6 Ağustos 2016 Cumartesi

Türk Dünyası Şaheserleri Ayağınıza Gelmiş - Esminyatürk



Eskişehir'de Türk Kültürünü yaşamış ve yaşayan ülkelerde yer alan Türk izleri taşıyan şaheserlerin küçük örneklerinin sergilendiği Esminyatürk'deyiz, Türk Dünyası Şaheserleri Parkı. Bu parkta Uzakdoğudan Balkanlara kadar 32 adet eserin minyatürleri özene bezene hazırlanarak ziyaretçilerin beğenisine sunulmuş.Tüm eserler Orhun abideleri hariç 1/25 oranında yapılmış. Böylelikle gerçek boyutlarını tasvir edebiliyorsunuz.  Asıllarına uygun yapılmış minyatürlerin bir kısmına gezdikçe şahit oluyoruz. 8 tanesini ziyaret etmişiz fakat Türkiye'deki hiç bir eseri görmemişiz. Demek ki ülkemizde daha görülecek çok yer var.

31 Temmuz 2016 Pazar

Denizli'nin Horozları Bellidir!




Denizli yazımıza şehir ile özdeşleşen horozu ile başlamak istiyorum. Uzun ötüşüyle meşhur bu horoz, 20-25 saniye kadar ötüyor. Canlısını her yerde göremiyorsunuz fakat şehrin her bir köşesinde horoz sembolleri olduğu için heykelleri, amblemleri karşınıza çıkıyor. En çok da belediyenin logosunda görüyorsunuz. Biz canlısını görmek için hayvanat bahçesine gidiyoruz. Denizli halkının özellikle hafta sonları piknik yaptığı Çamlık Ormanın'da, çoğunluğu kümes hayvanlarından oluşan küçük bir hayvanat bahçesi var. Bir çok tavuk çeşidini gördükten sonra Denizli horozunun uzun süreli ötüşüne burada şahit oluyoruz.

30 Temmuz 2016 Cumartesi

Pamukkale




Uzun bir süredir gitmek istiyordum Pamukkale'ye. Daha doğrusu üniversite yıllarım geçtiği Denizli'yi Gülsüm'e gezdirmek istiyordum. Üniversite zamanı can ciğer olduğumuz arkadaşlarımızı da ziyaret etmek istiyordum. Tüm bu isteklerimizin gerçekleşmesi için yıllarca bekledik. Ta ki bu hafta sonuna kadar. Yıllık izinlerin iptal edildiği bu günlerde hafta sonu gezilerimize Denizli ile başlıyoruz.

18 Haziran 2016 Cumartesi

Balkonda Üretim - 2




Balkonda üretim yazımızın devamı niteliğinde balkondaki son durumu aktaracağım. Biberlerin yanına çeri domates fidelerimizi de ektik. Azra'nın boyunu çoktan geçti. Çiçek açmaya başladılar. Umarım bol domatesli salkımlarımız olur.

22 Mayıs 2016 Pazar

7. Gün - Bosna Hersek (Sarajevo - Saraybosna)




Bosna Hersek deyince akla gelen isimlerin başında Aliya İzzetbegoviç geliyor. Bu şahsiyet Müslüman Boşnaklar için özgürlük mücadelesi vermiş ve bağımsızlığa kavuşan Bosna Hersek Cumhuriyetinin kurucu lideridir. Özerk cumhuriyetler birbiri ardından bağımsızlıklarını ilan etmeye başladıktan sonra Boşnaklar da bu yönde niyetlerini ortaya koydular. O zaman kominist rejim altında özerk bir konumda bulunan ülke 1992'de gerçekleştirdiği referandum sonrasında yüzde 62,8 oy çoğunluğu ile bağımsızlığını ilan ediyor. Ancak Sırplar hemen arkasından Bosna Hersek yönetiminde söz sahibi olan Boşnaklara daha doğrusu Müslümanlara karşı savaş açarak yeni bir katliam hareketi başlatıyorlar.

21 Mayıs 2016 Cumartesi

6. Gün - Bosna Hersek (Sarajevo - Saraybosna)




Mostar'dan sonra Bosna Hersek'teki turumuza Başkent Saraybosna (Sarajevo) ile devam ediyoruz Gezimizin 6. ve 7. günlerini burada geçireceğiz. Saraybosna Avrupa'da Türklerin kurduğu en büyük şehir olma özelliği taşıyor. Bu bölgedeki ilk yerleşim kalıntıları tarih öncesi döneme kadar uzanmasına rağmen, modern şehrin ortaya çıkışı 1463 yılında Osmanlıların bu bölgede kurdukları hakimiyet ile başlıyor. Saraybosna ele geçirildikten hemen sonra bölgede büyük bayındırlık faaliyetleri başlıyor. Osmanlı şehirlerinin ortak özellikleri günümüzde hala Saraybosna'da görebilirsiniz.

20 Mayıs 2016 Cuma

5. Gün - Bosna Hersek (Blagay, Mostar)




Gezimizin 5. gününde Bosna Hersek topraklarındayız. Aslında Hersek topraklarındayız desek daha doğru olacak. Çünkü ülke isminin Hersek kısmını bu coğrafyadan alıyor. Bosna Hersek'teki ilk durağımız Blagay Kasabası oluyor. Burası Mostar'a 5 kilometre mesafede küçük bir yerleşim yeri. Burayı önemli kılan ise su kaynağının bulunduğu mağaranın hemen yanına inşa edilmiş bir tekke.

19 Mayıs 2016 Perşembe

4. Gün - Karadağ (Budva, Kotor)




Gezimizin 4. gününde Balkan coğrafyasında turlamaya devam ediyoruz. Makedonya ve Arnavutluk'tan sonra sıradaki ülke Karadağ. Karadağ, ismini ülke sınırları içindeki Lovcen dağının İtalyanca karşılığı olan Monte Negro'dan (Türkçesi: Kara Dağ) alıyor. Sırbistanı saymazsak Yugoslavya'dan en son bağımsızlığını ilan eden ülke burası. Karadağ, 2006 yılında Yugoslavya'nın devamı niteliğinde olan Federal Sırbistan - Karadağ Cumhuriyeti'nden 2006 yılında referandum ile ayrılıyor.

Karadağ'ın sahil şeridinden gezimize başlıyoruz. Doğusundan giriş yapıp, batısından Bosna Hersek'e geçeceğiz. Kıvrımlı yollarda ilerlerken Bar şehrine yukarıdan bakıp, ilk molamızı vereceğimiz Budva şehrine doğru ilerlemeye devam ediyoruz.

18 Mayıs 2016 Çarşamba

3. Gün - Arnavutluk (Durres, Tirana, Şkoder)




Bugün gezimizin 3. günündeyiz. Berat'ta açtığımız gözümüzü Arnavutluk'un kuzey bölgesindeki şehirlerinden Şkoder'de kapatacağız. İlk durağımız Durres oluyor. Burası, başkent Tirana'dan sonra 2. büyük şehir ve ülkenin en büyük limanı. Orta Arnavutluk'un batı kısmındaki sahil şehri. Tirana'ya 33 kilometre, İtalya'nın Brindisi limanına ise 200 kilometre mesafede.

17 Mayıs 2016 Salı

2. Gün - Makedonya (Bones of Bays - St. Naum Manastırı) - Arnavutluk (Berat)




Güneşli bir gün ile gezimizin 2. gününe merhaba diyoruz. Erken saatlerde kalkıp güzel bir Arnavut böreği ile kahvaltımızı yapıyoruz. Bugünkü programımızda  Ohri gölünün üzerinde inşa edilmiş bir müze var. Sonrasında yine Ohri Gölü kıyısındaki St. Naum Manastırını ziyaret edeceğiz. Öğleden sonra da Arnavutluk'a geçerek ilk sınır geçişimizi gerçekleştireceğiz. Arnavutluk'taki ilk göreceğimiz ve geceyi geçireceğimiz yer ise bin pencereli şehir olarak nam yapmış Berat olacak.

16 Mayıs 2016 Pazartesi

1. Gün - Makedonya (Matka Kanyonu - Tetova - Ohrid)




Senferah ailesi olarak yeni bir turlamaya başlamanın heyecanı içinde tüm hazırlıkları tamamladık, şimdi yola koyulma vakti. Güzergahımızda 6 ülke var. Bunlardan Arnavutluk hariç kalan 5 tanesi eski Yugoslavya ülkesi. Diğer 2 ülke Hırvatisyan ve Slovenya'ya ise vize istediklerinden dolayı şimdilik gidemiyoruz. Yani bu 6 ülke, Makedonya, Arnavutluk, Karadağ, Bosna Hersek, Sırbistan ve Kosova vize istemiyor. Sırasıyla bu ülkeleri turlayacağız. İlk durağımız Makedonya. Bu ülkeye ikinci gidişimiz olacağı için sadece görmediğimiz yerlerini ziyaret edeceğiz.

7 Mayıs 2016 Cumartesi

Çocukluk Oyuncaklarım




Oyuncak kutum açıldı. Annemin paketleyip kaldırdığı çocukluk oyuncaklarım yıllar sonra tekrar oynandı. Oyuncakların alındıktan sonra ilk açıldığında hissettiğim aynı heyecanı duydum kutuyu açarken. O ilk keşfetme, ilk çalıştırmanın verdiği keyif aynen yaşandı bu akşam. Bazıları çalıştı, bazıları çalışmadı ama zihnimde çalışıyor halini yaşadım. Luna parkım orijinal kutusunda hiç oynanmamış gibi duruyordu. Penguen ve ahtapotlarım da öyle.

El Yapımı Lahmacun




Ağzınızı sulandıracak bir yemek tarifi vereceğim şimdi. Hazır mısınız? Resimden de görüleceği üzere tarifin adı lahmacun. Lahamacunun lezzetli olması için bir çok faktörün bir arada gerçekleşmesi gerekiyor. Lezzeti değiştiren malzemelerin yanında hüner ve pişirilen ortam. Malzemeler kaliteli ve oranları dengeliyse hünerli ellerden çıkan ve meşe fırınında tam kararında pişirilen lahmacunların ağzınızı sulandıracağı kesin. Malzemeleri birazdan vereceğim, temini kolay. E az çok da eliniz yatkınsa çok lezzetli lahmacun yapabilirsiniz. Bu lezzeti bir tık yukarı taşımak için ise odun fırınına ihtiyacınız bulunuyor. Bizim Simav'daki evde var. Biz de gittikçe bu fırından istifade ediyoruz. Geçen sefer pizza pişirmiştik, bu kez ise lahmacun yapmayı deneyeceğiz.

29 Nisan 2016 Cuma

Lezzetli Atıştırmalık



Bol yeşillikli bir sandviçe hayır diyemem. Bir de eşimin ellerinden yapıldıysa keyfime diyecek yoktur. Lezzetli oluşu içindeki malzemelerin yanında kattığı sevgiden olsa gerek. Yanında el yapımı bol köpüklü ayran ile yemeğe doyum olmuyor.

24 Nisan 2016 Pazar

EXPO 2016 - 24 Nisan




EXPO 2016 turlamamız kaldığı yerden devam ediyor. Bugün de bir çok şehir ve ülkenin tanıtım yaptığı alanları ziyaret edeceğiz. Öncesinde Aksu Ailesi bize deniz manzaralı enfes bir kahvaltı sunuyor. Bu sırada bizim çocuklar da diğerleriyle kaynaşıp, oyun oynuyorlar. Birbirlerine de çok alıştılar, ayrılmak zor olacak. Kahvaltıdan sonra biz EXPO'ya geçeceğiz, ayrıntılı gezemediğimiz yerleri de görüp döneceğiz.

23 Nisan 2016 Cumartesi

EXPO Çiçekleri



EXPO 2016 - 23 Nisan




"Çiçekler burda, çocuklar burda. La la lal lal la. EXPO 2016 Antalya'da..." ile başlayan şarkıdan anlaşılacağı üzere Türkiyenin ilk EXPO'sunun teması çiçek ve çocuk. Bu yüzden çok renkli bir EXPO bekliyor bizi. Yıllar öncesinden ta 2011 yılından beri süren hazırlıkların artık meyvelerini verme vakti geliyor. Takvim 23 Nisanı gösterdiğinde Türkiye hazırız diyecek. Biz de hazırız diyeceğiz ve aylar öncesinden aldığımız sezonluk biletleri eskitmek için kapılarını açan EXPO 2016 Antalya'ya merhaba diyeceğiz. 

Gökyüzünün Türk Yıldızları




Düden şelalesindeki moladan sonra kısa süre içinde EXPO 2016 fuar alanına varıyoruz. Burada 23 Nisan etkinlikleri çerçevesinde Türk Yıldızlarından görkemli bir gösteri izleyeceğiz. Fuar alanında biraz turladıktan sonra uçaklara daha yakın olmak için EXPO tepesine çıkıyoruz. Gösteri, tüylerimizi diken diken yapan bir gürültüyle başlıyor. O kadar yakından uçuyorlar ki sanki el kaldırsak dokunacak gibiler. Türk Hava Kuvvetleri bünyesindeki 7 pilot gökyüzünü bayrağımızın renkleri ile ilmek ilmek dokuyor. Gökyüzünde çeşitli figürler yapan pilotlar ziyaretçilerin alkışlarını topluyor. Coşkuyla yapılan anonslar, ziyaretçilerin çığlıkları ve uçak sesleri ile birleşince göğsümüz kabarıyor, Mehmetçikle gurur duyuyoruz.

Düden Şelalesi




EXPO 2016 açılışı ve 23 Nisan kutlaması için yola koyuluyoruz. İstikamet Antalya. Sabah uykumuzun bir kısmını yolda geçirdikten sonra gözlerimizin hafifçe açıldığı vakit, kendimizi gürül gürül suların aktığı Düden şelalesinde buluyoruz. Ben araç kullandığım için bu dediklerimde Gülsüm ve Azra'yı kastediyorum tabi ki. Düden şelalesi Aksu ilçesinde kurulan EXPO alanına yaklaşık 15 kilometre uzaklıkta yol üzerinde bulunuyor. Burası fuar alanına varmadan taze nefes ve kahvaltı için güzel bir mola noktası.

3 Nisan 2016 Pazar

Balkonda Üretim




Sabit bir işimiz olmasa ya da ekstra vaktimiz olsa toprakla uğraşmak isterdik. Toprakla uğraşmak hem içimizde sönmeye yüz tutmuş doğa sevgini yeşertiyor hem de insanın negatif enerjisini nötrlüyor. Bununla birlikte toprak üzerinden üretim yapıldığı için, insanoğlu yetiştirdiği bu ürünler sayesinde haz duyuyor. Fakat günümüzde koşuşturmaca içinde yaşadığımızdan dolayı bu hazzı hissedecek vakit ayıramıyoruz kendimize maalesef. Aslında çağımızın büyük sorunlarından biri de bu bence. Dünya üzerindeki gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelere baktığımızda üretken bir toplum varlığını tüketim toplumuna bıraktığını görüyoruz. Her bireyin asli bir işi var ve hayatını devam ettirecek tüm ihtiyaçlarını paket halinde hazır olarak alıyor. Yani üretim yapmak istemiyor, istese de bu işe vakit ayıramıyor.