test uçuşları yapılıyor. Ayrıca bölgede sık sık çıkan orman yangınlarına hızlı müdahale için teyakkuzda bekleyen kadrosu ile itfaiye ekibi de hazır bulunuyor havaalanında. Günün Pazar olması ve biraz rica minnet ile havaalanının içine girme iznini kapıyoruz. Yanımızdaki yetkilinin kibar yaklaşımı sayesinde izin verilen bölgede çekim yapıp, uçaklarla ilgili bilgi alıyoruz.

Zeus Mağarası



Dilek yarımadası - Büyük Menderes Deltası Milli Parkı girişinin sol tarafında Zeus Mağarası. Bizim konakladığımız Lazoğlu Çadır Kampı'na da yaklaşık 250-300 metre yürüyüş mesafesinde. Mağaranın içinde tatlı su ile deniz suyunun karışımı olan soda tadında soğuk bir su bulunuyor. Özellikle yaz aylarında serinlemeye yarayan bu suyun vücuda faydalı olduğu söyleniyor. Mağaranın ön tarafında batıl inanıştan gelen bez bağlanmış bir ağaçlıklar bulunuyor. Dilek yarımadasında olduğundan mıdır sanmam ama dileklerin kabul olduğuna inanılıyor. Zeus Mağarasını'nıda engebeli taşların arasında doğal basamaklar oluşmuş. Havuza ulaşmak için kaygan olan bu basamakları dikkatlice çıkarak, sonra inerek aşmak gerekiyor. Sonrasında Zeus Mağarası'nın güzelliğiyle karşılaşıyorsunuz.

31 Ağustos 2013 Cumartesi

Odun Ateşinde Kefal



Doğanbey Köyü'nün çıkışından sahile doğru giden yol üzerinde yeni bir restoran açılmış. Odun ateşinde ızgara yaparak hizmet veriyor. Yemekten sonra da meşe odununda demlenmiş çay ikram ediliyor bu restoranda.  Balığın kilo ile satış yapılması hoşumuza gidiyor. Bu sayede ne kadar yediğini biliyorsun. Beğendiğin balıkları ızgara edip servis ediyorlar. Bu bölgedeki balık kooperatifleri sayesinde her türlü balık taze olarak sunuluyor. Biz daha önce yeme fırsatımız olmayan kefal balığının tadına bakıyoruz.

Doğanbey Köyü - Domatia



Orda bir köy var uzakta... Güzelçamlı'ya 50 kilometre mesafede görülmeye değer bir köy.  Eski ismi ile Domatia, yeni ismi ile Doğanbey Köyü. İsadan önce 7. yüzyıl gibi çok eski tarihe uzanan geçmişe sahip bu küçük yerleşim yeri, günümüzde de tarihi dokusunu korumaya çalışmakta. Doğan Bey Köyü, yarımadanın güneyinde Büyük Menderes Deltası ile Mykale dağlarının yamacı arasında kalmış bir köy. Söke ilçesine bağlı bu köye Dilek Yarımadası'nın iç kısmından ulaşılabiliyor. Kıyı kesim askeri teşkilata ait olduğu için kıyı kesimden geçmek mümkün değil. Milli Park'ın içinden 18 kilometrelik yürüyüş yolu ile dağı aşıp ulaşmak da bir diğer alternatif güzergah. Ama tahmin edileceği gibi her baba yiğidin harcı değil 18 kilometre dağlık araziyi aşmak. Biz Güzelçamlı'dan Söke istikametine doğru rüzgar güllerinin eşliğinde geçen yolculuktan sonra Atburgaz, Tuzburgaz köylerinin içinden geçerek Doğanbey'e ulaşıyoruz. Taş evleriyle büyüleyen, rüzgarıyla içimizi serinleten Domatia karşımızda.

Büyük Menderes Deltası Milli Parkı



30 Ağustos Zafer Bayramı'nın Cuma gününe gelmesiyle haftasonu ile birlikte 3 günlük bir turlama fırsatı doğuyor. Nereye gidelim? Nasıl bir turlama olsun? Bu sefer de bir farklılık olarak herşey dahil otelde yan gelip yatıp, keyif mi çatalım? Yoksa kendi tarzımızda bir turlama mı yapalım? diye düşünürken çadırımız alıyoruz hemen. Nede olsa yılın 365 gecesinin tamamına yakını visko yatakta geçiyor. %1'i de çadır da geçse çok mu? İnsanın kendi evi gibi yok derler; biz de kendi çadırımız gibi yok diyoruz. Niyetimiz 2 gece konaklayacak sakin bir yer bulup, orada kamp kurmak. Eğer böyle bir yer bulamaz isek otel fikrini düşüneceğiz. Yer olarak da; son kapsamlı turlamamızda doğuya yöneltmiştik rotamızı, bu kez de batı olsun diyoruz. Günün anlam ve önemine de istinaden, Atatürk'ün şanlı ordumuza gösterdiği hedefe doğru gitmeye karar veriyoruz. Şenferah ailesinin hedefi Aydın il sınırları içindeki Güzelçamlı beldesi çıkışındaki Dilek yarımadası - Büyük Menderes Deltası Milli Parkı.

24 Ağustos 2013 Cumartesi

Enne Barajı




8 Ağustos 2013 Perşembe

Hoş Geldin Ramazan



31 Temmuz 2013 Çarşamba

Sivas Kebabı




Sivas'ın meşhur kebabını Sivas'a gidip yeme imkanı her zaman mümkün olmuyor. Bu ağız sulandıran lezzetten mahrum olmamak için Sivas'a gidemiyorsanız Sivas Kebabı'nı evde yapmak icap ediyor. Malzemeler ve hazırlanması çok kolay; patlıcan, biber, domates, sarımsak ve kuzu eti. Malzemeleri temin etmek kolay, kasaptan, manavdan alıyorsunuz. Hazırlaması da kolay, patlıcanları, biberleri ve etleri büyük büyük doğruyoruz. Bir patlıcan, bir et, bir biber, bir et şeklinde... Şişin boyu kadar diziyoruz. Dikey olarak asılacak şişlerin en en üstüne kuyruk yağı yerleştiriyoruz. Sarımsakları bir şişe, biberleri bir şişe diziyoruz. Hazırlaması bu kadar kolay işte. Şimdi geldi pişirmesine. Sivas kebabı için bilen bilir; 2 tarafında odun ateşi yanan, ortasında şişler asılan özel fırınlar vardır. Bu özel fırını evde inşa etmek zor haliyle. Peki hazırlanan Sivas kebabı nasıl pişecek? İşte bu mini fırında. Bu fırında da uygulama aynı; 2 yanında odun yanıyor, ortasında şişler asılı...

7 Temmuz 2013 Pazar

Karamelize Şeftali ile Maraş Dondurması



Yaz aylarında baklava gibi şerbetli tatlılara alternatif olarak meyveli tatlılar daha hafif ve dondurma ile sunulduğunda daha serinletici olabiliyor. Karamelize şeftali ile Maraş usulü dondurma da bunlardan biri. Bir dondurma reklamında tarifi verilen bu basit tatlıyı hazırlamak da çok kolay. Refika'nın oldukça başarılı, her piknikte yaptığımız mangalda muz tatlısından sonra karamelize şeftali ile maraş dondurmasını da deniyoruz.

3 Temmuz 2013 Çarşamba

Bir Mühendis Daha...




O, ilk yıl rehavete kapılan, kalan 3 yılda ise yaz kış, gece gündüz kitap defter karıştıranlardan...
O, 3 yılda müfredatı bitirmesine rağmen mezuniyet töreninde ödül alamayanlardan...
O, helikoptere 4 pervane takıp semada uçuranlardan...
O, jüri kurbanı olanlardan...
O, bir Beşiktaş, bir Davutpaşa...

9 Haziran 2013 Pazar

Doğu Karadeniz'i Turlayalım!



Amasya - 2. Günümüz



Gezimizin son gününde Amasya'daki müze ziyaretlerini sürdürüyoruz. 

8 Haziran 2013 Cumartesi

Amasya - İlk Günümüz



Gezimizin 8 gününde Amasya'dayız. 1 gece konaklayıp 2 gün boyunca Amasya'yı turlayacağız. Amasya'yı elmasıyla ünlü biliyoruz. Fakat Amasya elmanın ötesinde tarih kokan bir şehirmiş. Şehrin içinden geçen Yeşilırmak Nehri tarihi dokuyla bütünleşmiş hoş bir manzara sunuyor. 

Yöresel Lezzetler - Giresun



Artık Doğru Karadeniz gezimizin son günlerindeyiz. Dolu dolu bir tatil geçirdiğimizden yorulma emareleri de kendini göstermeye başlıyor. Bir gece de Amasya'da soluklanarak yuvamıza döneceğiz. Gezimizin 8. günüde yine yollardayız. Dönüş yolunda Giresun civarlarında yemek molası için Şoray Restoran'a oturuyoruz. Yöresel yemek var mı diye sorar sormaz, garson ben sizin ne istediğinizi anladım diyerek masamızdan ayrılıyor. Elimizdeki fotoğraf makinesi görünce bizi haberci filan sandı galiba. Bir kaç dakika sonra bu mısır ekmeğimiz, bu pidemiz  diyerek masamıza servis etmeye başlıyor. 10-15 dakika içinde yöre mutfağından oluşan zengin bir sofra kuruyor masamıza.

7 Haziran 2013 Cuma

Batum - Gürcistan



Gezimizin 7. gününde sınırın öbür tarafına Gürcistan'a geçiyoruz. Gürcistan, Doğu Karadeniz'in uzantısı olan bir komşumuz. Aramızda Ayder'e 110 kilometre mesafedeki Sarp Sınır Kapısı var. Türkiye Cumhuriyeti ile Gürcistan Cumhuriyeti arasında karşılık yapılan anlaşma neticesinde vizesiz, pasaportsuz sadece nüfus kağıdıyla giriş çıkış yapabiliyor her 2 ülkenin vatandaşı.

6 Haziran 2013 Perşembe

Zilkale



Gezimizin 6. gününü geçiriyoruz. Hava yağışlı olduğu için Ayder Yaylası'nda doğa yürüyüşü yapamıyoruz. Arabamız ile Kaçkar Dağları'nın etrafında gezinti yapacağız. Ayder yaylasından Çalıhemşin'e döndükten sonra Zilkale istikametinde devam ediyoruz. Fırtına Vadisi boyunca güneye doğru ilerliyoruz. 12 kilometre ilerledikten sonra Zilkale'ya varıyoruz. 

5 Haziran 2013 Çarşamba

Ayder Yaylası



Gezimizin 5. gününde Ayder Yaylası'na ayak basacağız inşallah. Çayeli'nde yemeğin ardından Ayder Yaylası'na doğru, Kaçkar dağlarına doğru arabamızı sürmeye devam ediyoruz. Çayeli kuru fasulyesiyle meşhur. Yolunuz buralara düşerse bir öğle yemeği ya da akşam yemeği yiyebilirsiniz. Ayrıntılara bu bağlantıdan ulaşabilirsiniz. Evet yolculuğumuz devam ediyor. "Çayelin'den öteye cidelum yali yali, cidelum yali yali, cidelum yali. Sirtindaki sepetun ben olayım hamali, ben olayim hamali ben olayim ha..." türküsü eşliğinde Çayeli'ni geçiyoruz.

Kuru Fasulye - Çayeli



Güneyce'den ayrıldıktan sonra Rize sahil yoluna tekrar çıkıyoruz. Gezimizin 5. gününde konaklayacağımız Ayder Yaylası yolu üzerinde Rize'nin Çayeli ilçesi var. Vakit ikindi vakti. Karnımız da acıkmaya başlarken Çayelinin meşhur kuru fasulyesini yemek için Hüsrev Restoran'a uğruyoruz.

Güneyce




Anzer Yaylası'ndan dönüş yolunda bir gün önceden izin istediğimiz 1987 yılında yöre halkının ortaklaşa açtığı Geneyce Çay Fabrikasını gezmek için duruyoruz. Rize Ziraat Parkı'ndaki mini fabrika bizi kesmiyor, gerçek bir fabrikayı görmek istiyoruz. Güneyce Çay Fabrikası'nın işletme şefi Fatih Bey bizi karşıladıktan sonra başlıyor fabrikayı anlatarak gezdirmeye. Fabrikalarda fotoğraf çekmeye sınırlı izin verilir malum, izin verilen noktalarda bir kaç kare çekiyoruz. Burası Rize'de gördüğümüz mini fabrikanın büyüğü. Bütün teçhizat benzer. Üretim süreci de aynı zaten. Fatih Bey'den ekstra bilgiler öğreniyoruz. Çay bitkisinin üstten 2 buçuk yaprağının daha kaliteli olduğunu söylüyor bize. Bir de yükseklere doğru çay yapraklarının kıyıya göre daha küçük olduğunu ve bu çay yapraklarından daha kaliteli çay üretildiğini söylüyor. Çay hakkında fazlasıyla bilgileniyoruz.

Comments