28 Aralık 2012 Cuma

Bulgaristan Yolculuğu



2013 yılının ilk gününün salıya gelmesini fırsat bilerek, 2012 yılının son cumasından 2013 yılının salısına 5 günlük bir gezi planladık. Planımızda Yunanistan'nın görülmeye değer şehirlerinden Kavala, Selanik ve Atina'yı içeren büyük Yunanistan turu vardı. Bir süredir ekonomik  sıkıntılar çeken komşumuza bir nebze yardımımız dokunsun maksadıyla bu ecdat topraklarına gitmeye karar vermiştik. Komşusu aç iken tok olmak bize yakışmaz biliyorsunuz. Aslında bir diğer amacımız 6 aylık schengen vizemiz henüz bitmemişken bu 5 günlük tatili Avrupa'yı turlayarak değerlendirmekti. Niyetimiz böyleydi. Ama beklenmedik bir gelişme yaşandı. Katıldığımız tur yeterli katılım sağlanamadığından dolayı iptal oldu. Tur şirketimiz, iptal olan Yunanistan turunun yerine Bulgaristan, Makedonya ve Yunanistan'ı içeren bir tur önerdiler. Biz de planımız bozulmasın diye karar değişikliği yaparak bu tura katıldık. İşte turun ayrıntıları...



Cuma saat gece 10'da İstanbul'dan ilk durağımız olacak Bulgaristan'ın Filibe şehrine ardından Başkent Sofya'ya olan yolculuğumuz başladı. Otobüs yolculuğumuz molalar ve gümrük işlemleriyle beraber 9 saat sürecek. Edirne Kapıkule gümrük kapısına yaklaşırken ilk molamızı yol üzerindeki bir dinlenme tesisinde verdik. Ardından 1 buçuk saatlik yolculuktan sonra Kapıkule gümrük kapısına vardık. Önce Türkiye tarafında, akabinde Bulgaristan tarafında pasaport kontrolü yapıldı. Allah'tan her iki tarafta da her hangi bir pürüz çıkmadı. Kontrol işleri bu süreç için kısa sayılabilecek bir sürede, yaklaşık 1 saat içinde tamamlandı. Saat gece 4 sularında artık Bulgaristan sınırları içerisinde idik. Trafik işaretleri hemen okumakta zorlandığımız Kiril alfabesine dönüverdi. Türkiye tarafından yağan yağmur da azalarak kısa zaman sonra kesildi. Sağa sola bakınırken gözler dayanamayarak uykuya daldılar. Sabahın ilk ışıklarında tekrar açılan gözlerimizle Filibe şehrine giden otobüsümüzün uçsuz bucaksız puslu ovalarda ilerlediğini gördük.



Sabah saat 7 sularında gün ışıldarken yolculuğumuz engebeli ve dar Bulgar yollarında devam etmekte idi. Biraz daha uzun ince yollarda ilerledikten sonra otoyola çıktık. 


Artık gözlerimiz açılmıştı. Yorucu yolculuğumuzun sonlarına yaklaşırken karnımızdan da açlık sesleri gelmeye başladı doğrusu. Yol üzerindeki bir dinleme noktasında kahvaltı ihtiyacı için mola verdik. Durduğumuz nokta bu yoldan sürekli gidip gelenler için çok bilindik bir noktaymış. Adı Neco'nun yeri. Gaziantepli Neco, uzun yıllar bu yollarda tır şoförlüğü yapmış. Gel zaman git zaman Neco'ya nasip olmuş yol üzerinde bir lokanta açmaya karar vermiş. Türkiye'deki eşinden olan bir çocuğu ile, Bulgaristan'daki eşinden olan diğer çocuğunu yanına alarak küçük bir lokanta açmışlar. Zamanla işleri bereketlenmiş ve gelişmiş. Malum bu yoldan geçenlerin çoğu tır şoförü, Neco'nun meslektaşları ve Türkiye'den yola çıkanlar. Bu sebepten güvenilir eti ile lezzetli Antep mutfağını sunan Neco bu alemde tanınan ve tercih edilen biri olmuş.


Lokantanın önü biz gibi Neco'nun lezzetli yemeklerini  tatmak için mola veren tır kamyonlarıyla dolu.


Klasik kahvaltı tabağı yerine Bulgaristan'ın soğuk kış sabahında içimizi ısıtacak bir çorba içmeye karar verdik. Sunulan 4 çeşit çorbadan koyun çorbasını seçtik. Neco, beğenmezseniz değiştirir diyerek ilk andan samimi ve sıcak yüzünü gösterdi. Üç beş dakika sonra üzerinden dumanlar çıkan çorbamız hoş bir kap içerisinde bir tabak iştah açıcı maydanoz ile servis edildi. Yanında koca bir tereyağlı ekmek. Tereyağları üzerinde erimeye başlamış. Bu güzel çorbanın tarifini de öğrendik. Bu bağlantıyı tıklayarak siz de yapabilirsiniz.

Bulgaristan'ın para birimi Leva. Bir çorba ve pide için 4 Euro ödüyoruz. 1 euro yaklaşık 2 Leva. Yani 8 Levaya geliyor. Türk Lirası olarak da 10 lira.


Lezzetli çorbanın arkasından gelen ince belli demli çayımız, yoksa sınırı geçmedik mi, buralar hala Osmanlı mı diye esprilere vesile oldu. 


Eee yolcu yolunda gerek! Bu hoş mekandan ayrılıp, bizim deyimimizle Filibe, Bulgar ve diğer milletlerin tabiriyle Plovdiv'e doğru az kalan yolumuzu tamamlamak için otobüsümüze bindik. Yarım saat kadar gidince de bizim Safranbolu evlerimizi andıran tarihi binalarıyla tanınan Filibe şehrine eriştik. Gezimiz bu şehri turlayarak başlıyor... Bu bağlantıyı tıklayarak Filibe gezi yazımızı okuyabilirsiniz.

3 comments :

Adsız dedi ki...

neconun yeri tam olarak nerede?

Adsız dedi ki...

KIMSE BILMIYORMU NECONUN YERINI?

Adsız dedi ki...

Kapıkule sınır kapısından geçtikten sonra Plovdiv'e giderken...

Yorum Gönder

Comments