29 Haziran 2012 Cuma

Çanakkale - Assos



Assos'un, şimdiki adıyla Behramkale'nin, girişinde Aristo karşılıyor bizi. Assos'un felsefe dünyasında ayrı bir yeri var. Aristotales 3 yıl burada yaşamış ve bir felsefe okulu kurmuş.

Okulun kuruluş hikayesi şöyle:
"Assos Kentinin yönetimini eline geçiren banker Eubulos bağımsızlığını ilan eder. Onun ölümünden sonra yönetimi kölesi olan Hermenias el alır. 

Eubulos zamanında felsefe eğitimi için Platon'un Atina'daki okulu Akademi'ye gitmiş olan Hermenias, orada tanıştığı Aristo'yu Assos'a davet eder.

Hermenias, Platon'un ünlü eseri Devlet'de anlattığı ideal devlet yönetimini uygulama hevesindedir.

Aristo, hocası Platon'un ölümünden sonra M.Ö. 347'de Assos kentine gider. Burada Hermias'ın siyasî danışmanı ve dostu olur. Aynı esnada, özgünlüğünü daha o zamandan belli eden bir okul kurar. Bu okuldaki girişimleri arasında yaşambilim üzerine çalışmaları yer alır. 

Hermenias'ın yeğeni Pythias ile evlenir. 
Okulda geçirdiği 3 seneden sonra M.Ö. 344 yılında, komşu Lesbos (Midilli) adasının Doğu kıyısındaki Mytilene (Midilli) kentine varır.
Oğlu İskender (Büyük İskender) için iyi bir öğretmen arayan II. Philip, görevi, Assos'taki okulun yöneticisi olan Aristo'ya önerir ve o da bu öneriyi seve seve kabul ederek, II. Philip'in oturmakta olduğu Pella'ya gider.
Dostu Hermenias'ın Persler tarafından çarmıha gerilerek öldürüldüğünü Pella'da öğrenir ve M.Ö. 343'de onun adına bir kaside yazar."





Assos, sit alanı olduğu içni doğallığını korumuş. Dar sokaklarından tepenin zirvesindeki Athena Tapınağı'na çıkarken eski çağlarda geziniyor hissi veriyor. Sokakların yanlarında küçük butik oteller, restoranlar, hediyelik eşya satıcıları gözümüze çarpıyor. 

Yavaş yavaş tepeye çıkıyoruz. Önce tapınağın surları beliriyor. Sur duvarları 20 metre yükseklikte, 2 katmanlı olarak inşa edilmiş. Günümüzde 3,2 kilometresi görülebilir durumdaymış. Köyün içinden geçerek, batı kapısından giriş yapıyoruz. 


Biraz daha çıktıktan sonra tepenin en uç noktasındaki Athena Tapınağı tüm ihtişamını gösteriyor. Tapınak bölgeye hakim bir noktaya inşa edilmiş. Karşıda Midilli adası, görkemli Ege Denizi, hafif esen rüzgar ve tapınak kalıntıları  çok etkileyici. Tapınağın kutsal odasında bulunan tanrıça heykeli 1800'lü yıllarda Amerikalılar tarafından götürülmüş (yürütülmüş). 



Tapınağın güney cephesinde o enfes manzara...






2 comments :

Adsız dedi ki...

Oğuzhanım, yurdum toprağının eşsiz güzelliklerini bize bu denli sıcak bu denli gerçekci sunduğun için çok teşekkür ederiz, kardeşim.

Aziz

Oguz Han Senferah dedi ki...

Dostum, yorumların için sağol, eyvallah. Keşke beraber turlasak yurdum toprağını. Daha keyifli olur şüphesiz. Kardeş, insanoğlu uzaya gidiyor. Biz şuradan şuraya gitmeye üşeniyoruz. Fırsat buldukça böyle küçük kaçamaklarla geziyoruz bakalım. Dünyayı küçültme gayreti içindeyiz.

Yorum Gönder

Comments